Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 05 Temmuz 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Son yeşil

Görüş / Engin Önen

Kadifekale'den veya Narlıdere'deki huzurevinin bulunduğu yerden bakınca, İzmir'de mavi ve yeşilin birleştiği tek yerin, İnciraltı ve Sahilevleri bölgesi olduğunu görürsünüz. Ancak bu son yeşil alanın da yavaş yavaş yapılaştığını ve devasa villalar tarafından kemirildiğini izleyebilirsiniz.
Diğer bölgeler dikkate alındığında İzmir, yeşil fakiri bir kent. İzmir'in bu bakımdan İstanbul ve Ankara'nın bir hayli gerisinde olduğu ortada. Şimdi kentimizin bu son yeşil alanını yeniden tartışmaya başladık. İzmir'in akciğeri ve doğal kliması gibi sıfatlarla anılan bu bölgedeki tarımsal arazilerin imara açılması görüşü tekrar gündeme geldi. Birinci derece doğal SİT ilan edilmiş olmasına rağmen dile getirilen bu talebin gerekçesi, yeraltı sularına karışan borun tarımsal faaliyeti yapılamaz hale getirmesi. Balçova jeotermal sistemindeki kayıp ve kaçak suların yarattığı kirlilik, bu bölgedeki bazı narenciye ağaçlarının kurumasına neden olmuş.
Balçova Belediye Başkanı Mehmet Ali Çalkaya, daha önce de zaman zaman dile getirilen bir öneri ortaya attı: Bu bölge önemli bir turizm potansiyeline sahip. Büyükşehir yeni bir imar planı ile buna ortam hazırlayabilir.
Bu öneri doğal olarak taraftar da buldu, eleştirilere de neden oldu. Taraftar olanlar, bölgenin tarımsal niteliğini kaybettiğini ve bahçe içlerine yapılan büyük villalarla yapılaşmaya başladığını hatırlatıyorlar.
zmir Ziraat Mühendisleri Odası'nın bildirisinde, turizm amaçlı da olsa, bölgenin imara açılması, çeşitli yönlerden eleştirildi. Bildiride, "arazinin tarımsal vasfını yitirdiği" görüşü şiddetle eleştiriliyor. Arazinin rant amaçlı değerlendirilmesine yönelik gerekçe yaratılmak için bazı yerlerde "bilinçli olarak bakım yapılmadığı ve verimsizleştirilmeye veya verimsiz olduğu izlenimi yaratılmaya" çalışıldığı iddia ediliyor. Odanın bildirisinde dikkat çekilen diğer bir nokta da şu: Esasen sorun, arazinin tarımsal niteliği ile ilgili değildir. Sorunun özünde, İzmir'in nefes aldığı ve kent mikro klimasının sağlandığı kent peyzajını güçlendiren bu çok önemli alanda, "rant amaçlı yüksek yoğunlukta yapılaşma arzusu" yatmaktadır.
Tartışmaya dahil olan bazıları da, termal ve sağlık turizmi için Seferihisar ve Çeşme'nin daha uygun olduğu görüşünü dile getirdiler.
İmar ve yeşil sorununa eski İzmir fotoğrafları nostaljisiyle yaklaşmak gerçekçi değil. Ama yeşil alanı sadece Fuar ve mezarlıklarla sınırlı olan bir kente de gönlüm razı olmuyor.
Ak-kara ikilemine sıkışmadan, bu konudaki bilgi ve görüşlerimizle tartışmaya katılmalıyız.



ege@milliyet.com.tr



EGE
Emeklilik hakkında her şey
Daha önce hiç böyle bir yaz olmamıştı
Son yeşil
Yapılacak çok şey var





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Engin Önen
Deniz Sipahi

© 2005 Milliyet