Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 04 Temmuz 2005 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
'Yabancıyla yüzde 50 ortak olabiliriz'

Oyakbank'ın yabancı ortaklık tekliflerini değerlendirdiğini belirten Genel Müdür Hakan Eminsoy, bankayı 'milli banka' statüsünde görenlerin şaşırdığını söyledi. Eminsoy, OYAK Grubu'nun yabancı ortaklığa açık olduğunu belirtti

Finans Sohbetleri - KADİFE ŞAHİN

Son dönemlerde gerek bankacılıkta yaşanan gelişmeler gerekse de konunun çeşitli platformlarda tartışılması nedeniyle yabancıların Türk bankalarına olan ilgisi, ekonominin ana maddelerinden biri oldu.
Yabancı bankaların kendilerine de geldiğini bildiren Oyakbank Genel Müdürü Hakan Eminsoy, konuya yaklaşımları hakkında bilgi verirken, tartışmalara da yeni bir boyut kazandırdı.
Türk bankalarının yabancı bankalar ile ortaklık işini 'bir ihtiyaç haline getirdiğini' ifade eden Eminsoy, Oyakbank'ın bir sermaye ihtiyaçı olmadan, bir iş modeli olarak bankayı büyütme stratejisinde yabancı ortaklığa açık olduğunu söyledi.
Oyakbank'ın yabancılardan gelen teklifleri değerlendirdiğinin duyulduğu ortamlarda milli bankacılığa değinilerek 'Siz de mi görüşüyorsunuz, bazıları da milli kalmalı' tepkileriyle karşılaştıklarını ifade eden Eminsoy, Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) bankası Oyakbank'ın hisselerinin çoğunluğunu satmayı değil, yüzde 50 - 50 ortaklığı düşündüğünü söyledi.

'En iyi örneğiz'
OYAK Grubu'nun 20 - 30 yıldır yabancı ortaklık konusunda Türkiye'deki en iyi örneklerden biri olduğunu söyleyen Eminsoy, şöyle konuştu:
"Oyakbank, yabancıların cidddi şekilde yatırım yaptığı bir piyasada rekabet edebilecektir. Buna inanıyorum. Geçmişte yabancılarla görüşmelerimiz oldu. Yabancı ilgisi bizim bankamız için de geçerli. Grubumuz böyle bir duruma ticari olarak kapalı değil. 'Yabancı ortaklık düşünmüyoruz' diye bir karar ve düşüncemiz yok.
Genelde yabancı bankaların Türkiye'ye olan ilgisi gündeme geldiğinde 'Siz de mi görüşüyorsunuz?' diye şaşırma olabiliyor. Ben de 'OYAK'ın sahibi olduğu bir bankanın yabancılarla görüşmesine niçin şaşırıyorsunuz? Böyle bir şey olmamalı mı?' diyorum. O zaman 'Bazıları da milli banka olarak kalmalı' diyorlar. Milli banka ayrı bir model. OYAK'ın yapısına baktığınız zaman Türkiye'de ortaklık kültürüne yabancılarla olma anlamında OYAK en güzel örneklerden biridir. Bunun bankada olmaması için hiçbir sebep yok. Yeter ki ticari olsun."

