|
Pahalı petrol (1) enflasyon (2) döviz açığı demek
Ham petrolün varil fiyatı 1998'de 12 dolara kadar gerilemişti. 1999'dan itibaren tırmanışa geçti. Petrolün varili 40 dolara, 50 dolara satıldı. Şimdi 60 dolar. Daha da nerelere çıkacağı belli değil.
Biz ham petrolü uzun vadeli anlaşmalarla aldığımız için ham petrol fiyatlarındaki yükselme bizi kısa sürede ve aynı ölçüde etkilemiyor. Bizim için yıllık, üç aylık, aylık ham petrol maliyeti önemli.
Biz yılda yaklaşık 10 milyon ton ham petrol ithal ediyoruz, bu petrolü Tüpraş (hani satışa çıkarılan o milli kocaman/dev petrol tesisi) rafinerilerinde işleyerek tüketiyoruz. Tüpraş'tan hammadde alan "Petkim" hammaddeyi işleyerek piyasaya petrokimya ürünleri çıkarıyor.
Açık anlatımıyla, ham petrol fiyatı ülkede satılan benzinin, mazotun fiyatını belirler. Sadece benzinin mazotun değil, gübrenin, plastiğin, lastiğin, boyanın fiyatını belirler.
27 dolar idi, 41 dolar oldu
Dahası var. Şimdilerde enerji kaynağı olarak büyük ölçüde doğalgaz kullanıyoruz. Doğalgaz fiyatı, tüpgaz fiyatı ham petrol fiyatına bağlıdır.
Biz 2003'te ham petrolün varilini 270 dolardan ithal etmiştik. 2003'te ham petrolün variline ortalama 34.6 dolar ödedik. 2005 yılının ilk üç aylık dönemde ham petrolün varilini 41.6 dolardan satın alabildik. 2005 yılının kalan döneminde herhalde ortalama 60 dolar ödemesek de ham petrolü 50-55 dolardan ucuza ithal edemeyeceğiz.
Bunun anlamı, petrol ve enerji hammaddesinin geçen yıla göre yüzde yüz oranında artması demektir.
Ekmeğin de fiyatı artar
Petrol pahalandı mı benzin, mazot fiyatı artar. Tüpgaz fiyatı, doğalgaz fiyatı artar.
Önce dolmuş, otobüs, tren, uçak ücretlerine zam gelir. Ama ardından buğday maliyeti artar. Çünkü buğday maliyeti demek mazot, gübre, taşıma demektir. Ardından ekmek fiyatı artar. Çünkü ekmek fırını mazot ile ısıtılır. Çünkü ekmek kamyonet ile taşınır.
Elektrik fiyatı artar. Sanayi ürünlerinin girdi fiyatı artar. Fiyat artışı enflasyon demektir. Gelelim bu işin dövizi ilgilendiren yanına. Biz ham petrolün varilini 29.0 dolardan satın alırken petrol faturası olarak yılda 4.7 milyar dolar ödüyorduk.
Bu yıl ham petrolün varilini (ilk 3 aydaki gibi) ortalama 41.6 dolardan satın alabilsek 7.5 milyar dolar ödeyeceğiz. Daha yüksek maliyet faturayı 8.0-9.0 milyar dolara çıkaracak. Bunun anlamı, petrolün döviz açığına yılda 3-4 milyar dolar yük getirmesidir.
Eskiden Türkiye'de petrol ithalatında Tüpraş tekel durumunda idi. Ülkenin tüm ham petrolünü Tüpraş ithal ederdi.
1 Ocak 2005'ten bu yana Tüpraş'ın tekel durumu söz konusu değil. Dağıtıcı firmalar isterlerse (bulabilirlerse) istedikleri yerden ucuz petrol ithal etme imkânına sahip.
Tüpraş hammaddeyi rafinerilerde benzine dönüştürüyor. 394 bin TL'ye satıyor. Devlet Baba bunun üzerine 1 milyon 680 bin TL vergi bindiriyor. Halkımız benzinin litresine 2 milyon 74 TL ödüyor.
guras@milliyet.com.tr
|
|