Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 01 Temmuz 2005 / Cuma  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İzmir'in salonları boş

Satır Arası / Deniz Sipahi

Uğur Altunay'ın yazısını aynen yayınlıyorum.
Kendi yorumumu sona saklayaram...
"Daha önce Ziya Gökalp Sanat ve Kültür Sarayı'nda film göstermekte olan Tayfun Bey, sık sık izleyici gelmeyişinden yakınıyor ve 'Acaba daha merkezi bir yere taşınsak izleyici sayısı artar mı?' diye soruyordu.
Doğrusunu söylemek gerekirse, iyimser değildim, çünkü Ziya Gökalp ilk deneyim değildi.
Kendisi daha önce de Buca Eğitim Fakültesi'nin tam karşısında yıllarca sinema salonu işletmişti; festivallerde ödüller almış pek çok film, hem de ilk vizyon olarak o sinemada gösteriliyordu, ancak en çok izleyici geldiğinde bile beş yüz kişilik salonun ancak beş koltuğu doluyordu.
Dolayısıyla, Tayfun Bey daha merkezi bir yere taşınma düşüncesini gündeme getirdiğinde, 'İnsanlar iyi filmlerden hoşlanmıyorlar. İzlemesi kolay, yormayan, basit filmlerden daha çok zevk alıyorlar. Bence merkezi bir yer izleyici sayısını artırmaz' demiştim.
Sözgelimi, Theo Angelopoulos'un 'Ulis'in Bakışı' adlı görkemli filmi, yıllar önce üstelik de İzmir Film Festivali kapsamında İzmir Sineması'nda ilk gösterildiği gece, salonun neredeyse tamamını dolduran izleyicilerin yarıdan çoğu film yarı bile olmadan salonu terketmişti.
Festival izleyicisi gibi film beğenisi gelişmiş insanların bile 'Ulis'in Bakışı' filmine hakettiği ilgiyi göstermemesi, insanların iyi filmleri sevmeyişinden başka bir tezle açıklanabilir mi?
* * *

GGK Sineması Bornova'nın göbeğindeyken ve Ege Üniversitesi gibi bir üniversiteye bu denli yakınken ve üniversite personeli ve öğrencileri bu yaz gecelerinde sinema yakınlarındaki çay bahçelerini, barları doldururken, GGK Sineması'nın seans başına ortalama izleyici sayısının 0.2 olması ve son iki gündür Fatih Akın güzelim Solino'suna bir tek kişinin bile gelmeyişi insanların iyi filmler izlemekten hoşlanmaması tezinden başka bir tezle açıklanabilir mi?
Bu listenin 200'ü aşkın üyesi var, yani sinemada gösterilen filmlerden liste yoluyla 200'den fazla kişi haberdar oluyor. İzmir'deki sinemalar içinde, GGK'den başka web sitesi olan ve sitesi düzenli güncellenen başka bir sinema yok. Sinemadaki film gösterimleri düzenli olarak Radikal, Cumhuriyet gibi gazeteler tarafından haber veriliyor. Üstelik bu gazetelerden bazıları film gösterimini her gün yazıyor. İzmir'in her yeri ve özellikle Bornova film gösterimiyle ilgili olarak düzenli afişleniyor.
Tüm bunlara karşın, seans başına ancak 0.2 kişinin (bir kişi bile değil) gelmesi ve son iki günde sıfır izleyicinin gelmesi, insanların iyi filmlere ilgi göstermemesinden başka bir tezle açıklanabilir mi?"
* * *

Sanat kültür ve sosyal hayatını araştırdığım bir dosyayı önümüzdeki yıl kitap haline getireceğim. Bu konuyu arşivlere de giderek dikkatlice araştırıyorum.
Uğur Altunay'ın da dikkat çektiği gibi İzmir'de birçok aktivitenin ilgi görmediğini, salonların boş kaldığını hem gözlemliyor, hem de duyuyorum.
Üzüntüm; geçmişte salonları dolduran İzmir'in artık popüler ve medyatik buluşmalarda doluluk yakalayabilmesi.

dsipahi@milliyet.com.tr




EGE
Emeklilik hakkında her şey
Yine sinek sivrisinek
Salyangoz ve tiyatro
İzmir'in salonları boş
Ne ekersek





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Banu Şen
Deniz Sipahi
Mustafa Tanyeri

© 2005 Milliyet