Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 25 Haziran 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Başbakan'ın asıl bakması gereken yer


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, meslek liseleri ile ilgili katsayı uygulamasının devam kararını şöyle değerlendirdi: "Öğrencilerimizin önüne böyle bir katsayı zulmü koymak çok büyük bir adaletsizliktir."
Başbakan'ın sözlerinde açık bir kızgınlık var. Ve bu kızgınlık bir bakıma haklı da görülebilir.
Sonuç olarak bir sınav yapılıyor ve bu sınavda başarılı olabilenler üniversiteye giriyorlar.
Meslek liselerinin öğrencileri (imam hatipliler de dahil olmak üzere) düz liselerdeki öğrencilere göre zaten bu sınavda dezavantajlılar. Çünkü sınav düz liselerin müfredatına uygun olarak yapılıyor. Bir de bunun üzerine bir katsayı farkı yaratmak anlamsız.

Gençler 'açıkta'
Başbakan bu sorunu gerekirse bir yasa çıkararak kendilerinin çözeceğini söylüyor.
Başbakan'a burada katılmıyorum.
Bir "yasa" çıkarmak, belki imam hatip liselerinde okuyanların sorunlarını çözebilir ama bu daha derin bir sorun olan "ortaöğretimin yetersizliği" sorununu çözmeye yetmez.
Bu yıl yapılan üniversite seçme sınavına büyük çoğunluğu düz lise mezunu 1 milyon 851 bin aday katıldı.
Ve bunların 1 milyon 327 bin 980'i açıkta kalacak...

Mezun işsizler
Türkiye'deki üniversite eğitiminin genel durumuna ve ekonominin yeni iş yaratma kapasitesine bakarsanız açıkta kalmayacak "şanslı" öğrencilerin çok büyük bölümünün "üniversite mezunu işsiz" olarak yaşamlarına devam edeceklerini söylemek mümkün.
Ayrıca önemli bölümünün okudukları yükseköğretim programıyla hiç alakası olmayan sektörlerde, ilköğretim ya da ortaöğretim mezunlarının istihdam edilebilecekleri işlerde çalışacaklarını söylemek de yanlış bir tespit sayılmaz.
Bu, yıllardır yaşadığımız çıplak bir gerçek olarak karşımızda duruyor.

Ne yapacaklar?
"Şanssız" olanlar, yani bir yükseköğretim programına yerleştirilme olanağı bulamayanlar ne yapacaklar?
Yanıt şu: Hiçbir şey!
Çünkü bizim ülkemizin ortaöğretim programının bir tek hedefi var: Bu çocukları üniversitenin kapısına kadar getirip orada kendi kaderleriyle baş başa bırakmak...
Bir çocuğu ilköğretimden başlayarak 11 yıl her gün okula gönder, önlüğünü, kitaplarını al, servis-yemek paralarını öde, dünyanın parasını harcayarak kurslara yolla ve sonuç: Hiçbir şey!
11 yıl eğitim görmüş ama hiçbir beceri kazanmamış, hayata hazırlanmamış, ergenlik çağının tam da ortasında sokağa salınmış bir sürü çocuk!

Asıl adaletsizlik..
Başbakan bir "zulüm"den söz etmek istiyorsa, işte zulmün âlâsı burada yapılıyor!
Başbakan "yasa çıkararak" bir "zulme son vermek" istiyorsa, bakması gereken yer ilk önce burası.
Yapılması gereken, bütün eğitim sistemini kapsayacak büyük bir reform olmalı.
Asıl adaletsizlik, çocukları okutup okutup hiçbir beceri kazandırmadan üniversite kapısında kendi başına bırakıvermektir.
Bu yıl üniversiteye giremeyecek 1 milyon 300 bin çocuktan kaçının düz lise mezunu, kaçının imam hatip mezunu, kaçının meslek lisesi mezunu olacağını bilmiyorum.

İmam hatipten önce
Ama mevcut liselerimizin sayısına bakarsak imam hatip mezunları bu büyük kitle içinde küçük bir azınlık olmaktan ileri gidemiyor.
Başbakan, sadece imam hatiplilerin değil, bütün ülkenin başbakanıysa hiddetini sistemin kendisine yöneltmeli ve mesaisini bu büyük adaletsizliği düzeltmeye harcamalı...

mehmet.yilmaz@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Yunanlıdan dost olmaz!
YUNAN ve Türk siyasi kimliklerinin oluşumunda...
Çetin ALTAN
"İnsanları yönetme sektörü"nün yediği haltlar...
Bizim Fenerbahçe Parkı'nın girişinde bir acay...
Melih AŞIK
Plaja saldırı
Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk'e sorm...
Fikret BİLA
Hükümet-YÖK çatışması
Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da hükümetle YÖK...
Hasan CEMAL
Değişime mahkûm olmak!
Avrupa'nın yaşadığı krizi dünkü yazımda özetl...
Güneri CIVAOĞLU
Kurşun sapması
55. ve 56. hükümetlerde M. E. Bakanı ve Başba...
Can DÜNDAR
Deniz manzaralı darbuka talimi
Cannes'da kaldığım otelde yan odadan dinmek b...
Abbas GÜÇLÜ
Katsayı sorunu nasıl çözülür?
Ülkeyi yeni bir krizin eşiğine getiren ÖSS ka...
Semih İDİZ
Amerika'dan "fikri takip" ziyareti
Kuzey Irak'ta yuvalanmış olan PKK meselesi, A...
Mehmet Y. YILMAZ
Başbakan'ın asıl bakması gereken yer
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, meslek liseler...
Hasan PULUR
"Recep Abi"nin kalbini belki de "Kör Öfke" vurdu...
O bizim kuşağın "Recep Abi"siydi; bizden bir ...
Derya SAZAK
Bush'un sıcak yazı
İngiltere'de yayımlanan The Economist dergisi...
Meral TAMER
Yoksul kadın, yoksulluğu nasıl tarif ediyor?
Bizim İstanbul ya da Ankara'da, gazetedeki ya...
Tamer HEPER
Yasalar hazırlıksız yapıldı
"Yeni yasaya göre polis bir evde arama yapama...
Yaman TÖRÜNER
İlaç sektörünün kafası karışık
Kansere bulunan çare ve ilaç sektörü hakkında...
Güngör URAS
İlgi görmesi için kadın 'illa da soyunmalı mı?'
Kadının müzede yer alabilmesi için illa da so...
M. Ali BİRAND
Türk-Yunan komutanları...
Kara Kuvvetleri komutanı Org.Büyükanıt, Atina...

© 2005 Milliyet