Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 25 Haziran 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hükümet-YÖK çatışması


Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da hükümetle YÖK arasında çatışma başladı. Pazar günü Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in de katılacağı YÖK Genel Kurulu'nda çatışmanın daha belirgin biçimde su yüzüne çıkması bekleniyor.
YÖK'ün üniversite giriş sınavında yaptığı değişiklik, hükümeti tatmin etmedi. Hükümet, sınavda genel liseler ile meslek liseleri için farklı katsayı uygulanmasından rahatsız. Bu uygulamanın meslek liseliler aleyhine olduğunu ve eşitsizliğe yol açtığını savunuyor. Hükümetin özellikle imam hatip liseleri için bu duyarlılığı gösterdiği biliniyor.
Hükümetin, yasa ile katsayıları düzenlemeye ilişkin girişimi geçen yıl Cumhurbaşkanı'ndan dönmüştü. Bu yıl benzeri bir düzenlemeyi YÖK'ün yapmasını bekliyordu. Ancak, YÖK, katsayıları değiştirmedi. Bir çeşit iki aşamalı sınavı andıran şekilde, 2006'dan itibaren öğrencilerin tüm lise müfredatından sorumlu tutulmalarını kararlaştırdı. Bunun anlamı önümüzdeki sınavdan itibaren artık lise üçüncü sınıf derslerinden soru sorulmasıydı. Yine sınavın iki kısma ayrılarak birincisinde 120 soruluk genel, ikincisinde ise 60 soruluk alan sorularının yer alacağı da açıklandı.

'Yasayı değiştiririm'
YÖK'ün aldığı kararlar içinde katsayıların bulunmaması nedeniyle Başbakan Erdoğan ve Milli Eğitim Bakanı Çelik tepki gösterdiler. YÖK'ün bu farklılığı gidermemesi halinde, YÖK Kanunu'nu değiştirecekleri imasında bulundular. Böylece ya yasayla katsayı düzenleyerek veya YÖK'ün bu yetkisini elinden alarak, imam hatipliler için verdikleri sözü tutacaklarını tekrarladılar. Başbakan, kararlılığını, "katsayı zulmü" diyerek ortaya koydu.
Bu hava pazar gününden itibaren hükümet-YÖK çatışmasının sertleşeceğini gösteriyor.

Sorun başka yerde
Katsayılarla veya sınavın yapısıyla oynamak, üniversite kapısındaki yığılma sorununu çözmüyor. Üniversite kapısında 2 milyona yakın genç birikince, doğal olarak sınav da "Nasıl elerim?" mantığıyla düzenleniyor ki, ÖSS yıllar içinde artık zorluk derecesi itibariyle bunun sınırlarını zorlar hale geldi. Nitekim, ortaya küçümsenmeyecek boyutta bir "dershane sektörü" çıkması da bunu kanıtlıyor.
Hangi önlemi alırsanız alın bu koşullarda yapılacak bir sınavda mutlak adaleti sağlamanız zaten mümkün değildir. Uygulanan bütün sınav ve değerlendirme yöntemlerinde eşitliği zedeleyen, haksız rekabete açık, fırsat eşitliğini sağlayamayan yönler olmuştur. Geçen günlerde uygulanan sınav gibi önümüzdeki yıl uygulanacağı açıklanan sınav tipi de bu tür eksiklikler, haksızlıklar taşıyacaktır.
Bunun nedeni sorun başka yerdeyken, çözümü başka yerde aramaktır. Sorun ortaöğretimdedir. Üniversite kapısında yığılmayı ortaöğrenim sistemi yaratıyor. Buradaki sorunu üniversite sınavıyla oynayarak çözmek mümkün değildir.

Yapı bozuk
Ortaöğretimdeki yapı bozuk. Türkiye'de olması gerekenin tam aksine liselerin yüzde 70'i genel, yüzde 30'u meslek lisesi. Oysa bu oran Avrupa'da tam tersi. Genel liseler de meslek liseleri de üniversite kapısına öğrenci yığıyor. Bu oran tersine döndürülmedikçe ve meslek liseleri asıl işlevlerine yönlendirilmedikçe yığılmayı önlemenin olanağı da yok, dershane sorununu çözmenin de...
Bu koşullarda ister yasayla, ister YÖK kararıyla olsun, sınav sistemi ve katsayılarda yapılacak düzenlemeler sorunu çözmeyecektir. Sorunun özü sınav sistemi veya katsayılar değildir. Üniversite sorununu çözmek isteyen hükümetlerin, sorunun özüyle ilgili çözüm üretmeleri gerekir. Yandaş mantığıyla hareket etmeleri değil...

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Yunanlıdan dost olmaz!
YUNAN ve Türk siyasi kimliklerinin oluşumunda...
Çetin ALTAN
"İnsanları yönetme sektörü"nün yediği haltlar...
Bizim Fenerbahçe Parkı'nın girişinde bir acay...
Melih AŞIK
Plaja saldırı
Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk'e sorm...
Fikret BİLA
Hükümet-YÖK çatışması
Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da hükümetle YÖK...
Hasan CEMAL
Değişime mahkûm olmak!
Avrupa'nın yaşadığı krizi dünkü yazımda özetl...
Güneri CIVAOĞLU
Kurşun sapması
55. ve 56. hükümetlerde M. E. Bakanı ve Başba...
Can DÜNDAR
Deniz manzaralı darbuka talimi
Cannes'da kaldığım otelde yan odadan dinmek b...
Abbas GÜÇLÜ
Katsayı sorunu nasıl çözülür?
Ülkeyi yeni bir krizin eşiğine getiren ÖSS ka...
Semih İDİZ
Amerika'dan "fikri takip" ziyareti
Kuzey Irak'ta yuvalanmış olan PKK meselesi, A...
Mehmet Y. YILMAZ
Başbakan'ın asıl bakması gereken yer
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, meslek liseler...
Hasan PULUR
"Recep Abi"nin kalbini belki de "Kör Öfke" vurdu...
O bizim kuşağın "Recep Abi"siydi; bizden bir ...
Derya SAZAK
Bush'un sıcak yazı
İngiltere'de yayımlanan The Economist dergisi...
Meral TAMER
Yoksul kadın, yoksulluğu nasıl tarif ediyor?
Bizim İstanbul ya da Ankara'da, gazetedeki ya...
Tamer HEPER
Yasalar hazırlıksız yapıldı
"Yeni yasaya göre polis bir evde arama yapama...
Yaman TÖRÜNER
İlaç sektörünün kafası karışık
Kansere bulunan çare ve ilaç sektörü hakkında...
Güngör URAS
İlgi görmesi için kadın 'illa da soyunmalı mı?'
Kadının müzede yer alabilmesi için illa da so...
M. Ali BİRAND
Türk-Yunan komutanları...
Kara Kuvvetleri komutanı Org.Büyükanıt, Atina...

© 2005 Milliyet