Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 25 Haziran 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Amerika'dan "fikri takip" ziyareti


Kuzey Irak'ta yuvalanmış olan PKK meselesi, Ankara ile Washington arasındaki en hassas konulardan biri olma özelliğini koruyor.
Başbakan Erdoğan'ın kısa bir süre önce Başkan Bush ile Oval Ofis'te yaptığı görüşme de bu konuda Ankara'yı tatmin edecek bir sonuç getirmedi. PKK'nın güvenlik güçlerimize karşı son günlerde artan ölümcül saldırıları ise Türkiye'de ABD'ye karşı bu konuda duyulan kızgınlığı artıracak nitelikte.

Sessiz girişim
Sokaktaki adam, haklı olarak, terör konusunda dünyayı ayağa kaldırmış olan Amerika'nın PKK'ya karşı gösterdiği çekingenliğe pek anlam veremiyor.
ABD'nin -hangi isim altında olursa olsun- bu örgütü "terörist" ilan etmiş olması ise bu açıdan bakıldığında sadece kafa karıştırıyor.
Kuzey Irak'taki Amerikan güçlerinin, örgütün bölgedeki silahlı militanlarına karşı harekete geçmemeleri ve TSK'nın harekete geçmesini engellemeleri, kaçınılmaz olarak halkımız tarafından "PKK'ya karşı dolaylı destek" olarak algılanıyor.
Washington da herhalde bunun farkında ki, en azından Ankara'daki yetkili çevrelere bazı "yatıştırıcı güvenceler" vermek amacıyla, "PKK'ya karşı işbirliği" konusunu görüşmek üzere hafta içinde Ankara'ya sessizce bir üst düzeyli bürokratını gönderdi. Amerikan Maliye Bakanlığı'nın Terörizm ve Kurumsal Yolsuzluklara karşı mücadeleden sorumlu Müsteşar Yardımcısı Stuart Levey, bu çerçevede, Adalet Bakanı Cemil Çiçek ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın yanı sıra, konuyla ilgili devlet birimlerinin yetkilileriyle de görüşmelerde bulundu.

Mali kaynaklar
Levey'nin ziyareti, kendisiyle görüştüğümüzde de kabul ettiği gibi, Oval Ofis'te yapılan görüşmede konuşulanlar açısından bir "fikri takip" ziyareti olarak planlanmış.
Başbakan Erdoğan'ın ziyareti sırasında ABD tarafı PKK'nın üzerine askeri bir operasyonla gitmeyeceğini tekrar hissettirmişti. Buna karşın, PKK'nın mali kaynaklarının kurutulması konusunda Ankara ile işbirliği yapacağını açıklamıştı. Levey'nin yaptığı ziyaret işte bu kapsama düşüyor.

Sözümü tuttum
Kısacası, Washington bu ziyaretle, "Verdiğim sözü tutuyorum" türünden bir görüntü yansıtmak istiyor. Nitekim, kendisiyle görüşmemizde Levey, PKK'nın, hangi isim altında olursa olsun, Amerika'da para toplanmasına asla izin vermeyeceklerini, yasalarının bu tür faaliyetlerde bulunanlara karşı çok ciddi hapis cezaları öngördüğünü söyledi. Levey ayrıca, "Kürtlere insani yardım" adı altında Amerika'da toplanan paraları da yakın takipte tutacaklarını belirtti.
PKK'ya Amerika'dan ne kadar mali yardım aktığını bilmediğimiz için verilen bu güvencelerin ne kadar anlamlı olduğunu söylemek güç. Öte yandan Levey'nin, PKK'nın Irak'taki mali kaynaklarına karşı harekete geçme konusunda güvence verememesi, bunun Türkiye ile Irak arasında çözümlenmesi gereken bir mesele olduğunu hissettirmesi ise açıkçası fazla cesaretlendirici değildi.

Birinci sorun
Ankara ile Washington arasında bu konularda işbirliğinin artırılmasının önemini azımsamak istemeyiz. Bu elbette ki çok önemli bir konu. Ancak, Türkiye'nin şu andaki bir numaralı sorunu, Amerika'dan PKK'ya giden veya gitmesi olası olan mali yardımlar değil. Zaten, dediğimiz gibi, bunun ciddi bir sorun olup olmadığını dahi bilemiyoruz.
Türkiye'nin şu andaki bir numaralı sorunu, PKK'nın, Amerikan güçleri ve peşmerge müttefiklerinin kontrolünde olan Kuzey Irak'taki güvenli konumundan da yararlanarak, ölümcül terör kampanyasını tekrar başlatmış olmasıdır. Washington bunu görmezlikten gelmekte ısrar ettikçe, önemli şahsiyetler olsalar bile, Levey gibi Amerikalı yetkililerin bu tür ziyaretlerinin Türkiye'de "göstermelik" olarak algılanması kaçınılmaz olacaktır.

semihi@cnnturk.com.tr








Taha AKYOL
Yunanlıdan dost olmaz!
YUNAN ve Türk siyasi kimliklerinin oluşumunda...
Çetin ALTAN
"İnsanları yönetme sektörü"nün yediği haltlar...
Bizim Fenerbahçe Parkı'nın girişinde bir acay...
Melih AŞIK
Plaja saldırı
Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk'e sorm...
Fikret BİLA
Hükümet-YÖK çatışması
Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da hükümetle YÖK...
Hasan CEMAL
Değişime mahkûm olmak!
Avrupa'nın yaşadığı krizi dünkü yazımda özetl...
Güneri CIVAOĞLU
Kurşun sapması
55. ve 56. hükümetlerde M. E. Bakanı ve Başba...
Can DÜNDAR
Deniz manzaralı darbuka talimi
Cannes'da kaldığım otelde yan odadan dinmek b...
Abbas GÜÇLÜ
Katsayı sorunu nasıl çözülür?
Ülkeyi yeni bir krizin eşiğine getiren ÖSS ka...
Semih İDİZ
Amerika'dan "fikri takip" ziyareti
Kuzey Irak'ta yuvalanmış olan PKK meselesi, A...
Mehmet Y. YILMAZ
Başbakan'ın asıl bakması gereken yer
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, meslek liseler...
Hasan PULUR
"Recep Abi"nin kalbini belki de "Kör Öfke" vurdu...
O bizim kuşağın "Recep Abi"siydi; bizden bir ...
Derya SAZAK
Bush'un sıcak yazı
İngiltere'de yayımlanan The Economist dergisi...
Meral TAMER
Yoksul kadın, yoksulluğu nasıl tarif ediyor?
Bizim İstanbul ya da Ankara'da, gazetedeki ya...
Tamer HEPER
Yasalar hazırlıksız yapıldı
"Yeni yasaya göre polis bir evde arama yapama...
Yaman TÖRÜNER
İlaç sektörünün kafası karışık
Kansere bulunan çare ve ilaç sektörü hakkında...
Güngör URAS
İlgi görmesi için kadın 'illa da soyunmalı mı?'
Kadının müzede yer alabilmesi için illa da so...
M. Ali BİRAND
Türk-Yunan komutanları...
Kara Kuvvetleri komutanı Org.Büyükanıt, Atina...

© 2005 Milliyet