Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 30 Haziran 2005 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hakan sevgisi başka

YAKAN TOP / Nilay YILMAZ


Telegol'den ayrı geçen günlerin derdine düşmemizin üzerinden çok geçmedi ki, Ulueren Star televizyonundaki Objektif programına katılarak, bizleri mutlu etti. Tesadüf ki Ersun Yanal'ın görevine son verildiği günün ertesinde yayınlanan Objektif programının esas konuğu Hakan Şükür'dü. Bir "Yasemin'in Penceresinden" formatında yapılan programda birçok isim de Hakan'ı anlatmak için programa renk kattı. Bu program sayesinde Ulueren-Şükür dostluğunun taaa ne zamandan ve nerelerden geldiğini de öğrendik. Bilenler bilir, bilmeyenlere de biz anlatalım. Ya da kısaca Serhat Ulueren anlatsın:
Serhat Ulueren: 93-94 sezonu. Ben Kanal 6 televizyonunda çalışıyordum. O dönemde iddiayla saçları kestirme furyası oldu. Önce Can Tanrıyar'la Gürel Yurttaş girdi, Beşiktaş-Fenerbahçe maçına. Ardından da Galatasaray-Fenerbahçe maçı. Ali Sami Yen Stadı'nda Galatasaray 1-0 mağlup. Saçlar gidecek. Hava soğuk. Kış. Dışarda belki de kar atıştırırken, orda sıfır numara kafayla kalacaktık. Sonuçta Tugay penaltıdan attı. Ardından da 87'de Hakan golü attı. Ondan sonra benim saçlar kurtuldu.
Hakan Şükür: O gün kurtardık; ama bugün gitmiş -gülüşmeler-.
S.U. Maç bitti. Hakan birisini arıyor. Saçlarıma bir asıldı. "Senin için" dedi. "Hak ettin sen" dedi. Hakan öyle bir asıldı ki saçlara zaten, ondan sonra saçları tutamadık.
Hakan'la dostluğumuz 92 yılından beri, yaklaşık 13 yıldır. Hakan'ın Bursaspor'dan geldiği günden beri, muhabirlik yaptığımız dönemlerde, evinde kahvaltılar yapardık. Annesi çok güzel börekler yapardı. Hakan'ın annesi inanılmaz marifetli, terazisi çok iyi olan, el ayarı çok iyi olan yemekler yapardı. Özellikle bir börek vardı, ne böreği?
H.Ş: Arnavut böreği.
S. U: Arnavut böreğini çok güzel yapardı.
Şimdi soruyoruz size: Ulueren, gençlik çağında saçlarını kurtaran Hakan Şükür'ü sonuna kadar savunmayıp da ne yapsın? Bir de ucunda güzel mi güzel Arnavut börekleri varsa...

Felsefem sahada iyi oynuyorsam, işlerin de yolunda gideceğidir.
Alberto Gilardino


***

Ümit Aktan'la
TC* seri no: 16
Beni ırgalayan esas konu, Fatih Terim'in bir cümlesinde pusu kurmuş yatıyor. "Doğru anladıysam" ihtimali bile içime akşam üstü serinliği gibi düşüyor ve gölge serpiyor temmuz sıcağıma. (Türkiye)

Söyle söyle!
Hakan Şükür: Ne söylesem yanlış olur şimdi. Onun için bir şey söylemiyeyim.
Kadir Çelik: Sen doğrusunu söyle. Bekliyor muydun Ersun Yanal'ın görevden alınacağını?
(Objektif, Star)

Sonunda rahatladık!
Oh bee.. Fatih Terim
(İlker Ateş - Pas Fotomaç)

Özlü söz 8!
Devrimcin varsa devrimin olur!
(Ali Sami Alkış - Star)

Yönetime kocaman bir alkış!
Hiç kimse Carew'in gidişini kafasına takmasın, dert etmesin. İyi, çok iyi oldu. Aferin yönetime.
(Sanlı Sarıalioğlu - Vatan)

Tabi tabi! 4
Tatile çıktığımdan dolayı yaklaşık dört hafta sizlerle beraber olamayacağım için inanın çok üzgünüm.
(Ahmet Çakar - Sabah)

* Tabir-i Caizse

***

Zaman tüneli

Sahada ya da tribünde ilginç bir anı, bir karşılaşma, şık bir hareket, unutulmazlar arasına yazılacak bir görüntü... Zaman Tüneli'nde tribünler değil, saha sizin... Aklınıza, elinize, dilinize ne geliyorsa... Yazın yayınlayalım...
2001-2002 Şampiyonlar Ligi 2. tur grup maçlarıydı. Galatasaray, belki de tarihinin en zor gruplarından birine düşmüş, Milan, Paris Saint Germain ve Deportivo'nun arasından sıyrılma mücadelesi veriyordu.
Ali Sami Yen Stadı'ndaki Deportivo La Coruna maçı da bu mücadelenin belki de en önemli halkasıydı ve maç öncesi yaşananlar hayret vericiydi. Maddi sıkıntı içindeki Galatasaray'da futbolcular paralarını alamamaları halinde kampa girmeyeceklerini söylüyor, yöneticiler son dakikaya kadar oyuncuları kampa sokacak parayı bulamıyorlardı.
Olan oldu, futbolcular kampa girmedi, gazeteler manşetlerini skandal haberleriyle süslemeye hazırlanıyorlardı ki, kor olmaya yüz tutmuş ateşi köze çeviren adam Mircea Lucescu oldu: "Oyuncuları kampa ben almadım. Gerek yok. Zaten lig ve kupa maçları temposu içinde form durumlarından memnunum"
Bazen "teknik adam" olmak yetmez, "insan" da olmak gerekir. İşte Lucescu oydu.
Anıl Zenginer




SPOR
Ribery'ye izin çıktı
Kartal, Sırp'ta kararsız kaldı
Rüştü ile 1 yıl daha
Transferin şampiyonu nerede?
Zam çark ettirdi
Tolga Seyhan bitti
Futbolun efendisi: 4-1
Cafercan kattı: 1-0
Biri sizi gözetliyor!
Doğu'nun büyüsü
Tolga'nın bileti kesildi
Şova devam
Kayseri'de operasyon
Buldozer Federer
Dikkat kontrol var
Hakan sevgisi başka
Vahim kurgu
At yarışları
Didin Beşiktaş'ta
NBA'de duble yaptık





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Ercan GÜVEN
Vahim kurgu
"Carew'in satılmasında Del Bosque'nin de katk...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98

© 2005 Milliyet