Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 28 Haziran 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
'Erdemir Türk'tür, Türk kalacak'

'Erdemir Türk şirketidir ve biz alırsak da böyle kalacak' sözü, özelleştirilmesi gündemde olan bu şirketin yüzde 46'sını almaya talip olan Mittal Steel'in patronu Lakshmi Mittal'e ait. Yüzde 46'sı yabancıya satılan bir Türk şirketi, elbette Türk kalamaz ama onun da asıl söylemek istediği zaten bu değil. New York'ta yaptığımız görüşmede, şirketin satışının gündeme gelmesinden sonra ortaya çıkan tepkilere yönelik mesaj vermeye çalışırken söylüyor bunu. Adı, Hint dilinde 'zenginlik Tanrısı' anlamına gelen, 'big Mittal' (büyük Mittal) lakaplı Lakshmi Mittal'ın tarzı bu. Özellikle Doğu Avrupa'da devlete ait çelik şirketlerini bir bir toplayarak bir çelik imparatorluğu yaratan Mittal'ın cebinde satın almalar için ayırdığı tam 6 milyar dolar var

ŞULE YÜCEBIYIK
syuce@milliyet.com.tr

"Çelik sektörü, bugün geldiği noktada onun vizyonuna çok şey borçlu olduğunu inkâr edemez. O, sıfırdan yarattığı başarı hikayesiyle, bizlere imkânsız diye birşeyin gerçek olmadığını gösterdi. Sektörümüzün sıkıntılı günlerinde yaptığı yatırımlarla hepimize ışık tuttu, geleceğe olan güvenimizi pekiştirdi..."
Güneşli bir New York öğleden sonrasında, Shereton Hotel'in toplantı salonunu doldurmuş olan bin 200 kişi nefeslerini tutmuş, bu övgüleri hakeden kişiyi görmek için bekliyordu.
"Ladies and gentlemen... The Big Mittal! (Baylar, bayanlar... Huzurlarınızda Büyük Mittal!")
Dünya Çelik Kongresi'nin 20'inci yıllık toplantısı için buluşan ve her biri yüz milyonlarca dolarlık çelik şirketlerinin patronları, ağır adımlarla sahneye ilerleyen, 'Big Mittal'i çılgınca alkışlıyorlardı.
55 yaşındaki Hint asıllı İngiliz işadamı Lakshmi Mittal, rakiplerinin gözünde 'güçlü bir rakip' olmanın ötesine geçmiş, farklı bir boyut kazanmıştı. 20 ülkede yayınlanan Global Steel dergisinin editörünün ifadesiyle, Mittal, 'dünya çelik cemaatinin gurusu'ydu.

Erdemir'i konuştuk
Amsterdam ve New York borsalarında işlem gören hisselerinin piyasa değeri 16.3 milyar dolar olan Mittal Steel'in patronu, Forbes Dergisi'nin araştırmasına göre dünyanın üçüncü en zengin adamı Lakshmi Mittal ile New York'ta yaptığımız görüşmenin ana konusu Erdemir'di...
Bunun nedeni, Mittal Steel'in, yüzde 46.12'sinin blok satış yöntemiyle özelleştirileceği açıklanan Ereğli Demir Çelik Fabrikaları'na (Erdemir) talip olduğunu açıklamasıydı.
Dünyanın en büyük çelik üreticisi olan Lakshmi Mittal, Erdemir'i satın aldığı taktirde gerçekleştirmeyi tasarladığı projeleri ve hedefleri konusundaki sorularımızı açıklıkla yanıtladı.

'Avrupa, hedefimiz için önemli'
Mittal, Erdemir'e, 2001 yılında Romanya'daki Galati Çelik Tesisleri'ni satın aldıktan sonra ilgi duymaya başladığını söylüyor. 3.6 milyon ton kapasitesiyle Türkiye'nin en büyük çelik üreticisi olan Erdemir'e talip olmasının nedenini şöyle anlatıyor:
"Mittal Steel, bugün itibariyle dünyanın en büyük çelik üreticisi. Ancak Avrupa pazarında ikinci sıradayız. Hedefimiz Avrupa'da da bir numara olmak. Bunun için kendimize birkaç yıllık bir süre koyduk. Erdemir, Avrupa'daki hedeflerimize ulaşma yolunda bize önemli bir fayda sağlayacak."
Gerçekten de, son dört yıldır Bulgaristan, Romanya ve Çek Cumhuriyeti'nde yaptığı satın almalarla üretim kapasitesini yüzde 27 artıran Mittal'in Avrupa'da 'çelik bir zincir' ördüğü belirtiliyor.

