Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 26 Haziran 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
'Yegâne din' krizi

Diyanet'in hutbesindeki "Allah katında yegâne dinin İslam olduğu" ifadesi ve misyonerlik tartışmasının, Türkiye ile ABD ve AB arasında yarattığı sorun büyüyor

ANKARA Milliyet


Türkiye ile ABD ve AB arasında "hutbe" krizi ve "misyonerlik" tartışması büyüyor.
Son olarak, görev süresi biten ABD'nin Ankara Büyükelçisi Eric Edelman, Diyanet İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Aydın'a gönderdiği mektupta, Türkiye'de "din özgürlüğü" konusunda sıkıntı yaşandığını, söz konusu hutbedeki ifadelerin Hıristiyanlara tehdit olarak algılandığını belirtti.

Hutbede ne vardı?
Hutbe tartışması, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 11 Mart'ta okuttuğu "Allah katında din İslamdır" başlıklı hutbe ile başladı.
Hutbede Haçlı seferlerine atıfta bulunularak, "Allah katında yegâne din olan İslamı ve Müslümanları tarihten silmek için sözde kutsal ordular oluşturdular, ancak nihai amaçlarına ulaşamadılar.(...)Tarihte olduğu gibi günümüzde de aynı güçler, İslamı çıkarları ve egemenlikleri karşısında en büyük engel gördükleri için insanlarımızı bu dinden koparmak amacıyla planlı ve organize bir şekilde çalışmaktadırlar" ifadelerine yer verildi.
Misyonerlik faaliyetlerinin de eleştirildiği hutbede, "Özellikle etnik ayrımcılıktan, mezhep farklılıklarından, yaşanan ekonomik ve siyasi sıkıntılardan ve hatta deprem, sel gibi afetlerden yararlanarak, çocuklarımızın ve gençlerimizin imanını çalmaya çalışmaktadırlar" denildi.

Ayetlerle anlatıldı
Hutbede, İslam'a karşı yürütülen bütün girişimlerin başarısızlıkla sonuçlanacağı ifade edilirken, bu görüş Kuran'daki Al-i İmran ve Maide surelerinden ayetlerle desteklendi. Hutbede Al-i İmran suresinin 3/19'ncu ayetindeki "Allah katında tek din İslamdır" ve Maide suresinin 5/3'ncü ayetindeki, "Size, din olarak yalnızca İslam'ı seçtim" ifadelerine yer verildi.

'Onlar da İsa'ya teslim'
Bu hutbenin okutulmasının ardından AB ülkelerinin temsilcileri hutbeyi, "dini ayrımcılık" olarak nitelendirdi. Devlet Bakanı Aydın ise, "Keyifleri bilir... Her gün kilisede 'İsa'ya teslim olmadan kurtuluş yok' diye dua ediliyor" yanıtı verdi.
Aydın'ın, misyonerlik hareketlerine ilişkin bir soru önergesini yanıtlarken, "Misyonerliğin masum bir din tebliği olmadığı, siyasi amaçları olduğu" yönünde açıklaması, dikkatleri aynı noktaya topladı.

ABD rahatsız oldu
Aydın'dan üst üste gelen bu açıklamalar ABD'yi de rahatsız etti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD ziyaretinde konu gündeme geldi.
Hutbe krizi, Edelman'ın Aydın'a "misyonerlik" ve "din özgürlüğüne" ilişkin bir mektup göndermesi ile doruğa çıktı. Aydın, Edelman'ın mektubunu, "Böyle bir üslup var mı?" diye eleştirdiği haberi konusunda yakın çevresine, "Öyle söylemedim. 'Bu tür mektuplar Dışişleri Bakanlığı aracılığı ile gönderilir, üslup bu olmalı' dedim" dediği öğrenildi.

'Misyonerlikte çizgi farklı'

CNN Türk'te önceki gün "Eğrisi Doğrusu" programına katılan Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, din özgürlüğüne ve insanın dinini anlatmasına sonuna kadar destek verdiklerini söyledi. Bardakoğlu, "Ama misyonerlik konusu biraz farklı bir çizgide yürüyor.
Uluslararası stratejilerin, uluslararası hesapların aracı haline gelmiş durumda. Bir dinin uluslararası politikaların aracı haline gelmesi, o dinin kendisine ihanettir. Dinlerin uluslararası stratejilerin aracı haline gelmesini doğru bulmuyorum" dedi.
"Bir ateist kendi inancını yaşayabilmeli" diyen Bardakoğlu, iftira atmamak şartıyla bir Hıristiyanın dinini yayınlarla ve sözlerle istediği gibi anlatabileceğini bildirdi.

Edelman'ın mektubu

Edelman'ın haziran başında Aydın'a gönderdiği ve "misyonerlik faaliyetlerinin engellenmesi" ile "din özgürlüğünü" konu eden mektup, krizi doruğa çıkardı.
Sabah gazetesinde dün haber verilen mektupta, Türkiye'deki Hıristiyanlara saldırıların dökümüne yer veren Edelman, Diyarbakır'da misyonerlik faaliyeti yürüten bir Hıristiyanın linç edilmek istendiğine ve Ankara Proteston Kilisesi'ne saldırılara değindi. Edelman, hutbedeki ifadelerin, Hıristiyanların tehdit olarak algılanmasına neden olduğunu savundu.

AB elçileri şikâyet etti

Erdoğan'ın 14 Haziran'da AB büyükelçileriyle yediği yemekte de Belçika Büyükelçisi Jan Mattysen, hükümetin Türkiye'de azınlıkların din özgürlüğü konusunda sıkıntı olmadığını sık sık tekrarladığını hatırlatarak, "Eğer bu doğruysa niçin Devlet Bakanı Mehmet Aydın, TBMM'de misyonerlik konusunu tartışıyor ve 368 kişinin Hıristiyanlığa geçmesini gündemi getiriyor" sorusunu yöneltti.
Bu sözler üzerine Erdoğan, din özgürlüğü konusundaki asıl sıkıntıyı çoğunluğu oluşturan Müslümanların çektiğini anlattı.




SİYASET
'Yegâne din' krizi
'Sözünü tutmayan siyasi gider!'
SHP, İnönü'yle coştu
Meclis'ten uzak tutan tayyörmüş
Milletle örtüşün, ters düşmeyin!
Erbakan: D-8 etkin olamadı
ANAVATAN'dan türban teklifi
Salondan boksör çıkardı






Fikret BİLA
Yeni Irak'ta Türkmenlerin yeri
Yeni Irak'ın yeni anayasası için çalışmalar s...
Hasan CEMAL
Kos'ta düğün!
O bana bakıyor, ben ona. Söyle bakalım, ne ya...
Güneri CIVAOĞLU
Beyaz gece
İncil'de cennet simgesi "beyaz zambak"tır.
Derya SAZAK
Irak Mahkemesi
Darphane-i Amire binasında, 'vicdan jürisi' a...


 AB Ulusal Programı (Giriş ve Siyasi Kriterleri)


 AB - Katılım Ortaklığı Belgesi
 Kopenhag Kriterleri

© 2005 Milliyet