|
 |
|
|
Büyüme ve dış ticaret açığı
Geçen hafta açıklanan büyüme rakamlarına göre gayri safi yurtiçi hasıla (GSYİH) bu yılın ilk çeyreğinde geçen yılın birinci üç aylık dönemine göre yüzde 4.8 artmış. Grafikten de görüldüğü gibi, bu son bir buçuk yılda üç aylık dönemler itibariyle gerçekleşen en düşük büyüme hızı. Bu içinde bulunduğumuz yılda büyüme hızının yüzde beşi aşmayacağı beklentisine yol açıyor.
Ancak son bir buçuk yılda gerçekleşen büyüme hızlarına baktığımızda geçen yılın birinci ve ikinci üç aylık dönemlerinde olağanüstü yüksek oranlar dikkati çekiyor.
Bu iki dönemde gerçekleşen ve GSYİH bazında fiyat hareketlerini gösteren deflatörler de oldukça ilginç. Normalde deflatörlerin ÜFE ve TÜFE artışlarının arasında veya bunlara yakın bir yerde gerçekleşmesi beklenir. İkinci grafikten geçtiğimiz yılın ilk ve ikinci çeyreklerinde deflatörlerin hem TÜFE hem de ÜFE artışlarının oldukça altında kaldığını daha sonraki dönemlerde ise beklendiği gibi gerçekleştiğini görüyoruz.
Geçen yılın ilk ve ikinci üç aylık dönemlerinde yöntemden kaynaklanan sorunlar nedeniyle deflatör olması gerekenden düşük çıkmış olabilir. Bu durumda sabit fiyatlarla GSYİH bu dönemde olduğundan yüksek görünür. Aynı durum ikinci çeyrekte de söz konusu. Baz döneminde sabit fiyatlarla GSYİH olduğundan yüksek çıkmış ise, içinde bulunduğumuz yılın ilk döneminde büyüme hızı olduğundan düşük görünür.
Geçen yılın ikinci dönemi deflatörler açısından daha normal bir görünüm sergiliyor. Bu nedenle bu yılın ikinci yarısında gerçekleşecek büyüme rakamları, ilk üç ay sonunda yüzde 7.5 seviyesinde gerçekleşen 12 aylık büyüme hızının yüzde beşe ne kadar yaklaşacağı veya altına inip inmeyeceği konusunda daha iyi fikir verebilecektir.
Ancak büyüme hızı düşmektedir. Bunun iç talepteki artış hızının gerilemesinden kaynaklandığı görülüyor. Burada özel yatırımlardaki gerileme dikkati çekiyor. Buna karşılık dış talebin büyümeye yaptığı negatif katkı ilk üç ayda azalmış. Yani dış açıktaki artış yavaşlamış.
Ancak mayıs ayı dış ticaret rakamları dış açık artışında ilk üç ayda gerçekleşen gerilemenin nisan ve mayıs aylarında tersine döndüğünü ve açığın artışında bir hızlanma olduğunu gösteriyor.
Bu önemli ölçüde ihracat artışının hız kesmesinden kaynaklanıyor. Euro/$ paritesinde haziran ayında yaşanan gelişmeler ihracattaki yavaşlamanın süreceğini gösteriyor. 2005 yılının tamamında 33 milyar dolar olması programlanan 12 aylık dış ticaret açığı, mayıs sonunda 37.4 milyar dolara ulaşmış.
Cari açığı finanse ediyorsak sorun yok yaklaşımı çok doğru değil çünkü açığın ulaştığı seviye bir müddet sonra beklentileri etkileyerek kendi finansman sorununu yaratıyor.
Önümüzdeki dönemde dış açığın kontrol altına alınması ihtiyacı artıyor. Makro açıdan alınacak tedbirlerin arasında iç talebin kontrolüne verilecek ağırlık önemli. Bu nedenle de ilk çeyrekteki büyüme ve talep rakamlarının iyi yorumlanması gerekiyor.
foztrak@yahoo.com
|
|
|

|