Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 05 Temmuz 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bir buluşma öyküsü...


Müthiş bir sahneydi:
Live-8 konserinin Londra ayağında Bob Geldof siyah kasketinin altından fışkıran ağarmış saçlarıyla "Gelin bu işin nasıl başladığını izleyelim" deyip dev ekrana döndü.
Açlığın ölümle buluştuğu noktada kapanmaya yüz tutmuş bir çift çocuk gözü yansıdı alana...
Geldof, bu görüntüyü 1984 sonunda BBC'de izlemişti.
Kendi deyimiyle evde "bir sürü modern ıvır zıvırın içinde rahatça otururken", bir deri bir kemik kalmış bu çocukla irkilmiş, o gece sabaha dek "Ne yapabilirim?" diye düşünmüştü.
Sting'i aradı:
"- Noel'den önce Etiyopya'ya para toplamak için birkaç adamla bir plak çıkarmak istiyorum, ne dersin?"
"- Tamam, ben varım."
Sonra Boy George'u, Paul Young'ı, Wham'i, U-2'yu, Sade'yi, Phil Collins'i aradı. Hepsi "Varız" diyordu.
Dünyanın bu en büyük grubunun adını "Band Aid" koydular.
Birkaç ayda Band Aid'in hesabında 8 milyon pound toplanmıştı.
Bu başarı, Geldof'a cesaret verdi. Ekibi genişleterek 1985 Temmuz'unda tarihin en büyük konserini düzenledi.
Konser büyük olay olmuş, 100 milyon pound toplanmıştı.
Yardım kafileleri Etiyopya'ya ulaştığında Geldof'un ekranda gördüğü kızın 10 dakika ömrü kalmıştı.
* * *
Geldof, 20 yıl sonra, önceki gece o kızı hatırlattı, "Kimse bize yaptığımızın işe yaramadığını söylemesin. İşte kanıtı" dedi.
Ve ışıl ışıl gülümseyen bir Afrikalı sahneye çıktı.
Birhan Woldou, perdede hâlâ can çekişen o Etiyopyalı kızdı.
Duyarlılığın, dayanışmanın ve müziğin gücü onu ölümün elinden çekip almıştı.
* * *
Geldof, bu kez bağış toplamak yerine en zengin 8 ülkenin liderini uyarmayı hedeflemişti.
Bu seferki konserin en etkili silahı Pink Floyd olacaktı.
Lakin müzik tarihinin efsane grubu 20 yıl önce, hem de mahkemelik olarak dağılmıştı. Değil konser vermek, birbirlerini görmüyorlardı bile...
Geldof, önce 20 yıl önce grubu terk eden Roger Waters'la görüştü. Onu ikna etti. Sonra durumu, grubu yaşatan David Gilmour'a açıkladı. Gilmour, grubun davulcusu Nick Mason ve klavyecisi Richard Wright'la konuştu. Ardından kavgalı iki dost, doğrudan görüştüler. Ve 2 Temmuz gecesi 20 yıllık ayrılık 20 dakikalık bir konserle bitti.
Adını, grubun beyni Syd Barrett'in, "Pink" ve "Floyd" isimli iki kedisinden alan grup, unutulmaz albümleri "The Wall"dan çalarak "Orada kimse var mı?" diye sorunca dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca Floydçu yerinden doğrulup şarkıya katıldı:
"Duyuyorum, kendini kötü hissettiğini / yatıştırabilirim acını / ve ayağa kalkmanı sağlayabilirim yeniden..."
Floyd dünyaya, dünya da Floyd'a söylüyordu sanki...
Bir nebze yatıştı acılar...
Globalizm, sadece kapitalizmin emrinde olmadığını gösterdi.
Ve biz, saçları ağarsa ya da dökülse de kahramanlarımızın hâlâ büyük iş yaptığını gördük.
Sarılıp birbirimize, yolda yitirdiklerimiz için haykırdık:
"Keşke sen de burada olsaydın."

can.dundar@e-kolay.net








Taha AKYOL
Üniversite kendine meydan okuyor!
YÖK Başkanı Prof. Erdoğan Teziç, telefonda. B...
Melih AŞIK
Baroların sesi
Hükümet, üniversite rektörleriyle zıtlaşıyor,...
Fikret BİLA
Mesleki eğitim için öneriler
Doç. Dr. Ömer Özyılmaz, AKP'nin eğitim uzmanı...
Hasan CEMAL
Sosyal adaletle Telekom!
Bu iki sözcük, sosyal adalet bir zamanlar teh...
Güneri CIVAOĞLU
Katil robot
Acaba bir cinnet hali midir? TAYAD (Tutuklu v...
Can DÜNDAR
Bir buluşma öyküsü...
Müthiş bir sahneydi:
Abbas GÜÇLÜ
İnternet asalakları
İnternet, çağımızın en önemli buluşlarından b...
Hurşit GÜNEŞ
İhracat performansına dikkat!
Türk ekonomisinde iki temel sorun görünüyor. ...
Sami KOHEN
Şimdi söz 'süperler'de...
TABİİ ki işin "eğlence" yönü ağır bastı ve mi...
Derya SAZAK
Çernobil'i araştırmak
Karadenizli sanatçı Kazım Koyuncu'nun 33 yaşı...
Meral TAMER
Asfalt kültürüyle deniz ulaşımı
Günümüzde artık şirketler birbirini yutsa da ...
Güngör URAS
Konutta 'balon' korkusu
Şu günlerde Türkiye'de "gayrimenkul"e hücum v...
M. Ali BİRAND
Gururunuzu ön plana çıkarmayın
Dizimizin ilk gününde Polonya'dayız.Polonya, ...

© 2005 Milliyet