|
 |
|
|
Bu nasıl ekonomi
Satır Arası / Deniz Sipahi
Yurtdışı kaynaklara bakıyorum, Türkiye lehine güzel haberler geliyor. Her ne kadar Avrupa Birliği'nin kendi içindeki çatlak büyüse de, 3 Ekim'deki müzakerelerin başlaması hala tartışılır olsa da yatırımcıların Türkiye'ye olan ilgisi giderek artıyor.
Tabii bunlar sevindirici gelişmeler.
Üzüldüğüm konu ise gelen yabancı sermayenin yine İstanbul ve Antalya odaklı olması.
Ülkenin her yeri bizim için aynı olsa da, İzmir'in konuşuluyor bile olmaması düşündürücüdür. Rakamlar gösteriyorki, İstanbul odaklı bir ekonomiden bahsediyoruz. Böyle olunca da belli bir bölge içinde sıkışmış yatırımlar, zaman içinde telafisi zor problemler de yaratıyor.
Örnekler mi istiyorsunuz?
İstanbul'daki taşıt sayısı 1 milyon 700 bin. Çeşitli illerden gelen araçlarla beraber günlük trafiğe çıkan araç sayısı, 2.5 milyonu buluyor. Dahası, İstanbul'da trafiğe her gün 400 araç daha katılıyor.
Şu an için İstanbul'un yatak kapasitesi sayısı 74 bin. Yıl sonu itibariyle bu sayının 90 bine çıkartılması planlanıyor. Özel bankaların hepsinin genel müdürlükleri ve Türkiye'deki toplam banka şubelerinin yüzde 21'i İstanbul'da bulunuyor.
İstanbul'da ticaret sektöründe yaratılan katma değer, toplam katma değerinin yüzde 26.5'ine ulaşıyor ve ticaret sanayiden sonra İstanbul'un en önemli sektörü durumunda. Türkiye genelinde ticaret sektöründe yaratılan katma değerin yüzde 27'si İstanbul'a ait.
İstanbul, aynı zamanda Türkiye'nin en önemli ihracat ve ithalat kapısı konumunda. İstanbul'un ihracatı Türkiye toplamının yüzde 46'sını, ithalatın ise yüzde 40'ını oluşturuyor.
Uluslararası deniz taşımacılığında İstanbul'un sahip olduğu üstünlük ise zaman içerisinde diğer limanlara kaymış durumda. Mersin, İskenderun ve İzmit limanları, Türkiye'nin deniz taşımacılığının ana limanlarını oluşturuyor. Turizmin merkezi olması açısından ve özellikle de kongre turizmi açısından büyük bir şansa sahip bulunuyor. Otel kapasitesinin dörtte biri beş yıldızlı otellere, beşte birine yakını da dört yıldızlı otellere ait. Gelir dağılımı yönünden ise İstanbul Türkiye'de gelirin eşitsiz dağıldığı bir il durumunda. Nüfusun en varlıklı kesimini oluşturan yüzde 20 gelirin yüzde 64'ünü, en fakir yüzde 20 ise gelirin yüzde 4'ünü alıyor. Tüketime giden Türkiye gelirinde ise İstanbul'un tek başına payı yüzde 27.5. DİE'nin araştırma sonuçlarına göre, İstanbul'daki hanelerin yüzde 10'u il gelirinin yüzde 52'sini, yüzde 5'i ise gelirin yüzde 42'sini elinde bulunduruyor. İstanbul'un yüzde 1'lik azınlığı ise il gelirinden yüzde 29 pay alıyor.
İstanbul, Türkiye'nin motorlu araç parkının yüzde 24'üne sahip ve İstanbul'daki araçların yüzde 81'ini otomobiller oluşturuyor.
İstanbul Valiliği'nin belirlemelerine göre İstanbul'da ruhsatlı konut sayısı 850 bin, imar afları ile yasalaşan konut sayısı 750 bin, kaçak konut (gecekondu) sayısı ise 400 bin.
* * *
DPT'nin bir araştırmasına göre, gecekonduların yüzde 17'si doğrudan Hazine arazileri üzerine, yüzde 56'sı da kanunlara aykırı olarak, başkalarından gayrimenkul satış vaadi gibi işlemlere dayalı olarak devralınan arazilere yapılmış durumda.
Türkiye'de hastanelerin yüzde 14'üne yakını İstanbul'da. 35 binin üzerinde yatağı bulunan bu hastaneler, toplam Türkiye hastane yataklarının yüzde 23'ünü oluşturuyor. Toplam özel hastane yatak mevcudunun yüzde 60'ını barındıran İstanbul, özel hastanelerin de merkezi.
İstanbul, ülke hava taşımacılığının da merkezi durumunda. Atatürk Havalimanı'nın yanı sıra Anadolu yakasında da Pendik Sabiha Gökçen Havaalanı hizmete girdi. Şimdi üçüncüsünün yapılması planlanıyor.
Türkiye'de sayıları 153 olan müzelerin 14'ü İstanbul'da ve bu müzelerde bulunan 2 milyon 400 bin mevcut eserin de yüzde 34'ü İstanbul müzelerinde. Böyle bir ekonomi olur mu, her şeyi İstanbul'a yapmak, her fikri İstanbul'da gerçekleştirmek...
Hem haksızlık, hem de Türkiye'nin geleceği için tehlikeli.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|