Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 01 Temmuz 2005 / Cuma  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bacağa kurşun


Formula 1, Avrupa Şampiyonlar Ligi finali, Habitat, NATO Genel Kurulu, İslam Konferansı/Avrupa Birliği arasında kültürler buluşması toplantısı...
Her yıl düzenlenen sanat festivalleri gibi çok zor uluslararası büyük organizasyonları Türkiye başarıyla yapıyor.
Şimdi de iddialı bir etkinlik olan Dünya Mimarlar Kongresi düzenlenmekte. Turizmde müthiş bir ivme kazandı. İhracatını katlayarak büyütüyor.
Bir orkestra yönetimini ve düzenini gerektiren, AB ülkelerinin de üstesinden gelmekte zorlanabilecekleri evrensel olaylara imza atmaktan söz ediyoruz...
Ama...
Aynı Türkiye, AB için yaptıklarını, gerçekleştirdiği önemli reformları, uyum sürecinin çetin aşamalarını anlatan bir belgesel film disketi, bir broşür bile hazırlayabilmiş değil.
AB toplumları sizi tanımıyor.
Siz de tanıtmak için parmağınızı oynatmıyorsunuz.
.........................
Yukarıdaki görüşleri, AB'deki Türkiye dostlarından yansıttım.
Sürdürüyorum.
Maastricht Kriterleri gereği, Türkiye'nin enflasyonunu yüzde 10'un altına çektiği... Dünyada Çin'i dahi aşan en büyük büyüme hızını yakaladığı... Dış ticaret hacminin 100 milyar doları aşarak, 150 milyar dolara doğru tırmanmakta olduğu bilinmiyor.
Yoksul ve geri kalmış bir Ortadoğu ülkesinin ekonomik salgın hastalığıyla Türkiye'nin Avrupa'yı tehdit edebileceği korkusu var.
Hasta Adam'ın yoğun bakım odası olmak istemiyor AB toplumları...
Kopenhag Kriterleri doğrultusunda Türkiye'nin, Anayasa ve yasalarında yaptığı değişimler, uyum yasaları süreci de bilinmiyor.
Yani... Demokraside kalitenin yükseltilmesi, insan hakları ve kültürel haklarda alınan mesafeler, azınlıklar hukukundaki ayrıkotlarının temizlenişi, azınlık hukuku ve dinlerin özgürlüğü, bu bağlamda laisizm ilkeleri de yeterince bilinmiyor.
Türkiye'ye, Ortadoğu'nun bağnaz devletlerinden biri olarak önyargı damgası basılmış.
Sanılarla kötü bir demokrasi sicili yazılı zihinlerde...
Laik değil, ılımlı ve kendine özgü bir demokrasi ile yönetilen Türkiye imajı çizilmiş.
Atatürk reformları bile diktatörün halka rağmen jakoben dayatmalarıymış gibi gerçekler çarpıtılarak Avrupa'ya yansıtılmış.
Hıristiyan Avrupa söyleminin yükselişi, AB'ye Türkiye'nin girişiyle Müslüman agresif yayılma olasılığına karşı, savunma güdüsüyle oluşmakta.
Laik Türkiye anayasal gerçeği vurgulanmış değil.
............................
"AB'li Türkiye" sürecinde yapılanların, belgesel filmler, broşürler, kitaplarla AB toplumlarına yansıtılması gerek.
Türkiye'yi konu alan ve bu topraklardaki uygarlığı yansıtan uzun metrajlı filmler, bir zamanlar Mısır'ın Firavun dizileriyle yaptığı gibi kitaplar, usta sanatçılarla sunulmalı.
Olumlu Türkiye rüzgârları estirilmeli.
Toplumlar kazanılarak, yönetimlerin işleri kolaylaştırılmalı.
...........................
3 Ekim'e kadar böyle sıkı bir tanıtım kampanyasına ihtiyaç var.
Ayrıca... Türkiye insanı da AB'yi tam olarak tanımıyor ve bilmiyor.
AB'nin bazı uyarıları, bilgilenme ve iletişim noksanı nedeniyle içeride olumsuz karşılanıyor.
Tepkiler oluşuyor.
Kamuoyu araştırmaları, Türkiye'nin AB üyeliğini destekleyen Türk insanında da grafiğin inişte olduğunu ortaya koymakta.
Öte yandan, AB kendi içinde problemli.
Geleceği henüz belirsiz.
Bu nedenle de hem AB toplumlarında, hem Türkiye insanında karamsarlık genişlemekte.
Türkiye'nin iletişim ve tanıtım kampanyası, şu duyarlı süreçte özellikle önemli.
...........................
Böylesine duyarlı takvim yapraklarına, gündem maddesi diye AB'de tüyleri diken diken edecek türban, imam hatipliler dayatması ve polemikleri, Kuran kursları gibi konuları yüklemek hele bunların kavgasını çıkarmak anlaşılır şey değil.
AKP, 17 Aralık'ın ve 29 Haziran'ın keyfini çıkaracak yerde, böyle tehlikeli gündem maddeleriyle kendi bacağına kurşun sıkıyor.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Farklı bir Atatürkçü
TOKTAMIŞ Ateş Hoca gerçekten çok farklı bir A...
Çetin ALTAN
Dünyanın "dinsel haritası"nı nasıl değerlendirmeli?
Buzlanmış beyinler penceresinden görünen düny...
Melih AŞIK
Yalan rüzgârı!
İzmir Valisi Yusuf Ziya Göksu, eşiyle Londra'...
Fikret BİLA
Baykal: Bu Başbakan valiye hesap soramaz
İzmir Valisi Yusuf Ziya Göksu'nun, batan Topr...
Hasan CEMAL
Yol ince ve uzun ama...
Avrupa Birliği-Türkiye ilişkilerinin yıllardı...
Güneri CIVAOĞLU
Bacağa kurşun
Formula 1, Avrupa Şampiyonlar Ligi finali, Ha...
Abbas GÜÇLÜ
Moskova artık ürkütmüyor, aksine...
Öğrenciliğimizde Moskova'yı bırakın dile geti...
Hurşit GÜNEŞ
Büyüme vites küçülttü
Dün açıklanan 2005 yılının ilk çeyrek büyüme ...
Semih İDİZ
Yasak olmasa da ABD'ye gönderirdim
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Üniversiteler...
Sami KOHEN
Önemli olan başlamak...
AB Komisyonu'nun "müzakere çerçevesi" belgesi...
Mehmet Y. YILMAZ
İmam hatip meselesi ve bir okur mektubu
İmam hatip liseleri ile ilgili tartışmalar üz...
Faik ÖZTRAK
Kayıt dışı istihdamla işsizliği çözmek
Bu yılın ilk üç ayına ait imalat sanayii veri...
Hasan PULUR
Hukuk herkese lazımdır ama...
ESKİ Cumhurbaşkanı Demirel, kardeşi Şevket De...
Derya SAZAK
Evinizde uyuyun
Bakan, Sisam'da eşiyle uyudu! Türk-Yunan Foru...
Meral TAMER
İzmir Valisi, AKP'nin kuyusunu kazıyor
İnanamıyorum. AKP Hükümeti'nin Sanayi Bakanı ...
Ece TEMELKURAN
Küresel ve kişisel
Belki birçok kişi "havalı" olanın bir yerlerd...
Güngör URAS
Halkımızın parası tükendi
Büyüme yavaşladı. Büyüme yavaşladı demek, üre...
M. Ali BİRAND
İki seçeneğimiz var: Kavga veya anlayış
Önümüzdeki dönemde, Avrupa Birliği ile son de...

© 2005 Milliyet