'Global kültür vereceğim'
Lakshmi Mittal'in, dünyanın dört bir yanında çoğu devlete ait ve zarar eden çelik işletmelerini satın alarak büyüdüğü biliniyor. Kendisine Erdemir'in 2004 yılında 3 milyar dolar cirosu, 631 milyon dolar net kârı ile şimdiye kadar satın aldığı şirketlerden "farklı" olduğunu hatırlatıyoruz...
"Bu kesinlikle doğru" diyor, "Erdemir iyi bir şirket, başarılı bir işletme. Bununla birlikte meseleye global perspektiften bakıldığında, Erdemir'in devlet tarafından yönetilen küçük bir şirket olduğunu da görmek gerekir. Hisselerinin büyük bölümü devletin elinde. Ve biz inanırız ki, devletin yönettiği şirketler sürdürülebilir bir büyüme grafiği kaydetmezler. Başarıları ve büyümeleri bir seviyede mutlaka sekteye uğrar."
Lakshmi Mittal'in Erdemir'e vaadi ise tek kelimeyle 'globalleşme.'
"Mittal global bir şirket. Erdemir'e üretim ve ürün bilgisinden teknolojiye, yönetimden pazar bilgisine kadar birçok konuda global bir kültür getireceğiz. Erdemir kârlı, yüksek kalitede ürün üretiyor ama sadece iç pazara hitap eden bir şirket. Sadece iç pazarın talebini karşılayarak global bir ağa dahil olması ise mümkün değil."

'Değeri kadar öderiz'
Lakshmi Mittal, Erdemir'i hangi koşullarda satın alabileceği konusunda yorum yapmaktan kaçınıyor. "Azınlık hisselerini alır mısınız?, ikinci ortak zorunlu kılınırsa ihaleye girer misiniz?" gibi soruları "Şartnameyi henüz görmedim. Bekleyip, zamanı gelince koşulları değerlendiririz" şeklinde yanıtlıyor.
Fiyat konusunda da net bir ifadeden kaçınmakla birlikte, Erdemir'e 'Ne düşük ne de yüksek. Değeri kadar veririz' imasında bulunuyor.
"Mittal Steel, yatırım gücü olan bir firma. Önümüzde iki yıl içinde yatırım için ayırdığımız 6 milyar dolar tutarında bir bütçemiz var. Yeni bir işe, bir pazara girerken ortaklarımızı, hissedarlarımızı düşünmek zorundayız" diyen Mittal, şöyle devam ediyor: "Şu anda 'bekle gör' politikası izliyoruz. Erdemir için kafamızda belirlediğimiz ve doğru olduğuna inandığımız bir fiyat var. Bunun üzerinde bir fiyat oluşursa, ne yapacağımızı değerlendiririz."

Yönetim değişmez, işçileri tartışırız
Lakshmi Mittal, çelik sektöründe izlediği konsolidasyon, yani şirket birleştirme politikasıyla dünya çapında işçi sendikalarının tepkisini çekiyor. Çünkü, şirketler konsolide edildiğinde ilk iş olarak firmaların çalışan sayısı azaltılıyor. Şubat ayında, Mittal yatırımcılarla yaptığı bir toplantıda, Mittal Steel'in 2010 yılında dünyadaki 160 bin olan çalışan sayısının 120 bine düşürüleceğini açıkladı. Nitekim, Mittal Steel'in satın aldığı Romanya Galati fabrikasında 28 bin olan işçi sayısı 18 bine düşürüldü. 2008'e kadar 5 bin kişinin daha işten çıkarılacağı açıklandı.
Peki, Erdemir'deki yönetim ve işgücü politikası ne olacak? 7 bin 500 çalışanı bulunan şirkette, yöneticiler ve işçiler işini kaybedecek mi?
Mittal, Erdemir'in iyi yönetilen bir şirket olduğunu, yöneticilerin 'işlerini iyi' yaptıklarını ve değişmeleri gerekmediğini söylüyor hatta değişmeyeceğini garanti ediyor.
İşgücü politikası konusunda ise şöyle söylüyor: "Bugüne kadar satın aldığımız şirketlerde, işten çıkarma konusunda hep sendikalarla işbirliği içinde çalıştık. Erdemir'in iç yapısını bilmiyoruz. Ama şirket politikamız, verimliliğin gerektirdiği ölçüde işten çıkarma yapmaktır."

