Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 26 Haziran 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
11 kişilik orkestrayı 24 saatte yarattı

Kurduğu Armenian Navy Band ile Babylon'da bir konser veren Arto Tunçboyacıyan "Üyelerin çoğu, bu grup olmasa müzikle uğraşmayacak kimseler. Onlara ufacık bir kapı açmaya çalıştım" diyor

ŞÜKRAN PAKKAN


Perküsyon sanatçısı ve besteci Arto Tunçboyacıyan, Türkiye'de başlayıp son 25 yıldır Amerika'da sürdürdüğü müzik macerasında kendisinde bir türlü rayına oturtamadığı, çözüme kavuşturamadığı bir taraf olduğunu fark eder. Ermeni kökenini ortaya çıkarmaya, içindeki etnik tarafa bir parça "ses getirmeye" karar verir. Çeşitli kültürleri bir araya getirecek bir adım atacak, müziği de bu amacına "alet edecektir."

Sekiz yılda 40'tan fazla konser verdiler
1998'de New York'tan kalkar, Erivan'a gider Tunçboyacıyan. "Müzisyen arıyorum" der. 24 saat içinde, sokak çalgıcısından Ermeni Ulusal Orkestrası'nda çalışan profesyonel çalgıcılara kadar 11 kişi hazır, Tunçboyacıyan'ın karşısındadır. "Haydi, albüm yapıyoruz" der, serüven burada başlar. İsim ne olsun diye düşünürken, denize kıyısı olmayan Ermenistan'a denizci orkestrası hediye etmeye karar verir Tunçboyacıyan. İsim de böylece hazırdır: Armenian Navy Band (Ermeni Donanma Orkestrası).
Yedi yıl öncesinin işsiz müzisyenleri, orkestra adıyla bir araya gelince, Türkiye'de dört, yurtdışında ise 40'ı aşkın konser verdi. Son olarak geçen hafta, Babylon'da verdikleri konser sonrası Pera Palas otelinde buluştuğumuz Tunçboyacıyan, Armenian Navy Band serüveninin geldiği noktayı anlattı.

Kemençe de piyano da aynı sahnede
Tunçboyacıyan yıllarını caza vermiş, birçok usta isimle çalışmış, birçok kişi tarafından "dahi" diye nitelendirilen bir müzisyen. Ermeni amatörlerle çalışmasına neden olan fikir, aslında müzikte geldiği noktayı ortaya koyuyor: "İçinden çıkmak istediğim bir şeyler vardı, Amerika'da yıllardır çalıyordum ama halen yapılması gereken bir şeyler vardı gibi geliyordu. Ermenistan'a son bir ümit gittim. Piyanisti buldum ilk, o başkasını buldu, derken 24 saat içinde grup hazırdı. Hepsi Anadolu kökenli. İsim 'deniz orkestrası' olacak dedim. Bir gemi topraklarda yürütülecekti. Ermenistan denize sınırı olmayan bir ülke sonuçta. Gemi burada bir ideali simgeliyor. Ama bu gemi Ermenilerin değil. İdealinde saygı, dürüstlük ve sevgi varsa, karşındakinin yüreği açılınca müzik oluyor, gemi oluyor, deniz oluyor. Bu geminin anahtarı ve kapısı yok. Herkese açık."
Yaptıkları müziğin adı "avangart folk". Tunçboyacıyan'a göre, avangart folk dinleyiciyi yönlendirmiyor, herkes kendi içindeki lezzete göre bir ucuna tutunuyor bu müziğin. Orkestrada zurna, kemençe, piyano, kanun aynı sahnede yer alıyor.
Yedi yılda "Bzdik Zinvor", "New Apricot", "Sound of Our Life-Part I: Natural Seeds" isimli albümlere imza attılar. Önce konserlerde çalıyorlar yeni parçalarını, dinleyici tepkisi olumlu olursa, albüm çıkarıyorlar. Ermenistan'da Tunçboyacıyan tarafından açılan bir caz barda da, sürekli canlı müzik yapıyorlar. Tunçboyacıyan yılın bir ayı bu barda sahne alıyor grubuyla birlikte. Aynı zamanda, yeni albüm çalışmaları da bu gösteriler sırasında "aradan çıkıyor".
Tunçboyacıyan elini uzattığı her zeminden ses çıkarabiliyor. "Tencere bile çalarmışsınız" deyince, "Enstrüman benim. Enstrüman benim için bir araç, önemli olan ne anlatmak istediğim" diye konuşuyor.
Grup, Tunçboyacıyan olmasaydı, bugün müzikle hiçbir ilgisi olmayacak kişilerden oluşuyor daha çok. Tunçboyacıyan "Onlar ümidi olmayan bir yola girmişti. Sonuçta onlara ufacık bir kapı açmaya çalıştım. Bu kadarı bile benim için yüce bir olay" diyor.
Grupla birlikte kendine çok daha fazla güvendiği söyleyen Tunçboyacıyan, şöyle devam ediyor felsefesini açıklamaya: "Grupla birlikte, düşüncelerimin doğru yola gittiğini gördüm. Ben fikrimi ses haline getirdim. İnsanların nasılken, nasıl değiştiğini ve geliştiğini görüyorum. Aklıma gelen her şeyi müzikle söylüyorum, inandığım tek şey şu: Kulaklarımla görüyorum, ağzımla dinliyorum, gözle konuşuyorum. Su kadar basit, su kadar da derindir hayata bakışım."

