Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 28 Haziran 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Küpe


İran'daki seçim Türkiye'ye ders olmalıdır.
Ama asıl zaman zaman "ateşle oynayan" AKP'nin kulağına küpe olmalıdır.
Çünkü... İrticaa vitamin kürü sonunda öyle bir kara dev yaratır ki, durdurulamaz. Mollalar rejiminden başlayarak bugün gelinen noktaya kadar İran'ın öyküsünü kare kare "storyboard" tekniğiyle yansıtmak çok şeyi anlatır.
........................
Birinci kare... Şah Dönemi...
Baba ve oğul Pehlevi, kendi şahlık dönemlerinde "devlet yönetimi ile dini ayırabilmek" cesaretini gösteremediler.
Mollalardan korktular.
Modernleşmeyi, piramidin tepesindeki saltanat ailesine, komutanlara, subaylara, gizli servis yöneticilerine, burjuvaziye kısacası mutlu azınlığa sundular.
Piramidin köktendinci rahleden geçmiş gövdesini ve tabanını gizli servisin, polisin ve ordunun baskısı altında tuttular.
Laisizme inançlı bir taban oluşturamadılar.
.........................
İkinci kare...
Bu baskı rejimi sadece mollaların eğittiği(!) geniş halk yığınlarının tepesinde boza pişirmiyordu...
Ülkenin aydınları ve komünistler de demir yumruk altındaydılar.
.........................
Üçüncü kare...
Şah ve mutlu azınlığına karşı "özgürlük" ortak paydasında mollalarla komünistler "yeşil/kırmızı" koalisyonunu oluşturdular.
"Şah'ı devirdikten sonra demokrasi yolunda birlikte yürürüz" hayalinde olanlar, "romantik komünistler"di.
Karanlık dünyalarında mollaların onlara bıyık altından güldüklerinin farkında değillerdi.
Molla kafasına özgürlük isteyecek kadar ayakları yerden kesikti.
Hatta Paris'te sürgünde olan -Mollaların Ayetullah'ı- Humeyni'yi bile destekliyor, onun Tahran'a dönüşü için meydan gösterilerinde slogan atıyorlardı.
Sonunda "yeşil/kırmızı" güç birliği, Şah rejimini devirdi. Şah Rıza Pehlevi ve komutanları, birkaç uçağa doluşup, tüydüler.
..........................
Dördüncü kare...
Fakat o ne?
Karpuz ortadan çatlamıştı. Dışarıdaki yeşil, içerideki kırmızıyı afiyetle yedi ve bitirdi.
İran'a "yeşil/kara" koalisyon egemen oldu. Son sözü artık Paris'ten Tahran'a dönmüş olan Humeyni'nin söylediği bir İran oluşuyordu.
Mollanın kara sarığını önce Şah okşamıştı... Yıllarca cami avlularında, Kuran kurslarında, Kum kentinde, medrese bozmalarında milyonlarca gencin beyni yıkanmıştı.
Önce... "Sarıklarını okşadığı sürece mollaların kendisine zarar vermeyeceğini" sanan Şah yıkılmıştı.
Sonra... Aynı aymazlık içinde olan İran entelektüelleri, komünistler, örgütlü sol da mollaların kara sarıklarını okşamanın bedelini, kendi varlıklarının sona ermesiyle ödediler.
Saf, naif, romantik sol, toplumun da çanına "kara çalı" tıkanmasına neden olmuştu.
.........................
Beşinci kare...
Ayetullah Humeyni, ülkeyi kutsal Kum kentinden yönetiyordu.
Her şey onun iki dudağı arasından çıkacak "icazete" endekslenmişti.
İslam devrimi için mollaların Kuran eğitiminden geçmiş, beyinleri koşullanmış, elleri kalaşnikoflu, sivil giysili "devrim muhafızları", sokakların köşelerini tutmuşlardı.
Müzik yapan gençlerin, gitar telleri koparılıyordu.
İslam devriminin ilk günlerinde hâlâ kravat takabileceğini sananların kravatları makasla kesiliyordu. Bıyık ve sakal bırakmayanlara sopa atılıyordu.
Kadınlara örtünme zorunluluğu getirildi.
İçki elbette ki yasaklanmıştı.
.........................
Altıncı kare...
Bu bunalım yılları, yıllarca sürdü.
Irak savaşı yaşandı.
Ayetullah Humeyni öldükten sonra, bir avuç gökyüzü açılacakmış gibi umut dönemine geçildi.
Yoksa... Rejim yumuşuyor muydu?
Kadınların başları hâlâ örtülüydü ama saçlar görünmeye başlamıştı.
"Toplum belki de radikal İslamdan uzaklaşıyor, artık canına tak etti" yorumları yapılıyordu.
Oysa... Bütün bu görüntüler tıpkı Şah döneminde olduğu gibi piramidin tepesindeki yönetimin ve yüksek burjuvazinin dışa yansımasıydı.
Buna karşın... Yıllardır mollaların karanlık organizma yığını, tutucu eğitimle, hurafelerle öylesine proteinlenmiş, öylesine bir vitamin kürü almıştı ki, artık kara renk daha da kara bir lider istiyordu. Pazar günü seçimlerde muradına erdi!
Yeni cumhurbaşkanı, Humeyni'nin devrim muhafızları sürecinden geçmiş bir sivildir. Mollalardan da daha katı ve daha kara olduğu için proteinlenmiş kara organizmalar yığınının tercihidir.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Üniversitelerimiz dünyanın neresinde?
AKADEMİK kurumlarımız dünya sıralamasında ner...
Melih AŞIK
Voleybol laik
Amerikalı bayan gazeteci, Akdeniz oyunlarında...
Fikret BİLA
Baykal: Sistemli hazırlık içindeler
CHP lideri Deniz Baykal, Başbakan Recep Tayyi...
Hasan CEMAL
Belalı coğrafya!
İran'la ilgili olarak yıllardır sorulan bir s...
Güneri CIVAOĞLU
Küpe
İran'daki seçim Türkiye'ye ders olmalıdır.
Can DÜNDAR
U-2, Pink Floyd, Project
Geçen ay Londra'dan Ziya aradı: "U-2 konserin...
Abbas GÜÇLÜ
Yeni üniversite sayısı 15'ten 20'ye çıktı
Milli Eğitim Bakanı Çelik ile YÖK Başkanı Tez...
Hurşit GÜNEŞ
İşsizlikte olumlu haber
Dün yine işsizlik verisi yayımlandı. Sonuçlar...
Sami KOHEN
İran gerçeği
Bütün dünya İran'daki seçimleri Mahmud Ahmedi...
Mehmet Y. YILMAZ
Haziranda ölmek zor
Kazım Koyuncu öldü, gazetelerde okudunuz. İki...
Derya SAZAK
İran'ın seçimi
Yoksulluk ve işsizlik karşısında 'adil düzen'...
Meral TAMER
Kızlarımız için bugün Sarıkamış'tayız
Siz bu satırları okurken ben, Milli Eğitim Ba...
Güngör URAS
Tariş dörde bölünüyor
Ege Bölgesi'ndeki üreticilerin kurdukları koo...
Serpil YILMAZ
'İHTİLAL GİBİ'
Egebank'a Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMS...
M. Ali BİRAND
Şükrü Sina Gürel'e yapılmaz
Geçen hafta Turizm Bakanı Koç, ondan hiç bekl...

© 2005 Milliyet