'Önce iç pazar gelir'
Mittal, 'Erdemir'i satın alan şirket, tekel olabilir. Beyaz eşya, otomotiv ve inşaat firmaları bundan zarar görür' şeklindeki kaygıları gidermek için de, "Erdemir'i satın alırsak iç piyasaya öncelik vereceğiz. Türkiye'nin iç pazarı hızla büyüyor. İçerideki talebin öncelikle karşılanması gerekiyor. Bu nedenle ihracat öncelikli hedefimiz değil. Erdemir, yüksek kalitede çelik üretiyor. Başka ülkelerden ithalat yapması doğru değil" diyor.

'Milliyetçi tepkiler normal'
Lakshmi Mittal'e, Erdemir özelleştirilmesinin Türkiye'de tartışılan bir konu olduğunu, toplumun önemli bir kesiminin 'stratejik bir sektör' olması nedeniyle Erdemir'in yabancı bir şirkete satılmasına karşı çıktığını hatırlatıyoruz.
Mittal, tepkilere alışkın, "Bunlar son derece normal. Çelik endüstrisi bir ülke için çok önemli. Gurur kaynağı. Bu sadece Türkiye için değil tüm ülkeler için geçerli" diyor.
Ve şöyle devam ediyor:
"Muhaliflerin özelleştirmenin Erdemir'e getireceği faydalar konusunda daha iyi bilgilendirilmeye ihtiyacı var. Çoğu, sadece özelleştirme karşıtı olduğu için bu özelleştirmeye karşı çıkıyor. Erdemir konusunda endişe edenlere ise daha önce satın aldığımız devlete ait çelik işletmelerinde kârlılık, verimlilik konusundaki pozitif değişimi incelemelerini tavsiye ederim."

'Erdemir Türk kalacak'
Çelik sanayiinin eskisi gibi olmadığını anlatan Mittal, sektörün hızlı bir değişim içinde olduğunu, 2001 yılında 50 şirket iflas ettiğini, son derece bölük pörçük olan sektörün yakın gelecekte konsolide olacağını ve piyasada birkaç üretici kalacağını belirtiyor. "İşte o zaman küçük ve içe kapalı şirketlerin şansı azalacak. Çünkü teknoloji, pazar dengeleri ve iş yapma kültürü yani herşey değişmiş olacak" diyor.
Türkiye'nin Erdemir satışından 'mağlup' değil 'galip' çıkacağını savunan Mittal, "Erdemir, Türk şirketidir ve Türk şirketi kalacaktır. Biz alırsak da bu gerçek değişmeyecek. Muhaliflerin anlaması gereken şey, özelleştirmenin bu şirketin global bir oyuncu haline getireceği ve daha da güçlendireceğidir" diye konuşuyor.
Özelleştirmenin negatif olarak algılanmaması gerektiğini düşünen Mittal, "Türkiye, yabancı sermaye çekmek istiyor. Ve konusunda bir numara olan Mittal Steel, Erdemir'le ilgileniyor, Türkiye'ye yatırım yapmak istiyor. Bu, pozitif bir tablo" diyor.
Türkiye'nin potansiyeline inandıklarını ve "Aksi halde Erdemir'e talip olmazdık" diyen Mittal'e, bu ihaleye Avrupa'nın en büyük çelik üreticisi Arcelor'un da gireceğini hatırlatıyoruz: "Arcelor ile farklı kültür ve yönetim biçimlerine sahibiz ama global satın almalar konusunda bizim deneyimimiz ondan daha fazla" diyor.



Kardeşlerinden ayrıldı, şirket toplayarak 'en büyük' oldu

Lakshmi Mittal, geçtiğimiz yılın sonunda, merkezi Hollanda'da bulunan kendisine ait çelik şirketi Ispat International'i, yine kendi yatırım şirketi LNM Holdings ve 4 milyar dolara satın aldığı ABD'li çelik devi International Steel Group'u birleştirdi. Çelik sektöründe dengeleri değiştiren, 18 milyar dolarlık bu birleşme, 'Mittal Steel' adında bir dev yarattı.
Yeni şirket şu anda yıllık 57 milyon tonla dünyanın en büyük çelik üreticisi. İkinci sırada ise 42.8 milyon tonla Fransız Arcelor geliyor. Lakshmi Mittal ve ailesi, Mittal Steel'in yüzde 88'ine sahip. Bu hisselerin uluslararası borsalardaki piyasa değeri 16.3 milyar dolar.
Şirketin toplam satışları 2004 yılında yaklaşık 22.5 milyar dolar olarak gerçekleşti. Net kârı ise yine 2004 yılı sonu itibariyle 4.5 milyar dolar oldu.

