|
 |
|
|
Herkes kendi kapısının önünde devrim yapsa:
Küresel ve kişisel
Belki birçok kişi "havalı" olanın bir yerlerden bilet parası bulup, bütün dünya muhaliflerinin toplandığı sosyal forumlara gidip oralarda eylem yapmak olduğunu sanıyor. Belki birçokları, Türkiye'de de tıpkı o sosyal forumlar gibi "karnavalımsı" gösteriler düzenlemeyi en "accayip" eylem sanıyor.
Belki birçokları buralarda heyecan verici şeyler olmayacağını, yapılamayacağını, bu toprakların değişim, daha insanca bir hayata doğru dönüşüm bakımından "ölü topraklar" olduğuna inanıyor. Kısmen haklı olabilirler. Ama kimilerimiz kısmen yanılıyor da olabilirler...
Karnaval benzeri eylemler
Hayat nasıl değişecek? Dünya, nasıl? Bütün dünya bu soruyu sorarken bu ülke, Türkçe olarak buna nasıl bir cevap verecek? Bütün dünyada kıpırdanan, vahşi neoliberalizme karşı insanlığın tarafında yer alan hareketlenmeye bu memleket kendi dilinde nasıl bir karşılık verecek?
Kötü ilkokul kompozisyon klişelerinden biridir "Herkes kendi evinin önünü temizlese bütün şehir temizlenir" cümlesi. Hep merak ederdim ben: Peki toplanan bütün çöpler nereye gidecek? Galiba bu, sorunun "küresel" kısmı: Toplamda sistem ne zaman ve nasıl değişecek? Ama dünyada gelişen muhalif toplumsal hareketler açısından bugün, bu soruyu sormak için çok erken.
Bugün sorulacak soru: Biz kendi evimizin önünü temizleyebiliyor muyuz? Hakikaten de Brezilya'ya, Hindistan'a gidip orada bütün dünyadan sizin gibi "memnuniyetsiz" insanları görmek müthiş heyecan verici bir şey. Hakikaten de, tıpkı Avrupa sokaklarındaki gibi karnaval benzeri eylemler düzenlemek de acayip bir şey.
Ama hayatın içinde, tam içinde ne oluyor? Evimizin önünü temizlemeden bütün ülkenin temizliğiyle ilgili fikirler yürütmek dünyayı değiştirmek fikrini daha baştan olanaksızlaştırmak, mitleştirmek ve dolayısıyla kendimizden uzağa itmek değil mi?
İstanbul'da vapurları kaldırıp yerine deniz otobüsleri koymak istiyorlar. Denizin karnını yararak geçen o hızlı makineleri koymak istiyorlar hatıralar yerine. Denizin bile midesini bulandırıyor o hızlı makineler. Denizi, deniz tutuyor deniz otobüslerinin hızı ve hissizliği yüzünden!
Müzisyen Kazım Koyuncu'yu kaybettik. O, Karadeniz'de radyasyon yayılırken "Bak, ben çay içiyorum, hiçbir şey olmuyor" diyen pişkin siyasi iktidarın kurbanı oldu. Kurbanlardan sadece biri. Kazım Koyuncu, Çernobil Santralı patladıktan sonra Karadeniz'de kanser taraması yapılmasını engelleyen siyasi iktidarın öldürdüğü bir adam.
Hormonlu çilek yedikleri için üç yaşında ergenlik belirtileri gösteren kızların haberlerini veriyor televizyonlar. Daha çok satmak, daha çok para kazanmak için açgözlülükten gözleri dönmüş adamların kurbanı onlar da. Daha çok hız, daha çok para, daha çok çilek... Hepsi hepsi bu.
Çileklerin, çay içen pişkinlerin, vapurları batırmak isteyenlerin peşine düşerek başlar evinin önünü temizlemek. Dünyayı kurtarmak böyle başlar.
İnsanlığın tümörleri
Önceki günkü yazıda insanlığın henüz "tümörsüz bir muhalif hareket" icat edemediğini yazmıştım; bu tümörün "iktidar isteminden" kaynaklandığını. Dünya ve tarih, şimdi küçük küçük hareketlerden bir büyük hareket yaratmaya çalışıyor. Herkesin kendi evinin önünden başlayan, tümevarımla bütün dünyanın değiştirileceği, insanların değiştirirken değişeceği bir hareket. Dünya bunun hayalini kuruyor şimdi. Herkesin kendi Karadeniz'inin hesabını sorduğu, herkesin kendi çileklerini sağalttığı, herkesin kendi vapurlarına sahip çıktığı ve giderek bütün hayatın ağır ağır değiştiği bir dünya. Dünya böyle bir dünyayı istiyor şimdi...
ecetem@hotmail.com
|
|
|


 | Taha AKYOL | | Farklı bir Atatürkçü TOKTAMIŞ Ateş Hoca gerçekten çok farklı bir A... | |  | Çetin ALTAN | | Dünyanın "dinsel haritası"nı nasıl değerlendirmeli? Buzlanmış beyinler penceresinden görünen düny... | |  | Melih AŞIK | | Yalan rüzgârı! İzmir Valisi Yusuf Ziya Göksu, eşiyle Londra'... | |  | Fikret BİLA | | Baykal: Bu Başbakan valiye hesap soramaz İzmir Valisi Yusuf Ziya Göksu'nun, batan Topr... | |  | Hasan CEMAL | | Yol ince ve uzun ama... Avrupa Birliği-Türkiye ilişkilerinin yıllardı... | |  | Güneri CIVAOĞLU | | Bacağa kurşun Formula 1, Avrupa Şampiyonlar Ligi finali, Ha... | |  | Abbas GÜÇLÜ | | Moskova artık ürkütmüyor, aksine... Öğrenciliğimizde Moskova'yı bırakın dile geti... | |  | Hurşit GÜNEŞ | | Büyüme vites küçülttü Dün açıklanan 2005 yılının ilk çeyrek büyüme ... | |  | Semih İDİZ | | Yasak olmasa da ABD'ye gönderirdim Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Üniversiteler... | |  | Sami KOHEN | | Önemli olan başlamak... AB Komisyonu'nun "müzakere çerçevesi" belgesi... | |  | Mehmet Y. YILMAZ | | İmam hatip meselesi ve bir okur mektubu İmam hatip liseleri ile ilgili tartışmalar üz... | |  | Faik ÖZTRAK | | Kayıt dışı istihdamla işsizliği çözmek Bu yılın ilk üç ayına ait imalat sanayii veri... | |  | Hasan PULUR | | Hukuk herkese lazımdır ama... ESKİ Cumhurbaşkanı Demirel, kardeşi Şevket De... | |  | Derya SAZAK | | Evinizde uyuyun Bakan, Sisam'da eşiyle uyudu! Türk-Yunan Foru... | |  | Meral TAMER | | İzmir Valisi, AKP'nin kuyusunu kazıyor İnanamıyorum. AKP Hükümeti'nin Sanayi Bakanı ... | |  | Ece TEMELKURAN | | Küresel ve kişisel Belki birçok kişi "havalı" olanın bir yerlerd... | |  | Güngör URAS | | Halkımızın parası tükendi Büyüme yavaşladı. Büyüme yavaşladı demek, üre... | |  |  | M. Ali BİRAND | | İki seçeneğimiz var: Kavga veya anlayış Önümüzdeki dönemde, Avrupa Birliği ile son de... | |
|
|