|
Recep Bilginer, Altemur Kılıç ve politikacının vefasızlığı...
Altemur Kılıç telefon etti. Almanya'dan değil Alanya'dan. Sesi pek üzgün çıkıyordu. Bir süre önce Coşkun Kırca için aynı şekilde aramıştı.
- Yılmaz... Recep'i kaybettik!
Sevgili Recep Bilginer ile tam yarım asırlık dostluğumuz vardı. Sonraki yıllar pek çok ünlü yazar, çizer, gazeteci, Vatan'dan yetişmişti. Zaten Cumhuriyet, Akşam ve Son Posta'dan başka gazetecilik okulu yoktu ki...
Recep benden hayli kıdemli bir muhabirdi. Merkeze gelişimde hayli omuz vermişti bana. Eskişehir'de muhabirlik yaparken hapis cezaları almıştı. Başına gelmedik yoktu. 1950 öncesi iktidarı, CHP'ye karşı adeta cephe kurmuştu. Bütün baskılara, önlemlere rağmen İsmet Paşa'ya ve iktidarına karşı gayet sert biçimde kafa tutuyordu tüm basın.
İşte o yıllarda tirajı ile etkinliği ile önemli olan Vatan gazetesinde siyasi muhabir Recep Bilginer, özellikle Demokrat Parti'yi izliyordu. Bayar, Menderes, Ağaoğlu, Sarol bu genç gazeteciyi el üstünde tutuyorlardı.
Üçkâğıtçılar başarılı olunca
Demokrat Parti 14 Mayıs 1950'de büyük ekseriyetle seçimleri kazandı, iktidar oldu. O günlere kadar DP'li liderlerden büyük yakınlık gören, istediği zaman kapıları kendisine açılan Recep ufak da olsa yanlışları görüp uyarınca, ilişkileri eski havasından çıktı. Herhalde geçmişi unutmak istiyordu parti büyükleri.
Recep Bilginer ve onun gibi pek çok sempatizanına ne ara seçimlerde ne diğer seçimlerde adaylık bile teklif etmediler. Ama gazeteci kisvesi altında pek çok üçkâğıtçı maalesef önemli görevlere getirildi. Halbuki o yıllarda sonraki yıllarda milletvekili olabilecek en değerli adaylardan biriydi Bilginer. Belki de böylesi daha iyi oldu, Recep Bilginer unutulmaz tiyatro oyunları ve kitaplar yazdı. Birkaç gün önce onu kaybettik, Allah'tan rahmet dilerim.
Kılıç Ali'nin oğulları
Altemur Kılıç, "Kılıç'tan Kılıç'a" diye yeni yayımlanan kitabında bir dönemin tanıklığını yapıyor, pek çok gerçekleri tatlı yumuşak bir üslup içinde anlatıyor. O günleri benim de görüp yaşamama rağmen bilmediğim pek çok olayı bir başka pencereden seyretmek ne kadar zevkli. Amerika'da, Almanya'da basın müşavirliği yapan, ayrıca Birleşmiş Milletler'de çalışan Altemur'un ülkesini tanıtma çabalarını gazeteci girginliğini unutmak mümkün değil. Öte yandan Türkiye'ye TV'nin girmesinde en sevdalı öncü olduğunu da söylemem gerek.
Atatürk'ün çok yakın arkadaşı, son nefesine kadar yanında olan, Gaziantep kahramanı dövüşçü ünlü Kılıç Ali'yi yakın tarihimizi okuyan gençler de bilir. İşte bu Kılıç Ali çocuklarına, meşhur Galatasaraylı Baba Gündüz'e, Altemur'a apartman, çiftlik, han hamam bırakmış değil! Demek Ata'ya bu yakınlığını kullanmamış, hırsız olmamış!
Altemur Kılıç'a çalışmaları nedeniyle orta elçilik payesi veriliyor ama bir türlü büyükelçi yapmıyorlar. Neden? Dışişleri'nde bazı kişilerin entrikası!
Geçen yıla kadar eşi Güzide ile (ki pek çok sosyal faaliyetlerin içindeydi) İstanbul'u terk etti! Çok pahalıydı İstanbul'da yaşamak! Ve Alanya'yı seçti. Emekli aylığı ve yazılarının geliriyle sakin bir hayat sürüyor ama telefon elinin altında her yere ulaşıyor. Kendisi de diğer adı gibi (aile içinde) demir gibi!
'İhtilal olacak, bizi asacaklar'
Kitabından bir küçük anı. Darbeden 5-10 gün önce Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü'nün odasındaydık. Büyükelçi Semih Günver damdan düşer gibi birden:
- Fatin Bey, ihtilal olacak, sizi de bizi de asacaklar diye çıkış yaptı.
Fatin Bey, "Sus terbiyesiz herif... çık dışarıya" diye parladı. Günver aldırmadan devam etti: "Dışarıya çıkarsam ihtilal duracak mı?" Fatin Bey tevekkül, "Biliyorum ama artık yapılacak bir şey yok!"
Gerçekten 26-27 Mayıs'a bağlayan gece artık yapılacak bir şey kalmamıştı!
|
|