'İnisiyatifi vermeyiz'
OYAK Grubu'nun oluşturduğu prensipler ışığında bu kararların alındığını ifade eden Oyakbank Genel Müdürü Eminsoy, "Banka için bir ortaklık düşünülebilir, satmak değil. Bu ortaklıktan da beklenti ticari olarak daha başarılı, daha büyük bir bankacılık modeline ulaşmaktır" dedi.
Bugün Türk bankacılığında yabancı bankaların, sermeye ihtiyacı duyulması, banka fiyatlarının çok iyi noktalara gelmesi ve psikolojik faktör etkisiyle 'Diğerleri satıyor, ben niye kalıyorum' düşüncesiyle istendiğini söyleyen Eminsoy, şöyle konuştu:
"Oyakbank'ın sermaye veya kaynak sıkıntısı yok. Yabancı ortaklığı bankayı daha büyük bir banka yapabilmek için istiyoruz. Bunda da temel şart minimum yüzde 50 ortaklıktır. Aslında bu ülkemiz için de bir şans çünkü ülkemizde bazı bankalar genelde bu ortaklık işini ihtiyaç haline getiriyorlar. O zaman da iş ortaklık olmaktan çıkıyor, gerçek anlamda tamamen satışa dönüşüyor. İnsanların, kamu otoritesinin de aklına 'İnisiyatif yabancılara geçiyor, kaybediyoruz' endişesi geliyor. Bizim arayışımızda böyle bir şey söz konusu değil. İnisiyatifin kaybedilmesi, devredilmesi veya tamamen çıkılması diye bir şey söz konusu değil. Bugün OYAK'ın ortaklıklarında OYAK nasıl hakkaniyete uygun olarak söz sahibi ise banka için de bu geçerli olacaktır."

'Koruma, iş modeli ile olur'
Türkiye'de yabancıların bankacılıktaki payının yasa ile kısıtlanmasını gerçekci bulmadığını söyleyen Eminsoy, oransal kısıtlama getirilse bile bunun koruyucu olmaktan uzak olacağını söyledi. "Piyasamızı korumamız için yapmamız gereken ihtiyaç haline gelmeden, iş modellerini sürdürülebilir hale getirmektir" diyen Eminsoy, şöyle devam etti: "İhtiyaç haline gelme'den kastım şu; bazı bankalarımız yabancı ortaklığı bir ihtiyaç olarak görüyorlar. Bu hale gelmeden bu konuları görüşmeliyiz ki inisiyatif tamamen yabancılarda olmasın. ATM ve POS makineleri paylaşılmıyor olmasından, kredi kartı rekabetine, aklınıza ne gelirse hepsinde bizde bol bol var. Üstelik bunu yapan sektör bunları rahatlıkla finanse de edemiyor. Ticari olarak kârlılığını ortaya koyamamış bir sektör. Eğer biz piyasamızı korumak istiyorsak bu hataları yapmamız lazım, korumayı kanuni düzenleme noktasına getirmeden. Oran koymak, acizlik göstergesi olabilir."

"Büyük olursanız yabancı gelmez"
'Türkiye'de ulusal bankacılık anlayışı nasıl devam etmeli? Bu alanda bir koruma olmalı mı?' Eminsoy şöyle yanıtladı: "Ulusal banka veya milli banka kavramları tartışıldığında ticari hayatta böyle bir iş modeli yok. Milli banka sonucunu doğuran iş modelleri var. Yeterince büyük olursunuz, piyasa hakimiyetiniz ezici oranda olur, dolayısıyla o sonuca varırsınız. Örneğini verdiğiniz Avrupa'daki gelişmiş ülkelerdeki bankacılık böyledir. O ülkelerin bazı bankaları öyle büyümüşler ki yabancı bir bankanın oraya girme ihtimali kalmamıştır. Haliyle de onların piyasaları yabancılara kapalı hale gelmiş. Yoksa onlar milli banka olduklarından değil."




EKONOMİ
'Yabancıyla yüzde 50 ortak olabiliriz'
'Düşük faizli kartı tercih edin'
'İhlas mudileri mağdur durumda'
Memurun 3 yıllık zammı belli
Özelleştirme tasarısı Meclis'ten geçti
Hükümet sosyal güvenlikte sözünü tutamadı
Avrupa Birliği ile ticarette açık azalıyor






Güngör URAS
'Ver teşvik' - Al teşvik 'Yap kanun, - Al kanun
Mülkiye'de hocalarımız bizi zehirledi. Bize a...
Yaman TÖRÜNER
Hap iyi geliyor mu?
İlaç fiyatları konusundaki tartışmalar sürüyo...


© 2005 Milliyet