Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 26 Haziran 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
360 dereceden İstanbul

İstanbul'a tepeden bakan 360 adlı restoranda içki fiyatları benzer yerlerden daha makul çizgide, yemekleri pek lezzetli ve hesap kendi kulvarındaki restoranlara göre de yüksek gelmiyor




İstanbul'da Beyoğlu'nda Galatasaray Lisesi'nden Tünel'e doğru giderken köşede Yapı Kredi kitaplığı, sergi salonu vardır. Onları geçince sol yanda Saint Antuan Kilisesi'nden önceki görkemli binanın kapısında Mısır Apartmanı diye yazar. Bu apartman Mısırlı Abbas Halim Paşa için 1910 yılında inşa edilmiş. Abbas Halim Paşa bu binayı konut olarak kullanmış, öldükten sonra bina apartman haline getirilerek kiralanmış.
Ünlü Lazzaro Franco isimli mefruşat mağazası bu binanın altındaydı. Bina geçen yıl yenilendi. Yenilenirken de binanın çatı katı lokanta olarak düzenlendi. Çatı katının özelliği, çatıya çıkanın İstanbul'u 360 dereceden seyredebilmesi... "Kuşbakışı" derler ya, işte o biçim. Çatıya çıkanlar İstanbul'u "ayaklarının altına alıyor", tepeden İstanbul'u seyrediyor.
Çatıdaki 360 ismi verilen lokantayı dört ortak oluşturmuş, işletiyor. Murat Koray (binayı satın alıp onaran kişi), Emir Uran (binanın yenilenmesini gerçekleştiren mimar), Mike Norman (ünlü mutfak şefi) ve de Sashah Khan (yaratıcı ortak).
Lokantanın mutfağının sorumluluğunu şef Mike Norman üstlenmiş, ona Fatih Yetkin yardım ediyor. Salon sorumlusu İrfan Tunka. Onun yardımcıları ise Kemal Gündüz ile Tamer Koçali.
Geçen hafta 360'a gittik. Arkadaşlar "Erken gidelim, güneşin batışını seyredelim" dedi. İyi ki erken gitmişiz. Havalar ısındığı için lokantanın kapalı bölümünün camlarını kaldırmışlar. Kapalı bölüm teras ile bütünleşmiş. Terasa bir bar tezgahı ve küçük masalar konulmuş.
Önce güneş Topkapı Sarayı'nın ardından kıpkızıl battı. O sırada Üsküdar'daki evlerin camları kıpkızıl oldu. Derken hava karardı. Camiler ışıl ışıl aydınlatıldı. Bir süre sonra da Üsküdar'ın arkalarından ay yükselmeye başladı.

En çok beğenilen tatlı "Çikolatalı Ölüm"
Yemek saatinde 360'ın tüm masaları doldu. Biz de bir masaya oturduk. Masamızdan Boğaz'ın görünümü nefisti. Masamızla ilgilenen servis elemanı Kadir Soysal'dan şarap listesini istedik. Yabancı, kaliteli şaraplarının da bulunduğunu, bu şaraplar için ayrı bir liste yaptıklarını söyledi. Yerli şarap listesinde bulunan "360 Özel Kav" markasını taşıyan kırmızı şarap dikkatimizi çekti. Lokanta için Doluca tarafından şişelenen bu şarabın şişesi 39 YTL'ydi. Onu denedik. Birçok yerli ve yabancı pahalı şaraptan daha güzeldi.
Yerli Sarafin Merlot'un şişesi 85 YTL, yabancı Vin de Pays Cabernet Sauvignon 75 YTL, Sangiovese Montepulciano 80 YTL'ydi. Yabancı şarapların bulunduğu listede Chateauneuf Du Pape, Cote Du Rhone 2000'nin 350 YTL, Barberesco DOCG 2000'nin 370 YTL, Barol 1998'in 370 YTL olduğu görülüyordu.
Yemek listesi de çok zengindi. Biz farklı yemekler tatma arayışında bilinenler dışındaki yemekleri seçtik. Lübnan kibbesi, tabule, veggi muska, kavanozda karides, somon ısmarladık. Küçük tabaklarda masaya getirilen bu yemeklerin tabak fiyatı 7 ile 11 YTL arasında değişiyordu.
360'ın en beğenilen yemekleri mandalina soslu ördek (24 YTL) ve pesto soslu bonfileymiş (22 YTL). Bunlardan da birer tabak ısmarlayarak bölüştük. Hepsi lezzetliydi.
En beğenilen tatlının ne olduğunu sorduk. "Çikolatalı Ölüm" dediler. İsmi "korkutucu" geldi. Tatlıdan vazgeçtik ama "ismi kötü kendi çok güzel" diyerek tattırmak için bir tabak getirdiler. Gerçekten güzelmiş. Biz yemek yerken çok kişi de sadece alkollü veya alkolsüz içki içerek manzarayı seyretmek için geldi.
Yemek yemeyenler Amerikan barı tezgahlarının önündeki yüksek iskemlelere tüneyerek birbiriyle sohbet ediyordu.
360'ın içki fiyatları benzer yerlerden daha makul çizgide, yemekleri pek lezzetli ve de yemek sonu kişi başı yapılan ödeme gene benzer yerlere göre hiç de yüksek değil. Dikkat buyurunuz fiyat konusunda bilgi verirken "göreceli" (mukayeseli / karşılaştırmalı) değerlendirme yapıyorum. Genelde İstanbul'da bu tür lokantalarda ödenen faturayı asgari ücret ile karşılaştırmaya kalkarsanız "makul" demeye tabii ki imkân yok.





PAZAR
Maçlar bitti, menajerlerin ligi başladı
"Sürekli 'Özal dedemdi' diyerek dolaşmıyorum"
Türkiye'de rakipleri yok
Gazi Koşusu için 20 şapka hazırladı
'Bastonum, saçım ve kıyafetim benim imajımdır'
"Bu gibi olaylar sık oluyor ama basına yansımıyor"
Kuzey Ege'nin en bakir koyu: Enez
Hücrelerinizin erken ölümünü engelleyin
Bab-ı Green'den haberler
Buzsafran bu yaz adada
5 yılda 1 milyon paket servis yaptı
Gelibolu'ya sandalla varacaklar
Başkentteki şenlikte son gün
Gökyüzü renklenecek
Mimarlığın habitatı İstanbul
360 dereceden İstanbul
Divan-ı Hümayun
Kim Paris Hilton olmak ister?
Yine bizim hikâyemiz anlatılıyor





Ahmet Turhan Altıner
Ali Rıza Kardüz
İlber Ortaylı
Tuba Akyol
Ülkü Tamer

© 2005 Milliyet