|
 |
|
|
'Bu o adam, eminiz'
1979'da, Tahran'daki ABD Büyükelçiliği baskınında rehin tutulan Amerikalılar, şimdi İran Cumhurbaşkanı olan Ahmedinecad'ın eylemin elebaşıları arasında olduğunu teşhis ettiler
DIŞ HABERLER SERVİSİ
İran'ın yeni Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad'ın, 4 Kasım 1979'da ABD'nin Tahran Büyükelçiliği'ne düzenlenen baskında yer alan etkili bir militan olduğu ileri sürüldü. 444 gün radikal İslamcı militanların elinde rehin kalan 52 Amerikalı elçilik personelinden 5'i Ahmedinecad'ı televizyon ve yazılı basındaki görüntülerinden tanıdıklarını iddia etti. Halen ABD'nin çeşitli eyaletlerinde yaşayan eski personeller, Ahmedinecad'ın yüzünü, davranışlarını ve bakışlarını aradan geçen 26 yıla rağmen hiç unutmadıklarını, tamamen kılık değiştirse, bıyığını ve sakalını kesip saçlarını sarıya boyatsa ve gözalıcı kıyafetler dahi giyse yine de teşhis edebileceklerini vurguladılar.
ABD ile İran arasında tüm diplomatik ilişkilerin kesilmesine yol açan baskın sırasında elçilikte görevli olan personelden Chuck Scott, David Roeder, William J. Daugherty, Donald A. Sharer ile Kevin Hermening, AP'ye yaptıkları açıklamada Ahmedinecad'ı tanıdıklarını belirttiler. Thomas E. Schaefer adlı bir başka personel ise kendisini rehin alanlardan biri olarak Ahmedinecad'ın ismi ve yüzünü hatırlayamadığını söyledi.
'Ben yoktum' demiş
Ahmedinecad'ın yardımcılarından Meisan Rowhani, AP'nin Tahran bürosuna yaptığı açıklamada, özel görüşmelerinden birinde Cumhurbaşkanı'na ABD elçiliğine baskın eylemine karışıp karışmadığı yönünde bir soru yöneltildiğini ve Ahmedinecad'ın "Hayır karışmadım. O zaman böyle bir iş yaparsak dünya bizi yutar diye düşünüyordum" karşılığını verdiğini söyledi. Rowhani, Ahmedinecad'ın daha sonra baskınla ilgili görüşünü İslam Cumhuriyeti'nin kurucusu Ayetullah Humeyni'nin eyleme onay vermesi üzerine değiştirdiğini ancak yine de eyleme katılmadığını belirtti. ABD elçiliğini basan öğrencilerin liderlerinden Abbas Abdi ve Bijan Abidi de, Ahmedinecad'ın baskına katılmadığını söylediler.
1979 İslam Devrimi'nden sonra ABD'ye kaçan Şah Rıza Pehlevi'nin iade edilmesi için düzenlenen elçilik baskını sırasında Mahmud Ahmedinecad'ın 23 yaşında bir üniversite öğrencisi olduğu ve baskında başrölü oynayan radikal öğrencilerin oluşturduğu derneğin kurucuları arasında yer aldığı belirtiliyor.
Ahmedinecad'ı tanıyan ve birbirleriyle elektronik posta yoluyla haberleşerek hafızalarını tazeleyen 5 eski Amerikalı rehine AP'ye şunları anlattı:
CHUCK SCOTT (73 yaşında emekli albay, Georgia'da yaşıyor): Resimlerini görür görmez tanıdım. Bunun, o nesebi belirsiz çocuk olduğunu hemen anladım. Baskının 3 elebaşından biriydi. İran'ın yeni cumhurbaşkanı bir terörist. Beni sorgulayanlar arasında da vardı. Hatta 1980'de Evin cezaevinde de gördüm. Volta atmamıza izin veren bir gardiyanı haşladı.
DAVID ROEDER (Kuzey Carolina'da yaşıyor): Garanti ederim ki o rehin alanlar arasındaydı. Benim sorguma katılmıştı. ABD'deki oğlumu kaçırıp el ve ayak parmaklarını birer birer keserek karıma göndereceklerini söylediler.
WILLIAM J. DAUGHERTY (eski CIA ajanı, Savannah'ta oturuyor): Baskın krizi sırasında arabuluculuk yapan Vatikan temsilcisine eşlik ediyordu. Böyle birini unutmak imkânsız. Davranışları, etrafa emir verişi ve diğerlerinden biraz yaşlı oluşu elebaşı olduğunu gösteriyordu.
DONALD A. SHARER (64 yaşında emekli deniz binbaşı, Iowa'da yaşıyor): Sorguculardan biri olarak tanıdım. Çok zalimdi.
KEVİN HERMENING (baskın sırasında elçilik kapısında nöbet tutmakta olan deniz piyadesi, Wisconsin'de oturuyor): Beni sorgulayanlar arasındaydı. Önemli belgelerin saklandığı kasaların yerlerini öğrenmek istediler. Ahmedinecad, ötekilerine göre düzgün İngilizce konuşuyordu. Tehditkâr ve düşmanca davranıyordu.
Erdoğan: İran'daki halk iradesi
Erdoğan, Bakü'ye giderken İran seçimlerinin bölgedeki istikrarı nasıl etkileyeceğinin sorulması üzerine, şu yorumu yaptı:
"Bunun değerlendirmesini şu anda yapmayı doğru bulmuyorum. Burada bir seçim vardı. Herkes farklı netice beklerken daha farklı netice doğdu. Seçime katılan halkın iradesidir. Ben bu halkın iradesini beğenmiyorum deme hakkına sahip değilim. Hem demokrasi diyeceğiz hem de halkın iradesine ters bir tavır içine gireceksiniz. Ben bunu anlamakta güçlük çekerim."
|
|
|

|