Satın alarak büyüdü
Lakshmi Mittal'in hızlı yükselişi, 1994 yılında kardeşleriyle yollarını ayırdıktan sonra başladı. Hindistan'ın üçüncü büyük çelik üreticisi olan Ispat Industries'in yurtdışındaki hisselerini alarak ayrılan ve Ispat International ile Londra'ya taşınan Mittal'i asıl büyüten ise son 10 yılda yaptığı satın almalar oldu.
Romanya, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Polonya, Makedonya'daki özelleştirmelerden devlete ait çelik fabrikalarını satın alıp Avrupa'da yayıldı.
Bu tesislerin modernizasyonu için toplam bir milyar dolar harcandı. Mittal Steel, bu satın almalar sonucunda 1999'da 4.5 milyon ton olan üretim kapasitesini 57 milyon tona yükseltti.
Mittal, bu satınalma döneminde sadece İrlanda'da başarısız oldu. 1996 yılında İrlanda devletinden "1 punt" karşılığında satın aldığı fabrikayı 2001 yılında, kâr etmediği için kapattı.
Bu hata, şirkete 17 milyon dolara maloldu. Şirketin halen 4 kıtada, 15 ülkede fabrikası bulunuyor.


Mittal'in veliahtı

Lakshmi Mittal'in 29 yaşındaki oğlu Aditya, Mittal Steel'in finanstan sorumlu direktörü. Genç Mittal, rüştünü Güney Afrika hükümetinden satın alınan çelik fabrikasını başarılı bir operasyonla kâra geçirerek ispat etmiş.
Mittal, oğlunun bugünkü pozisyonuna nasıl geldiğini, "Oğlum olduğu için değil, başarılı olduğu için" diye anlatıyor.
Dedesi Mohan Mittal ise bir röportajında torunu Aditya'nın "Lakshmi'den çok daha zeki" olduğunu belirtmiş. Aditya, Dünya Ekonomik Forumu'nun belirlediği 'geleceğin 50 lideri' listesinde.


Kızına Paris'te 60 milyon dolarlık düğün yaptı
Aradan tam bir yıl geçmesine rağmen, Avrupa bu düğünü unutamıyor. Lakshmi Mittal'in 24 yaşındaki, biricik kızı Vanisha ile fon yöneticisi Amit Bhatia'nın, Fransa'da, Versailles Sarayı'ndaki düğününden bahsediyoruz.
İngiliz ve Hindistan sosyetesinden bini aşkın seçkin davetlinin, Holywood ve Bollywood'dan film yıldızlarının katıldığı düğünde, ünlü pop şarkıcısı Kyle Minoque konser vermişti. Düğün için Paris Intercontinental otelinde 600 oda ayırtılmış, Hint basınının yaptığı hesaplamaya göre beş gün beş gece süren düğün, Mittal'e 60 milyon dolara patlamıştı.
Geçtiğimiz yıl Lakshmi Mittal'in Londra'nın sosyetik caddesi Kensington'da satın aldığı malikane de 'yılın emlak olayı' ilan edilmiş, İngiliz gazetelerinde haftalarca yazılmıştı. Mittal, Formula 1'in patronu Bernie Ecclestone'dan satın aldığı 12 yatak odalı malikane için tam 105 milyon dolar ödemişti.

Adı, 'zenginlik tanrısı'
İngiltere'nin bir numaralı, dünyanın üçüncü zengini olan Mittal'in, kişisel servetinin 20 milyar dolar olduğu gözönüne alındığında yukarıdaki rakamlar mütevazi kalıyor aslında.
Mittal, isimlerin, insanların kaderini belirlediğine inananlar için iyi bir örnek. Babası Mohan Mittal'in, 1950 yılında Hindistan'ın Sadulpur eyaletinde dünyaya gelen oğluna, isim - kader bağlantısına inandığı için mi, yoksa o yıl hardal işinde iflas ettiği için mi, Hint mitolojisinde 'Zenginlik Tanrısı' anlamına gelen 'Lakshmi' ismini verdiği bilinmiyor.
Şu bir gerçek ki, Lakshmi, Mittal ailesine uğur getiriyor. O yıl Kalküta'ya göç eden Mittaller, buradaki bir çelik şirketine ortak olup, durumlarını düzeltiyorlar.

