Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 04 Temmuz 2005 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Irak'ın dağılma süreci hızlanıyor


Son dönemde neredeyse tümüyle AB ile ilişkilerimize kitlenerek Irak'ı radarlarımızdan çıkardık. Oysa bu ülkedeki gelişmeler Türkiye'yi çok yakından ilgilendirmeye devam ediyor. Kürtlerin çoğu kez yasal olmayan yollardan iktidarlarını güçlendirmeye devam ettikleri Kuzey Irak'taki gelişmeler ise özellikle ilginç.
Örneğin, bölgedeki asıl güç olarak ortaya çıkmaya başlayan Barzan aşiretinin Kerkük'e dönük demografik oyunlarının şu veya bu şekilde devam ettiğini bizzat Amerikan basınından öğreniyoruz. Şehrin Türkmen ve Arap nüfuslarına karşı ağır bir baskı ve yıldırma politikasının devrede olduğunu çeşitli Batılı kaynaklar da doğruluyor.

Türkiye seyirci kalır
Türkiye'nin bu gelişmelere seyirci kalmaktan başka çaresi olmadığını da görüyoruz. Bu durumu değiştirebilecek faktörler ise ufukta görünmüyor. Bunun tezkerenin reddedilmesinden mi, yoksa başka nedenlerden mi olduğunu artık bize tarihçiler anlatacaklardır.
Türkiye'nin çaresizce izlediği ve Kuzey Irak'taki gelişmelerle doğrudan ilgili olan bir diğer yer ise, Şiilerin çoğunlukta oldukları Güney Irak. Buradaki gelişmeler de Türkiye'nin Irak'a dönük temel yaklaşımına ters düşüyor. Zira, bölgeden gelen haberlere bakılacak olursa, Şiilerin 'ayrılıkçı damarları' da depreşmeye başlamış.

Şiilere özerklik
New York Times gazetesinin bölgeden bildirdiğine göre, Şii önde gelenleri, 15 Ağustos'a kadar ortaya çıkması gereken yeni Irak Anayasası'nın, Basra çevresindeki petrol zengini bölgelerdeki Şiilere özerklik sağlamasını istiyorlar. İşin ilginç yanı, bu Şii önderlerin ağırlıklı olarak laik siyasetçilerden olmaları. Yani burada "İran yanlısı" ve "din eksenli" bir girişim söz konusu değil.
Bu önderlerin arasında, Amerikalıların başta "kendi adamları" diye destekledikleri, ardından fazla "bağımsız" olmaya başlayınca, "hırsız" diye kötüleyerek tutuklanmasını istedikleri, ancak sahneden bir türlü indiremedikleri Ahmed Çelebi de bulunuyor.
Şii önderlerinden Bakr al-Yasin adlı politikacı ise niyetlerini saklama gereği duymuyor.

Kürtler ilham veriyor
"Biz tüm ülkeyi başkente bağlayan merkezi sistemi yok etmek istiyoruz." Al-Yasin, 30 Haziran tarihli New York Times'ta yayımlanan demecinde aynen bunları söylüyor. Bunların, Kuzey Iraklı Kürtler açısından bayram edilecek sözler olduğunu anlamak için elbette ki dahi olmak gerekmiyor.
Şiiler de aslında ilham ve cesaretlerini, Kuzey Irak'taki gelişmelerden aldıklarını gizlemiyorlar. Örneğin, Al-Yasin, Irak'ın güneyinde çoğunlukta olan Şiiler için, tıpkı Kuzey Irak'ta olduğu gibi, bağımsız bir parlamento, özerk bakanlıklar ve kendi komutalarında olan bir savunma gücü istediklerini belirtiyor. Bunu söylerken de Kürtleri örnek gösteriyor. Zira Kürtler tüm bunları sağlamış bulunuyorlar.

Konfederal Irak
Bu arada, Ahmed Çelebi ile bir diğer önde gelen Şii lideri olan Şeyh Abdülkerim Muhammedavi'nin, yeni Irak Anayasası için ekimde yapılması planlanan referandum sırasında, "Şiilere otonomi" konusunu ele alacak paralel bir referandum için girişim başlattıkları belirtiliyor.
Bağdat'taki geçici hükümetin petrol bakanlığını elinde tutan Ahmed Çelebi'den bir türlü kurtulamamış olmaları, aslında Amerikalıların da bu gelişmeleri çaresizce izlediklerini ortaya koyuyor. Irak'taki karmaşa arttıkça, Washington Türkiye'nin bazı uyarılarının ne kadar doğru olduğunu gecikmeli olarak anlamaya başladı. Ama iş işten geçtikten sonra.
Başta 'federal' bir Irak fikrine dahi antipati ile bakan, daha sonra buna razı olan Ankara ise yakında kendisini "konfederal" bir Irak fikrine alıştırma durumuyla karşı karşıya kalabilir... Hatta, gelişmeler böyle devam ederse, "konfederal" bir Irak'ı bile arar hale gelebilir.

semihi@cnnturk.com.tr








Taha AKYOL
Çalınmış gençler...
ÖRGÜT ve tarikat tipi 'kabile'lerin çaldığı g...
Çetin ALTAN
Kozalak Memiş'in Latincesi
Memiş'in her zaman gömleği temiz, ayakkabılar...
Fikret BİLA
'PTT'nin T'siyken satsaydık makus talihimizi yenerdik'
Telekom denilince Tansu Çiller'i anımsamamak ...
Yasemin CONGAR
'Çuval' olayının yıldönümünde TSK ve ABD
Süleymaniye'de Türk askerlerinin başına çuval...
Semih İDİZ
Irak'ın dağılma süreci hızlanıyor
Son dönemde neredeyse tümüyle AB ile ilişkile...
Faik ÖZTRAK
Büyüme ve dış ticaret açığı
Geçen hafta açıklanan büyüme rakamlarına göre...
Hasan PULUR
İnsanın kafasını karıştırıyorlar...
GÜNDE dört beş gazete okuyan bir dostum, arad...
Ece TEMELKURAN
Pazartesi eşkıyaları
"Kusursuz standartlar ve eski moda dürüstlük!...
Yaman TÖRÜNER
Hap iyi geliyor mu?
İlaç fiyatları konusundaki tartışmalar sürüyo...
Güngör URAS
'Ver teşvik' - Al teşvik 'Yap kanun, - Al kanun
Mülkiye'de hocalarımız bizi zehirledi. Bize a...

© 2005 Milliyet