Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 26 Haziran 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Davarı saldım çayıra, artık Mevlam kayıra...


Bir kır balosunda, henüz bıyıkları yeni terlemeye başlamış bir delikanlı; süslü püslü görünmeye özenli yaşı geçkince bir hanımı dansa kaldırmak istemiş. Kadının karşısında hafif eğilmiş ve:
- Sizinle dans edelim mi, demiş...
Kadın, şöyle tepeden aşağı süzmüş genci ve:
- Ben, demiş; bir bebekle dans edemem...
Bıyıkları yeni terlemeye başlamış olan delikanlı, hemen özür dilemiş:
- Afedersiniz, gebe olduğunuzu bilmiyordum.
* * *
21. yüzyıl da, dansa kaldırmak istiyor T.C.'yi ama; bu kadar genç bir yüzyılla dansa kalkmaya tenezzül etmiyormuş gibi bir halimiz var.
Yoksa 20. yüzyıl üstümüzden geçerken; trampetli borazanlı, nutuklu, kırmızı halılı "insanları yönetme sektörü" gerçekten gebe mi kaldı; kim bilir?
* * *
"Gelişmekte olan ülke" halklarına, kendi geçmişlerindeki çöp çorbalarını karıştıra karıştıra kompleks vermemek gerek.
O nedenle de "resmi tarihçiler"e büyük bir gereksinme var o ülkelerde...
Ziya Paşa, 130 yıl kadar önce, "onlar-biz" ayrımını, rezalet bir fotoğraf halinde değerlendirmeye kalktığında; farkında değildi, ortak gururumuzun üstünden nasıl bir silindir geçirdiğinin:
Diyar-ı küfrü gezdim saraylar kaşaneler gördüm
Dolaştım mülk-ü İslamı sadece viraneler gördüm
* * *
Neyse ki ırkçılığın tesellisi yetişti imdada:
Binlerce can dirilse de nakletse geçmişi,
Dağlar lisana gelse de anlatsa hepsini...
Garbın cebin-i zalimi affetmedim seni,
Türküm ve düşmanım sana kalsam da tek kişi.
* * *
Gerçi Emin Bülent'in manzumesi, Avrupa Birliği'ne üyelik yolunda işe yarar bir kükreme değil ama; Abdullah Gül'ün "her derde deva" formülleri, rahat bir vuruşla taca çıkarabilir topu:
- Onlar geçmişte kaldı.
Yahut:
- Geçmişi bırakalım, yeni bir sayfa açıyoruz...
* * *
Resmi tarihçiler de, "hem nalına, hem mıhına" bir kıvraklıkla payandalarlar durumu:
- Geçmişten aldığımız hız, kendiliğinden açıyor çağın kapılarını...
* * *
Bu tür atletik figürlerin getirisi, o kadar kremalı ki tatava piyasasında; hemen bir katkı yapmak geliyor insanın içinden:
AB'nin yollarında Z'yi biz yazacağız;
Batı'yla vatandaşlık, tek hedefimiz olsun.
Ters düşme öcüsüne mezarlar kazacağız;
Soygun, rüşvet, kurnazlık, yeter ki temiz olsun.
* * *
15 milyon nüfuslu İstanbul ile yine bir Boğaz kenti olan 70 bin nüfuslu Çanakkale arasında bir denge kurulması için, yana yakıla uğraşan; İzmir'in gelişip güzelleşmesi için; elinden geleni ardına komayan ışık menzilli dost Cengiz Sani, geçenlerde "oligarşik yapıyı" yerden yere vuran bir yazı yazmış yerel basında; "Padişahlık devam ediyor" diye...
Küçük bir alıntı yapalım Cengiz Sani'den:
"Biz hep önümüzü ilikleriz önlerinde.
Saray erbabı değiller mi?
Saygısızlık kabul ederler, işleriniz aniden bitmeyiverir.
Bir imza için bir hafta gider gelirsiniz.
Vatanı en çok onlar sever, ama sadece bizim çocuklarımız ölür vatanı korumak için..."
* * *
Cengiz Sani'nin büyüteç altına aldığı durumun ise vitrin imajı çok başka:
"Egemenlik kayıtsız şartsız ulusundur"
"Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için"
"Vatanı ve milletiyle devletin bölünmez bütünlüğü"
* * *
Buzlanmış beyinleri ılıtmak isterken, ne kadar da sanat ve kalem adamı eriyip gitti "Biz bize benzeriz" dikenlerinin içinde...
Enseyi karartmayın. Türküye devam:
- Yürü yavrum yürüüü; yürüteyim seni...
* * *
Çimdikli sözlerden küçük bir demet:
Gerçek bir bencil, başkalarının bile isteyebilir mutluluğunu; şayet kendi sayesinde olacaksa...
* * *
Soğuk kadınlar, sudan başka hiçbir şey içmeyenlere benzerler; bazen bir kadeh şarap içmeyi, karşılıklı tokuşturarak nezaketen kabul etseler bile...
* * *
Ahlak, herkesin kendisi için gereksiz görüp, başkalarının köküne kadar uygulamasını çok yerinde bulduğu bir yaşam kuralları toplamıdır.
* * *
Hayatını kazanmak için çalışmak yeterlidir. Şayet zengin olmak isteniyorsa, başka bir şey bulmak gerek...
* * *
Ulus dediğin, halıya benzer; silkeledikçe boyuna kötü tozlar çıkar içinden...
* * *
Cahit Külebi'den bir şiirle bitirelim yazıyı:
Çiçekle konuşma
Artık ne pencerem var seni koyacak
Ne masam.
Sevgilim de yok bu şehirde
Çiçek seni alıp ne yapsam!

c.altan@prizma.net.tr








Çetin ALTAN
Davarı saldım çayıra, artık Mevlam kayıra...
Bir kır balosunda, henüz bıyıkları yeni terle...
Melih AŞIK
Neden uykuda
Turizm Bakanı Atilla Koç, katıldığı her topla...
Fikret BİLA
Yeni Irak'ta Türkmenlerin yeri
Yeni Irak'ın yeni anayasası için çalışmalar s...
Hasan CEMAL
Kos'ta düğün!
O bana bakıyor, ben ona. Söyle bakalım, ne ya...
Güneri CIVAOĞLU
Beyaz gece
İncil'de cennet simgesi "beyaz zambak"tır.
Can DÜNDAR
Göbek havası ve reklam dünyası
Türkiye'nin Batı ile ilişkilerinde ilk günden...
Abbas GÜÇLÜ
Jet ski terörüne kim dur diyecek?
Birkaç günlüğüne de olsa tatile kaçma olanağı...
Semih İDİZ
İran'daki gelişmeler zorlu bir dönemin habercisi
Aşırı muhafazakâr Mahmud Ahmedinecad'ın İran'...
Mehmet Y. YILMAZ
Ferrari'sini satan bilge!
Geçenlerde gazetede ziyaretime gelen bir arka...
Hasan PULUR
Sonları iyi olur iyi!..
SORANLAR var:
Derya SAZAK
Irak Mahkemesi
Darphane-i Amire binasında, 'vicdan jürisi' a...
Meral TAMER
Alman Liseliler, 5 tarihi ağacın kesilmesine izin vermeyecek
Alman Lisesi'nde bizlere kültür varlıklarımız...
Tamer HEPER
Kefilin kefaleti son bulur
Okuyucularımdan biri, kiracısı ve kefili aley...
Güngör URAS
Ali'nin hayali Türkiye'de okumak
Ali'ye Beyrut'ta "Muhammed El-Emin Camii'nin ...

© 2005 Milliyet