Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 30 Haziran 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Recep Bilginer, Altemur Kılıç ve politikacının vefasızlığı...


Altemur Kılıç telefon etti. Almanya'dan değil Alanya'dan. Sesi pek üzgün çıkıyordu. Bir süre önce Coşkun Kırca için aynı şekilde aramıştı.
- Yılmaz... Recep'i kaybettik!
Sevgili Recep Bilginer ile tam yarım asırlık dostluğumuz vardı. Sonraki yıllar pek çok ünlü yazar, çizer, gazeteci, Vatan'dan yetişmişti. Zaten Cumhuriyet, Akşam ve Son Posta'dan başka gazetecilik okulu yoktu ki...
Recep benden hayli kıdemli bir muhabirdi. Merkeze gelişimde hayli omuz vermişti bana. Eskişehir'de muhabirlik yaparken hapis cezaları almıştı. Başına gelmedik yoktu. 1950 öncesi iktidarı, CHP'ye karşı adeta cephe kurmuştu. Bütün baskılara, önlemlere rağmen İsmet Paşa'ya ve iktidarına karşı gayet sert biçimde kafa tutuyordu tüm basın.
İşte o yıllarda tirajı ile etkinliği ile önemli olan Vatan gazetesinde siyasi muhabir Recep Bilginer, özellikle Demokrat Parti'yi izliyordu. Bayar, Menderes, Ağaoğlu, Sarol bu genç gazeteciyi el üstünde tutuyorlardı.

Üçkâğıtçılar başarılı olunca
Demokrat Parti 14 Mayıs 1950'de büyük ekseriyetle seçimleri kazandı, iktidar oldu. O günlere kadar DP'li liderlerden büyük yakınlık gören, istediği zaman kapıları kendisine açılan Recep ufak da olsa yanlışları görüp uyarınca, ilişkileri eski havasından çıktı. Herhalde geçmişi unutmak istiyordu parti büyükleri.
Recep Bilginer ve onun gibi pek çok sempatizanına ne ara seçimlerde ne diğer seçimlerde adaylık bile teklif etmediler. Ama gazeteci kisvesi altında pek çok üçkâğıtçı maalesef önemli görevlere getirildi. Halbuki o yıllarda sonraki yıllarda milletvekili olabilecek en değerli adaylardan biriydi Bilginer. Belki de böylesi daha iyi oldu, Recep Bilginer unutulmaz tiyatro oyunları ve kitaplar yazdı. Birkaç gün önce onu kaybettik, Allah'tan rahmet dilerim.

Kılıç Ali'nin oğulları
Altemur Kılıç, "Kılıç'tan Kılıç'a" diye yeni yayımlanan kitabında bir dönemin tanıklığını yapıyor, pek çok gerçekleri tatlı yumuşak bir üslup içinde anlatıyor. O günleri benim de görüp yaşamama rağmen bilmediğim pek çok olayı bir başka pencereden seyretmek ne kadar zevkli. Amerika'da, Almanya'da basın müşavirliği yapan, ayrıca Birleşmiş Milletler'de çalışan Altemur'un ülkesini tanıtma çabalarını gazeteci girginliğini unutmak mümkün değil. Öte yandan Türkiye'ye TV'nin girmesinde en sevdalı öncü olduğunu da söylemem gerek.
Atatürk'ün çok yakın arkadaşı, son nefesine kadar yanında olan, Gaziantep kahramanı dövüşçü ünlü Kılıç Ali'yi yakın tarihimizi okuyan gençler de bilir. İşte bu Kılıç Ali çocuklarına, meşhur Galatasaraylı Baba Gündüz'e, Altemur'a apartman, çiftlik, han hamam bırakmış değil! Demek Ata'ya bu yakınlığını kullanmamış, hırsız olmamış!
Altemur Kılıç'a çalışmaları nedeniyle orta elçilik payesi veriliyor ama bir türlü büyükelçi yapmıyorlar. Neden? Dışişleri'nde bazı kişilerin entrikası!
Geçen yıla kadar eşi Güzide ile (ki pek çok sosyal faaliyetlerin içindeydi) İstanbul'u terk etti! Çok pahalıydı İstanbul'da yaşamak! Ve Alanya'yı seçti. Emekli aylığı ve yazılarının geliriyle sakin bir hayat sürüyor ama telefon elinin altında her yere ulaşıyor. Kendisi de diğer adı gibi (aile içinde) demir gibi!