"Türklere, 'Onlara iyi tarafınızı gösterin' dedim"
Armenian Navy Band, Türkiye'de ilk konserine geldiğinde, Amerika'da soykırım yasa tasarısı sert bir şekilde tartışılıyordu. Bu yüzden başta korkarak ve çekinerek geldikleri İstanbul'da daha pasaport kontrolündeyken gerginlikler yaşadıklarını anlatan grup üyeleri, havalimanından çıkar çıkmaz, melek gibi insanlarla karşılaştığını söylemiş, nitekim Türkiye'den ayrılırken de gözyaşlarını tutamamışlar.
Tunçboyacıyan'a ilk konserde "Nereden buldun bunları, Türkiye'de adam mı kalmadı?" diye soran bile olmuş. "Bu insanlar en azından Türkiye hakkında kötü fikirlerle büyümüşler. Bütün bildikleri kötü. Ben de getirdim onları buraya, siz de kendi iyi tarafınızı gösterin diye. Nitekim başta Ermenistan'dan geldiğinizi söylemeyin diyen bile oldu" diyor. Oysa, orkestra üyeleri Türkiye'yi çok sevmiş hatta ülkelerine geri gitmek bile zor gelmiş.


Üyeler
Arto Tunçboyacıyan (vurmalı çalgılar, vokal)
Anahit Artushyan (kanun)
Armen Ayvazyan (kemençe)
Armen Husnounts (tenor, soprano saksofon)
Ashot Harutiunyan (trombon)
David Nalchajyan (saksofon)
Tigran Suchyan (trombet)
Norair Kartashyan (duduk, zurna)
Vartan Grigoryan (duduk, zurna)
Arman Jalalyan (davul)
Vahagn Hayrapetyan (piyano)
Artyom Manukyan (bas)




"Millet dediğin insanın baharatı"

Tunçboyacıyan hem Amerikan hem Ermeni pasaportu ile dünyayı dolaşıyor. Ancak hâlâ aklında çözemediği bir Türk-Ermeni meselesi var. Şarkılarıyla bu çözümsüzlüğe ışık tutmaya çalışıyor:
"Ermeniler de böyle aslında. Benim mücadelem, insanların sevmeseler de birbirlerini oldukları gibi kabul etmelerini sağlamak. Önemli olan içinde ne hissettiğin. Millet dediğin insanın baharatı."

Anadolu orkestrası kuracak, abisi anısına albüm yapacak

Tunçboyacıyan'ın projeleri arasında, Anadolu'da yetenekli müzisyenleri bulup yeni bir orkestra kurmak da var. Ancak amaç önce konservatuvarların kompozisyon bölümünde okuyan öğrencilere ulaşmak. Yetenekli gençlere beşer dakikalık besteler yaptırıp kaydedecek ve sonuçta bir albüm yapacak.
Bir başka projesi de abisi Onno Tunç'a ithaf edeceği bir albüm hazırlamak.




CUMARTESİ
11 kişilik orkestrayı 24 saatte yarattı
Köyüne gözlemevi yapacak
Yıldızlar altında sinema
Salyangoz kredisiyle tiyatro açtı
Sörf şampiyonasında son iki gün
Önümüzde sıcak günler var
Avrupa Birliği
Martılar 50'nci yılı bir kitapla kutluyor
Yazın yenilikleri
Tasarımcılar teknolojiyle evlendi





DONATELLA PİATTİ
Sarıkız'ın Anıları
Tuba Akyol
İlhan Uçkan

© 2005 Milliyet