Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 05 Temmuz 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Katil robot


Acaba bir cinnet hali midir? TAYAD (Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Yardımlaşma Derneği) görünüşte- "canlı bomba" Eyüp Beyaz için "Eyüp'ler ölmez" diye pankart açıyor ve slogan atıyor.
Kim o?
Adalet Bakanlığı'nda vücuduna sarılı C-4'leri patlatmak için fünyeyi çeken, çalışmayınca kaçarken vurularak ölen terörist canlı bomba...
Bir katile, hem de kendisiyle birlikte günahsız insanları öldürmek için programlanmış bir katile "destek" sloganları ancak böyle açıklanabilir.
Hapishanedeki tutuklulara ve onların ailelerine "insani yardım amaçlı" bir kuruluş, nasıl olur da "insanlık suçlusu" bir katili destekleyebilir?
TAYAD'ın "tüzelkişiliğini ve onun kurumsal yapısını, bu cinnet hali görüntülerinin" temsil etmediğine inanmak istiyorum.
Herhalde TAYAD'ın adını kullananların gösterisi olmalı bu.
Onlar arasında yönetici konumunda bulunanlar varsa bile gene de -dileriz ki- kurumsal bir tavır oluşmaz.
Yeter ki... TAYAD yetkili kurulları, bu tavrı paylaşıyor izlenimini verecek sessizlikte kalmasınlar.
Yetkili kurullar bir bildiriyle, "canlı bombanın katliam girişimini onaylamadıklarını, kınadıklarını" açıklamalılar.
Sessizliği sürdürmemeleri ya da TAYAD adını kullananların sloganları karşısında seyirci kalmamaları gerekir.
Bu kuruluş, temsil ettiği kesimin yararlarını koruyabilmek için kamuoyunda ağırlıklı ve saygın kalmalıdır.
Aksi halde hapishanelerde yaşanan dramlara karşı savaşım vermek isterken, en büyük insanlık dramı olan "katliama" destek çıkmak çelişkisinin izahı olamaz. TAYAD, erozyona uğrar.
Kan kültüründen çok çekmiş olan bu toplum, "canlı bombalara", yani katillere desteği affetmez.
......................
Bundan bir süre önce TAYAD'lı gençler Trabzon'da bildiri dağıtmak istediler, toplumda büyük bir tepki oluştu.
Linç hareketi başladı.
Polis onları zor kurtardı.
Milliyet gazetesi olarak biz ve Türkiye'nin aydınları, bu linç girişimini kınamıştık.
"Özgürlüklerin katli" diye yorumlamıştık.
Çünkü... Demokrasilerin söz özgürlüğü ve hakların en kutsalı olan "yaşama hakkı" linç ediliyordu.
Şimdi, o gün halkın elinden kurtarılan ve söz haklarını, yaşam haklarını savunduğumuz kuruluşun mensupları ya da öyle olduklarını iddia edenler, katliam girişimini destekliyorlar.
Yarınlarda gene bildiri dağıtmak istediklerinde veya tutuklu ve yakınlarının insani haklarını savunacak gösterilerde bulunduklarında, toplumun önyargısına çarpmayacaklar mı?
"Siz başkalarından esirgediğiniz temel özgürlükleri, yaşama ve insanlık haklarını, nasıl kendiniz ve yakınlarınız için istiyorsunuz?"
......................
Öte yandan telsizin çekmediği, telefonların işlemediği, helikopterlerin inemeyeceği dar bir boğazda, trenlerin geçiş yollarına sürekli mayın döşeniyor.
Sürekli insanlarımız ölüyor.
Kalem, defter, kitap, önlük, ekmek, süt bekleyen çocukların Devlet Demiryolları görevlisi masum ve silahsız babaları katlediliyor.
Sonra da, insan hakları ve demokrasiye derinlik kazandırmak adına dağdaki PKK'lıların komutanlarına (!) ve onların ellerine silah verdiği gençlere genel af isteniyor.
Böyle seri cinayetlerle gerilen bir ortamda, kanlı yöntemlerle nasıl genel af olabilir?
Toplum vicdanı buna nasıl evet der?
Çözümler, namlu ucuna itilmiş olmaz mı?
......................
Cinnet hallerinin mantıkla izahı yok.
Türkiye'nin demokrasi ve insan hakları kalitesini, Avrupa standartlarına yükselterek çözümler üretmesi için çizilmiş yol haritasında patlatılıyor bu canlı bombalar ve mayınlar...
Toplumsal barışı, demokrasiyi kundaklamak amacıyla beyni yıkanmış canlı bombalar üretiliyor, demiryolları ve yollar mayınlanıyor.
"Bu topraklara barış asla gelmez" kanısı ve yılgınlığı yeniden oluşsun, gene on binlerce fidan gibi genç ölsün istiyorlar.
Karanlık ve kirli amaçlarla beyinleri ve kalpleri alınmış katil robotları kullanıyorlar.
Çok yazık...

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Üniversite kendine meydan okuyor!
YÖK Başkanı Prof. Erdoğan Teziç, telefonda. B...
Melih AŞIK
Baroların sesi
Hükümet, üniversite rektörleriyle zıtlaşıyor,...
Fikret BİLA
Mesleki eğitim için öneriler
Doç. Dr. Ömer Özyılmaz, AKP'nin eğitim uzmanı...
Hasan CEMAL
Sosyal adaletle Telekom!
Bu iki sözcük, sosyal adalet bir zamanlar teh...
Güneri CIVAOĞLU
Katil robot
Acaba bir cinnet hali midir? TAYAD (Tutuklu v...
Can DÜNDAR
Bir buluşma öyküsü...
Müthiş bir sahneydi:
Abbas GÜÇLÜ
İnternet asalakları
İnternet, çağımızın en önemli buluşlarından b...
Hurşit GÜNEŞ
İhracat performansına dikkat!
Türk ekonomisinde iki temel sorun görünüyor. ...
Sami KOHEN
Şimdi söz 'süperler'de...
TABİİ ki işin "eğlence" yönü ağır bastı ve mi...
Derya SAZAK
Çernobil'i araştırmak
Karadenizli sanatçı Kazım Koyuncu'nun 33 yaşı...
Meral TAMER
Asfalt kültürüyle deniz ulaşımı
Günümüzde artık şirketler birbirini yutsa da ...
Güngör URAS
Konutta 'balon' korkusu
Şu günlerde Türkiye'de "gayrimenkul"e hücum v...
M. Ali BİRAND
Gururunuzu ön plana çıkarmayın
Dizimizin ilk gününde Polonya'dayız.Polonya, ...

© 2005 Milliyet