Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 01 Temmuz 2005 / Cuma  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ne ekersek

Sözün Ötesi / Mustafa Tanyeri

Fransa'daki referandum sonrası AB ile ilişkilerin tadı biraz kaçtı. İmtiyazlı ortaklık olarak adlandırılan devekuşu örneği ne kuş ne de deve olarak tanımlanabilecek bir statü yüksek sesle dile getirilmeye başlandı. AB'deki bazı çevreler bunu çok benimsediler. Ancak, bu konu Türkiye açısından hiçbir anlam taşımıyor ve taşımamalı. Bizim AB ile masaya oturduğumuz ilk günden bu yana hedefimiz belli. O da tam üyelik.
Müzakerelerde en kolaydan en zora doğru açılacak dosyaların en kalını tarım dosyası. Tarım hem topluluk müktesebatı hem de bütçesi içinde en büyük paya sahip. Avrupa Birliği için de hayati önem taşıyan hassas bir alan. Ortak tarım politikasına uyum açısından Türkiye'nin hem zamana hem de çok paraya ihtiyacı var.
* * *

Tarımın istihdamdaki payı Türkiye'de yüzde 34, AB de ise yüzde 6... GSMH içinde tarımın payı Türkiye'de yüzde 11.2. AB'de ise yüzde 1.8... Bu dengesizliklerin giderilmesi çok büyük kaynak ayrılmasını gerektiriyor. Dünya Ticaret Örgütü'nün kuruluşuna kadar geçen süreçte çok uzun yıllardır gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin arasındaki kıran kırana geçen çok taraflı ticaret görüşmelerinin en kritik anları tarımın tartışıldığı dönemlerdir. Çünkü dünya tarım ve gıda sektörünün geleceğinin ne kadar parlak olduğunun farkında. Geçmişte yapılan yanlışlıkların ve çarpık politikaların acısını çekiyoruz. Ancak, tarımın Türkiye ekonomisi açısından önemi ve gelecekteki kritik konumu dikkate alındığında çiftçi kesiminin sesine de kulak vermek gerekiyor. Kısa ve uzun vadede yapılması gerekenler var.
* * *

Her şeyden önce arazilerin miras yoluyla bölünmesinin önüne geçilmeli. Arazi sınıflaması yapılmalı. Erozyonu önleme çalışmalarıyla değerli tarım ve orman topraklarının kaybı önlenmeli. Çayır ve meraların artırılması, işletme esaslarının belirlenmesi gerekli. Su kaynaklarının ıslahı, su havzalarının, yeraltı su rezervlerinin korunması ve kirlenmesinin önlenmesi, sulama ve endüstriyel amaçlı su kullanımında tasarruf sağlayacak modern yöntemlere geçilmesi zorunludur.
* * *

Ekosistemler korunmalı, envanterleri çıkarılmalı, izlenmeli. Yerli flora ve faunanın genetik sınıflandırması yapılmalı. Genlerin korunması için bir organizasyon kurulmalı. Tohum ıslahı ve verimi yüksek yerli ırklar geliştirilmeli. Hastalık ve zararlılarla mücadelede biyolojik yöntemlere ağırlık verilmeli. Tarımda ucuz girdi temini yoluyla rekabet gücü ve ihracat potansiyeli arttırılmalı. Gıda güvenliği konusunun sıklıkla gündeme geldiği günümüz Türkiye'sinde gelecek nesillere daha sağlıklı bir tarıma dayalı sanayi yapısı oluşturacak adımlar atılmalı. Koruyucu veterinerlik hizmetleri ülke sathına yayılmalı, eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarına ağırlık verilmeli. Tarımda mühendislik hizmetlerine önem verilmeli. Mühendislik hizmeti alan işletmeler, devlet tarafından teşvik edilmeli.
Tarımın temel kuralını unutmayalım.
Ne ekersek onu biçeriz.

ege@milliyet.com.tr



EGE
Emeklilik hakkında her şey
Yine sinek sivrisinek
Salyangoz ve tiyatro
İzmir'in salonları boş
Ne ekersek





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Banu Şen
Deniz Sipahi
Mustafa Tanyeri

© 2005 Milliyet