|
İlhami Soysal'dan Erdemir'e
Unutulmamak çok güzel; unutmamak da bir başka güzel...
Zonguldaklılar hemşerileri 13 yıl önce yitirdiğimiz İlhami Soysal'ı unutmamışlar; geçen hafta belediye tarafından düzenlenen festivalde bir panelle andılar. Zonguldak Kültür ve Eğitim Vakfı'nın (ZOKEV) panelinde, bölgenin kıdemli gazetecisi Namık Aşçı ile birlikte İlhami Soysal'ı ve gazeteciliğini anlatmaya çalıştık.
İlhami Soysal'ın gazeteciliği deyince, Erdemir'in çeliğinden, Zonguldak'ın kömüründen söz etmek gerekiyor. İlhami Soysal, böyle konulara duyarsız kalmazdı.
Erdemir'i yabancılara satacaksınız ha!.."Parayı verene satarım" diyeceksiniz, öyle mi?
Güya, zarar eden kamu kuruluşlarını özelleştirmek söylemiyle yola çıkmıştınız. Zarar edenleri satıp ağır bir külfetten kurtulacaktık.
Erdemir zarar etmiyor ki... Üstelik çok iyi kâr eden bir nimet; külfet değil, nimet!
Türk sanayii için stratejik önem taşıyan bu dev kuruluşu kime satacaksınız?
Yabancılara.
O yabancıların başında (bu haftaki Milliyet Business'ta ayrıntılarıyla okumuş olmalısınız) Hint asıllı İngiliz işadamı Lakshmi Mittal geliyor. Özellikle Doğu Avrupa ülkelerinde zarar eden çelik şirketlerini "ölmüş eşek fiyatına" alarak Çelik İmparatoru olmuş biri.
Kâr eden Erdemir'i yok pahasına (en azından 2-3 yıllık kârı karşılığında) kapatmak için iştahla ellerini ovuşturuyor. Hem de "Erdemir iyi bir şirket. Erdemir Türk'tür, Türk kalacaktır" demekten dahi çekinmeyerek. Öyle ya biz aferin delisiyiz; sıvazla sırtını, ağzından al lokmasını.
Mittal'in ilk işi, aldığı şirketlerde işçi sayısını azaltmak. Diyor ki:"Bugüne kadar satın aldığımız şirketlerde, işten çıkarma konusunda hep sendikalarla işbirliği içinde çalıştık."
Eh, bizim sendikalara da epey iş düşecek!
Asıl tehlikeye ise, olayların MR'ını çeken Güngör Uras değiniyor:
"Başka fabrikaların depolarında çelik dolu iken, başka fabrikalarda kapasite fazlası var iken hangi yabancı Türkiye'de Ereğli ve İskenderun'u büyütmeyi ister. Tam tersine 'işletir gibi' yaparak, Türkiye'nin ihtiyacını yurtdışı tesislerden karşılamak onlar için daha kârlı."
Sen ne derdin bu işlere Ereğli çocuğu, halkın gazetecisi İlhami?
Zonguldak'tan anlatılacak daha çok şey var.
Bir şiir
Dizelerimiz, 8 yıl önce bu hafta yitirdiğimiz Cahit Külebi'den, İlhami Soysal'ın seçtiği "İstanbul'daki" şiirinden. (20.Yüzyıl Türk Şiiri Antolojisi, 1983)
"İstanbul'da bir sevdiğim vardı / Keçi yavrusuna benzer, / Rüzgârlar eserdi hafiften gözlerinde / Halden anlardı. / Ormanlar gibi bakışları / Çocuktu, aceleci bir hali vardı / Bahar günleri geldi miydi / Saçları uçardı."
ngureli@milliyet.com.tr
|
|