'İhtilal olacak, bizi asacaklar'
Kitabından bir küçük anı. Darbeden 5-10 gün önce Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü'nün odasındaydık. Büyükelçi Semih Günver damdan düşer gibi birden:
- Fatin Bey, ihtilal olacak, sizi de bizi de asacaklar diye çıkış yaptı.
Fatin Bey, "Sus terbiyesiz herif... çık dışarıya" diye parladı. Günver aldırmadan devam etti: "Dışarıya çıkarsam ihtilal duracak mı?" Fatin Bey tevekkül, "Biliyorum ama artık yapılacak bir şey yok!"
Gerçekten 26-27 Mayıs'a bağlayan gece artık yapılacak bir şey kalmamıştı!








Taha AKYOL
Üniversite ve yönetim
DİLİMİZDE yerleşmiş terimler var: "Demokratik...
Çetin ALTAN
Tophane'ye yanaşan bembeyaz, muhteşem yolcu gemisi...
Üst üste küçülerek yarım daireler çizen baş v...
Melih AŞIK
Çamur taktiği!
Başbakanlık ve polis, kurallar ve kanunlar da...
Fikret BİLA
Çiçek: Mal veya para kaçırma varsa el konulur
Oğlu Murat Demirel'in Egebank'la ilgili borçl...
Hasan CEMAL
Silahlar konuşunca!
Tunceli'den bir grupla dün sabah sohbet ettim...
Yılmaz ÇETİNER
Recep Bilginer, Altemur Kılıç ve politikacının vefasızlığı...
Altemur Kılıç telefon etti. Almanya'dan değil...
Güneri CIVAOĞLU
Çerçeveyi doldurmak
AB Komisyonu'nun açıkladığı "Çerçeve Belgesi"...
Can DÜNDAR
İki şeytanın kıskacında...
İran kadını, bunca yasak arasında aşkı ve cin...
Hurşit GÜNEŞ
Ya petrol 80 dolar olursa!
Petrol fiyatları tekrardan tırmanışa geçti ve...
Doğan HEPER
Vekile 7 milyar lira yeter
186 milletvekilinin kredi kartı bankalar tara...
Semih İDİZ
Bakü'de kritik zirve
Kardeşlik bağları nedeniyle zaten önemsediğim...
Mehmet Y. YILMAZ
Vali'nin gezisi ve Başbakan'ın annesinin hastanesi!
İzmir Valisi Yusuf Ziya Göksu'nun, Halis Topr...
Hasan PULUR
'Kör Öfke' ve Dışişleri Bakanı...
RECEP Bilginer'in vefatından sonra yazdığımız...
Derya SAZAK
Milletvekili avukatlık yapar mı?
TBMM tatile girmeden önce CHP-AKP milletvekil...
Meral TAMER
Demirel arşivimden seçmeler...
Yıllar içinde Demirel ailesiyle ilgili kabarı...
Güngör URAS
Ereğli'yi satmak için "en kötü zaman"
Ereğli'yi en "satılamayacak" zamanda yabancıl...
Serpil YILMAZ
TMSF Bayraktar'ın mallarına da tedbir koydu
Operasyonun Demirel ailesini ilgilendiren boy...
M. Ali BİRAND
AB ertelemez, bize erteletir(!)
Siz bu satırları okurken Avrupa Komisyonu Tür...

© 2005 Milliyet