Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 01 Temmuz 2005 / Cuma  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kayıt dışı istihdamla işsizliği çözmek


Bu yılın ilk üç ayına ait imalat sanayii verileri yayımlandı. Bu verileri reel kur ve kayıt dışı istihdamdaki gelişmeleri de dikkate alarak değerlendirmek gerekiyor.
İlk üç aylık dönemde reel efektif kur endeksinin, yani TL'nin yabancı paralar karşısındaki değerinin, son iki yılın en yüksek seviyesine yükseldiği dikkati çekiyor.
İmalat sanayiine ilişkin veriler kamu ve özel kesimin bu gelişmeye nasıl cevap verdiğini gösteriyor.
Özel imalat sanayii rekabet baskısına, ağırlıklı olarak çalışan kişi başına kazançlardaki reel artışı düşürerek, kısmen de çalışan sayısındaki artış hızını yavaşlatmak suretiyle kişi başına verimlilik artışını bir miktar hızlandırarak cevap vermiş.
Diğer taraftan yine geçen hafta yayımlanan istihdam verilerinden elde edilen tarım dışındaki ücretli kesimde kayıt dışı istihdamda önemli bir artış dikkati çekiyor. Devlette kayıt dışı istihdam olamayacağına göre bu artış özel kesimden kaynaklanıyor. Dolayısıyla rekabet baskısı karşısında özel kesim kayıt dışı istihdamı artırmış. Kayıt dışılık, istihdam artışının rekabet baskısına rağmen sürmesini sağlamış.
Kamu imalat sanayiinde ise aynı dönemde, çalışan başına reel kazançlar önemli ölçüde artarken, çalışan sayısı önemli ölçüde azaltılarak verimlilikte hızlı bir artış sağlanmış. Kamuda verimlilik artışı, özel kesimin çok üstünde olmasına rağmen, ücretteki artışı telafi edememiş. Kurdaki gelişmeyi de dikkate alırsak, bu durum kamuda bir rekabet kaybına işaret ediyor. Özetlersek, kurdaki gelişmelerin yarattığı rekabet baskısına özel kesim, reel ücret artışlarını yavaşlatarak ve kayıt dışı istihdamı artırarak cevap verirken, kamu kesimi her iki stratejiyi de uygulayamamış. Sonuçta kamuda istihdam azalışı önemli ölçüde hızlanırken, özel kesimde istihdam artışı, önceki dönemlere göre hızı azalsa da, sürmüş.
Burada sorulması gereken soru, özel kesimdeki durumun ne kadar sürdürülebilir olduğu. Bir başka ifadeyle kayıt dışılığı artırarak ve reel ücretleri baskı altında tutarak istihdam yaratabilme süreci ne kadar sürecek?
TL'nin aşırı değer kazanması finans sektöründeki yerli ve yabancıların yüzünü güldürüyor. Bu da hükümeti rehavete sevk ediyor.
Ancak bu durum ekonominin diğer sektörlerinde kalıcı sorunlar yaratıyor. Kayıt dışı istihdamdaki artış prim ve vergi kaybı yoluyla hem sosyal güvenlik kuruluşlarının hem de kamunun açıklarını da artırıyor. Ücretlerin baskı altında tutulması ve sosyal güvence eksikliği sosyal tansiyonu yükseltiyor. İstihdam artışlarının sınırlı olması işsizlik sorununun çözümünü güçleştiriyor. Küçük ve orta ölçekli işletmeler üretim sürecinin dışına itiliyor. Üretim yavaşlarken dış açık artmaya devam ediyor.
Mevcut uluslararası koşullar Türkiye'de de yapısal değişimi zorluyor. Ancak burada daha çok kendi haline bırakılmış bir gidiş dikkati çekiyor.
Değişimin önünde durmak mümkün değil. Ancak bunun kırıp dökmeden, kontrollü ve sürekli bir biçimde olması gerekiyor. Bunun için ekonomide kapsamlı program ve yaklaşımların hızla ve uyum içinde uygulanması lazım. Uluslararası sermaye hareketlerini, kur artışlarındaki aşırılıkları törpüleyecek şekilde yönetirken, emek piyasasının esnekliğini artırmak amacıyla, istihdam üzerindeki yükleri düşürecek, üretim maliyetlerini aşağı çekecek, yatırım ortamını geliştirecek yapısal reformların hızlandırılması kaçınılmaz hale gelmiş durumda.




foztrak@yahoo.com








Taha AKYOL
Farklı bir Atatürkçü
TOKTAMIŞ Ateş Hoca gerçekten çok farklı bir A...
Çetin ALTAN
Dünyanın "dinsel haritası"nı nasıl değerlendirmeli?
Buzlanmış beyinler penceresinden görünen düny...
Melih AŞIK
Yalan rüzgârı!
İzmir Valisi Yusuf Ziya Göksu, eşiyle Londra'...
Fikret BİLA
Baykal: Bu Başbakan valiye hesap soramaz
İzmir Valisi Yusuf Ziya Göksu'nun, batan Topr...
Hasan CEMAL
Yol ince ve uzun ama...
Avrupa Birliği-Türkiye ilişkilerinin yıllardı...
Güneri CIVAOĞLU
Bacağa kurşun
Formula 1, Avrupa Şampiyonlar Ligi finali, Ha...
Abbas GÜÇLÜ
Moskova artık ürkütmüyor, aksine...
Öğrenciliğimizde Moskova'yı bırakın dile geti...
Hurşit GÜNEŞ
Büyüme vites küçülttü
Dün açıklanan 2005 yılının ilk çeyrek büyüme ...
Semih İDİZ
Yasak olmasa da ABD'ye gönderirdim
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Üniversiteler...
Sami KOHEN
Önemli olan başlamak...
AB Komisyonu'nun "müzakere çerçevesi" belgesi...
Mehmet Y. YILMAZ
İmam hatip meselesi ve bir okur mektubu
İmam hatip liseleri ile ilgili tartışmalar üz...
Faik ÖZTRAK
Kayıt dışı istihdamla işsizliği çözmek
Bu yılın ilk üç ayına ait imalat sanayii veri...
Hasan PULUR
Hukuk herkese lazımdır ama...
ESKİ Cumhurbaşkanı Demirel, kardeşi Şevket De...
Derya SAZAK
Evinizde uyuyun
Bakan, Sisam'da eşiyle uyudu! Türk-Yunan Foru...
Meral TAMER
İzmir Valisi, AKP'nin kuyusunu kazıyor
İnanamıyorum. AKP Hükümeti'nin Sanayi Bakanı ...
Ece TEMELKURAN
Küresel ve kişisel
Belki birçok kişi "havalı" olanın bir yerlerd...
Güngör URAS
Halkımızın parası tükendi
Büyüme yavaşladı. Büyüme yavaşladı demek, üre...
M. Ali BİRAND
İki seçeneğimiz var: Kavga veya anlayış
Önümüzdeki dönemde, Avrupa Birliği ile son de...

© 2005 Milliyet