Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 25 Haziran 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İyi gelen iyi gelmeyen

Gökkuşağı / Reşat Kutucular

Etrafta epeyce var onlardan. Siz özeniyorsunuz, onlar baştan savmacı. Siz detaylara bakıyorsunuz, iyi olsun, düzgün olsun diye uğraşıyorsunuz onlar paldır küldür yaşamaya devam ediyorlar. Verdiğiniz emeğin, harcadığınız enerjinin farkında bile değiller.
Saygısızlar.
Dünyaya karşı umursamaz bir duruşları var. Katlanılmaz bir bencillikleri. İsyanları yok, heyecansızlar, tepkileri hesaplı. Takdir etmiyorlar, teşekkür etmiyorlar, müteşekkir kalmıyorlar ama talep etmeyi gayet iyi biliyorlar. Bir de dedikodu yapmayı.
* * *

Ne, dediğinizi tam kavrıyorlar, ne de yazdığınızın ruhunu algılıyorlar. Söyleyecekleri fazla bir şey de yok. Kafaları başka şeylerle meşgul, yürekleri başka kaygılara, başka sevinçlere ayrılmış. Öylece oturuyorlar. Bir tek ayaklarına basılınca ayağa fırlıyorlar. Laf olsun diye soru soruyorlar, soruların cevaplarını dinlemeye vakitleri yok. Kibarlar Allah için. Uygar, çağdaş maskeleri var, oyuncakları ona göre, sosyalleşmeleri profesyonelce.
Bir de karşınıza ara sıra çıkan insan gibi insanlar var. Hani görünce "ben bu insanlarla neden daha çok görüşmüyorum" dediğiniz. İçtenliğini size hissettiren, hatta size bulaştıran. İyimserliğinizi kıpırdatan. Sizdeki özeli uyandıran. Gerçekten merak ettiği için "Nasılsın" diyen. Dediğinizi gerçekten dinleyen, dediğini güzel güzel dinleten. Dinlemek, büyük bir erdem çağımızda. Duruşunuza saygılılar. Gözünüzün içine bakarak konuşuyorlar. Saygı uyandıran bir duruşları oluyor. Bir tutarlılıkları. Gönül almayı biliyorlar. Yalakalık yapmadan iyi hissettiriyorlar.
* * *

Size soracakları oluyor, herşeyi bilmiyorlar yani. Bilirmiş gibi de yapmıyorlar. Bir bilge olgunluğunda yaklaşıyorlar hayata. Hırslı değiller, paraya tapmıyorlar ama iddialılar. Kararlı ve inatçı da oluyorlar gerektiğinde. Sayıları çok değil ama kalabalıkta ışıldıyorlar.
Etrafınızda hangi tür insanlar çoğalttığınıza bakmanız gerekiyor arada. Dost bildikleriniz sizdeki iyiyi mi tetikliyor? Kimin yanında nasıl oluyorsunuz? Kimlerle konuştuğunuz, ne konuştuğunuzu belirliyor ne de olsa. Kimlerle çalıştığınız, ne ürettiğinizi. Nasıl beslediğiniz, nasıl beslendiğinizin bir sonucu. İyilikler de bulaşıcı, kötülükler de.
İnsanın insanca limitlerini test eden bir akışın ortasındayız. Etraf çirkine dönebilen güzellik, kötüye çalabilen iyilik tuzaklarıyla dolu. Geç farkına vardıklarınız var, erken tükettikleriniz. Yanınızda duranların iyi geleni var, iyi gelmeyeni. Herkes herkesin yanında aynı değil. Yürümeyeni fazlaca zorlamadan iyi gelene sahip çıkmak ve henüz rastlanmamış iyilere şans tanımak en iyisi.



ege@milliyet.com.tr



EGE
Sahiller gökkuşağı gibi olacak
Emeklilik hakkında her şey
Göletteki balıklar telef oluyor
İyi gelen iyi gelmeyen
Beni ilgilendirmez demeyin





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Arzu Çetik
Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Reşat Kutucular
Deniz Sipahi

© 2005 Milliyet