Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 28 Haziran 2005 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Brezilya dağınık


Bir ay içinde 3 tane El Clasico! Yeme de yanında yat. Önce Dünya Kupası eleme grubunda, şimdi de Dünya Gençler Şampiyonası yarı finalinde, ertesi gün Konfederasyon Kupası finalinde... Brezilya ve Arjantin bizi her yaş grubunda keyiflendirmek için bir anlaşma yapmış sanki. Şikayetimiz yok. Onlar için bu maçların ne demek olduğunu bilmek beklentilerimizin yüksekliğini haklı kılıyor.
Brezilyalı gençler göz doldurmadı. Onlar futbol kalitesi olarak da çok kötü başladılar, toparladılar. Ama hâlâ o dans eden, her blokuyla tek top oynayan takım yok. Dağınıklar. Hiç gol yememişken, geriye düşmenin altından kalkmayı becerdiler. İsmini çerçeve içine alıp, etrafına bolca yıldız çizdiğim Roberto (5) ise başka bir dünyadan. Neredeyse sıfır hata, her kritik kontr topa ayak koyan kahraman, hep doğru noktada duran, topu mıknatıs gibi üstüne çeken, koşmaktan bıkmayan, kısa sürede sahanın bir ucundan öbür ucunda nasıl bitiverdiğini anlayamadığınız bir çöpçü. İlerde eğlenmeyi seven bek Rafael (2), düzenli olmayı bir türlü beceremeyen fırtına ve duran top belası Ernane (18), forvetlerin içinde en mücadeleci ve top saklamayı becereni Bobo (9), stoper Edcarlos (14) ve son maçlarda kesilen, kornerlerin rakip için kâbusu Gladstone (4), F. Santos (6) dikkat çekenler. Her maç bir başkasının ön plana çıktığı bir yığın isimle beraber. Yine harika bir kaleciyi (Renan) bulup koymuşlar.
Futbol stili ve havasıyla izlemeye değer 4 takım bizi bekliyor.

Güzel futbolun evlatları

Skorları duyunca irkilebilirsiniz ama, Dünya Gençler Şampiyonası'nda Arjantin'in İspanya'yı, Nijerya'nın da ev sahibi Hollanda'yı elemiş olması şaşırtıcı değil. Bizi şaşırtan turnuvanın ilk maçında Brezilya'ya karşı Nijerya'nın performansı olmuştu. Skordan öte Afrika takımı kalıbının dışına çıkmıştı. Devamlılık gösteremeyen, çoğunlukla içgüdüsel davranan Afrika tarzını, tüm maç takım savunmasındaki dikkatlari ve disiplinleriyle yıkmışlardı. Geri dörtlüsünün rakibe 2. hamleyi yapmaya asla fırsat tanımayan kademesi, defansif orta sahaların kesiciliği ve bir o kadar da hücumu düşünebilmesi Nijerya'yı farklı kıldı. Her iki kanadı baş döndürücü süratle ve verimle kullanmalarının rakipleri afallatmaması da mümkün değil. Bu bilinçli takımın Kore'den son iki dakikada iki gol yemesi gaflettir. Zira en güçlü ve organize takımlardan biri olan İsviçre'ye karşı bunun altından kalkmayı başarmışlardı.

Futbol klişesi

İspanya ve Hollanda'nın elenişi ise bir futbol klişesi. Grupların namağlupları, parlak çocukları artık yok. Daha doğrusu yarı finalde Avrupa'dan takım yok. Lanetli Hollanda ile İtalya yine penaltılarla elendi. Aslında Arjantin, İspanya'nın çeyrek finale kadar gördüğü ilk sert rakipti ve onu da geçmeyi başaramadılar. Arjantin'in oyun benim kontrolümde, kararı ben veririm havası, ilk maçları olan ABD yenilgisinden sonra kuvvetlendi. Her maçla performanslarını yukarı çektiler. Turnuva takımı olmak da bu galiba. Arjantin'in mağlubiyetlerle başladığı şampiyonalarda kupayı kaldırmayı başarması da bir kimlik. Kolombiya iyi bir ekip olmasına rağmen onları dirençleri, güçleri ve tempoyu kontrol etme becerileriyle son 10 dakikada yıktılar. İspanya'yı uyuttular. İspanya beraberlik sonrasi 65. dakikaya kadar saldırdı, yoruldu, durdu. Arjantin yine öldürücü bir şekilde tempoyu yukarı çekti ve darbesini vurdu.
Evet, Messi Messi Messi! Kesinlikle bir can damar. Ama Arjantin ligi tecrübesine sahip pek çok parlak oyuncusuyla, İtalyan - Alman karışımı stilini Konfederasyon Kupası'ndaki ağabeyleri gibi başarıyla uyguluyorlar. Bek Cabral (2), Zabaleta (8), Cardozo (16), Archubi (15)... Yorulmuyorlar ve mücadeleden bıkmıyorlar.

İnatçılık

Nijerya elbette bildik 'yaşları doğru mu' gölgesi altında. Ama biliyoruz ki, o kıta ülkelerinin zaafiyetlerinin sebebi yaş değil. Mükemmele yakın savunmanın üstüne topu çok iyi kullanarak bindirmeler yapan sol bek Taiwo (3), James (5) ve Apam (4) merkezli bloku izlerken bir yığın yeni Uche keşfetmiş gibi oluyorsunuz. Ukrayna karşısında Aliiev'le beraber tüm hücum adamlarını kilitleyişleri ve 15-5 şut, 8-1 gollük şut gibi üstünlük sağlamaları bu inatçılıkları ve komple oyun anlayışlarından. En bildik isim Okoronkwo (11), kanatlarda Abwo (14) ve Ogbuke (7), ortanın direği Keita (19)... Başağrıları ise gol bölgelerindeki savruklukları.
Sürpriz Fas ile eşleştiler. Fas, çeyrek finallere kadar İspanya'yı en çok zorlayan ekip olmuştu. Ödülünü aldılar. Üst seviye bir seyirci potansiyelleri var, İtalya maçını 20,000 kişiye oynadılar.

ekoksaldi@milliyet.com.tr


SPOR
Borsa yükselişte
'Para konuşmam'
Reçeteyi sundu
'Beni beklemeyin'
NE olur NE olmaz!
'Yıldızlar çok yakın'
Trabzon'un sambacı ısrarı
Sevinç ve hüzün
Boğa'nın yüz karası
'Teklif almadım'
MHK, küfüre savaş açtı
Helal sana Mahmut
Darısı 645.'ye
Kortta İspanyol esintisi
Son kararı!
Sivas'ın gözü yolda
Diyar durmuyor
Sağlam adımlar
Samsunspor'da Celil şoku
Locatelli ısrarı
Armstrong ucuz kurtuldu
Jübileciler kim?
Arjantin sevinemedi!
Gençlerde yarı final günü
Velez şampiyon
Avrupa transfer dosyası
Haber turu...
Sen kalk da ben yatam
Usta'm seslendi uzaktan
Brezilya dağınık
At yarışları
Haluk Yıldırım'a Fener kancası
Spurs çılgınlığı!





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Mehmet DEMİRKOL
Sen kalk da ben yatam
Her yıl yapılan onca tören, her sabah edilen ...
Ercan GÜVEN
Usta'm seslendi uzaktan
Hasan Pulur ustamız, o her zamanki derin sade...
Ebru KÖKSALDI
Brezilya dağınık
Bir ay içinde 3 tane El Clasico! Yeme de yanı...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98

© 2005 Milliyet