Babasının hayalini gerçekleştirdi
Çelik işinde tutunan Mohan Mittal'in en büyük hayali, 'global bir şirket' kurmak. 1974'te Endonezya'da harap durumda bir çelik işletmesini satın alıyor ve o zaman 25 yaşında olan hırslı oğlu Lakshmi'yi başına geçiriyor. İlk uluslararası deneyimini burada kazanan Lakshmi Mittal, 14 yıl Endonezya'da kalıyor. Bu arada, Karayipler ve Meksika'da devlete ait çelik şirketleri satın alıyor.
1994 yılında Lakshmi Mittal, aile şirketinden ayrılıyor. Bunun nedeni, özellikle global genişleme politikası konusunda diğer iki kardeşi Vinod ve Pramod ile anlaşmazlığa düşmesi. Eşi ve iki çocuğuyla Londra'ya taşınıyor.
Hikayenin bundan sonrası malum. Yaptığı satın almalarla, büyük risk alan Mittal, bu politikasının ardında babasının bir nasihatinin kendisine cesaret verdiğini söylüyor: "Güneş, bir yerde batarken, başka bir yerde yükselir!"


İZLENİMLER


Fotoğraf çektirmiyor korumasız geziyor
Dünyanın en zengin üçüncü adamıyla röportaj yapmak, bütün ekonomi muhabirleri için önemlidir. Bu, New York'ta sohbet ettiğim ABD'li bir meslektaşımın iç geçirerek, "Ne kadar şanslı olduğunun farkında mısın?, ABD basını yıllardır Mr. Mittal'in peşinde koşuyor ama galiba pek umut yok" demesinden de anlaşılıyor.

Kuşkusuz Mittal, bu görüşmeyi Türkiye'ye bir mesaj göndermek için istemişti. Mesaj, tabii ki Erdemir özelleştirmesiyle ilgiliydi. Röportaj boyunca sık sık, "Erdemir'in Mittal'e, Mittal'in Erdemir'e neler katabileceğini" vurguladı. Türk kamuoyunun özelleştirme konusundaki endişelerinin yersiz olduğunu anlatmaya çalıştı.

Kurumsal iletişim direktörünün verdiği bilgiye göre Mittal, özellikle Erdemir'e önereceği fiyatla ilgili gazetelerde çıkan yanlış haberlerden rahatsızdı. Basında Mittal'in "Erdemir için 1 - 1.5 milyar dolar veririz" dediği yazılmıştı. Mittal, görüşmede iki kez "Bizim fiyat konusunda hiçbir beyanatımız olmadı" diye konuştu.

'Büyük Mittal, çelik gurusu, Metal adam' gibi lakapları bulunan Mittal, karşısındakini bakışları ve Hintli bilgelere özgü ağır tavırlarıyla etkiliyor. Sakin ve temkinli. Kendisine yöneltilen sorulara, üç düşünüp bir cevap veriyor. Sivri sorular karşısında soğukkanlılığını muhafaza ediyor.

Erdemir için ne istekli görünüyor ne de kayıtsız. Bence, 'tok alıcıyı' oynuyor. "Erdemir konusunda gerçekten hırslı mısınız?" şeklindeki soruma, "Karşımıza çıkan fırsatları değerlendireceğimiz bir şirket" şeklinde yanıt veriyor.

Bu kadar zengin bir adamın koruması yok. Mittal korumasız dolaşıyor, arabası zırhlı değil. 'Korkmuyor musunuz?' diye soruyorum. Gülerek yanıtlıyor; "Koruma kullanmayı gerektirmeyecek bir iş yapıyorum."

Servetiyle ve yaşam tarzıyla ilgili sorulara yanıt vermiyor. Bir özelliği de basına asla fotoğraf vermemek.

Kendisinden sonra Mittal İmparatorluğu'nu oğlu Aditya'nın mı yoksa profesyonellerin mi yöneteceği sorusunu ise, "Biz profesyonel bir şirketiz. Aditya bence başarılı ama o gün geldiğinde buna yine yönetim kurulumuz karar verir" diye yanıtlıyor.



BUSINESS
 'Erdemir Türk'tür, Türk kalacak'
 EDİTÖRDEN
 Pahalı tatil, onu turizmci yaptı
 Yabancı Ereğli'yi ya 'vitrin süslemek' ya da 'kapatmak için' alır
 Küçükbahçe'nin kadınları, 'agro turizmci' oldu...
 Bursa'da muhteşem bir araba müzesi var...
 Türkiye'nin ritmi tuttu
 Reklam yönünü arıyor, bir rönesans gerekiyor
 Avrupa enerjide kemer sıkacak
 Komşuluk politikasında yeni dönem
 Almanya ve Fransa'daki yabancı yatırım oranı düştü
 Maliye, neden verdiği görüşe bağlı değil?
 2004 yılında 200 milyon dolarlık e - ihale yaptırdılar
 Dijital Oyuncaklar
 Sörfçü şortu geri döndü
 Bu yazın favorisi tropik kokteyller





© 2005 Milliyet