Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 07 Temmuz 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yapamazsınız


Anayasa, hukuk fakültelerinin 1. sınıf dersidir. Öğrenciler orada Montesquieu'nün"kuvvetler ayrılığı" ilkesi ile tanışırlar.
Devlet'in birbirini dengeleyen 3 eşit güçten oluştuğunu öğrenirler. 1- Yasama: Toplumun özgür oylarıyla seçilmişlerin meclisleridir. Temsilde adalet ve siyasette istikrar ekseninde düzenlenmiş seçimlere dayalı olmalıdırlar. Yasaları yaparlar, oylarlar.
2- Yürütme: Yasama Meclisi'nin güvenoyuyla göreve getirilen ve aynı yolla görevden alınan Başbakan ve Bakanlar Kurulu'dur. Cumhurbaşkanı da yürütmenin üst katmanıdır. Tarafsız ve sorumsuz olması -kısmen- yürütme içinde olmak statüsünü değiştirmez.
3- Yargı: Tüm savcı ve hâkimlerle, onların tayin-terfi-atama-emeklilik işlemlerini yürüten Yüksek Hâkimler ve Savcılar Kurulu, tüm mahkemeler, yüksek yargı organları ve Anayasa Mahkemesi bu kapsamdadır.
..........................
Cumhurbaşkanları da, yarı başkanlık sistemine yaklaşan önemli yetkilerle donatılmıştır.
Bu 3 erkin aralarındaki kuvvet dengesi üzerinde ağırlığı vardır.
Örneğin...
Yasama Meclisi'nin kabul ettiği yasaları, tamamen ya da kısmen veto etmek, Anayasa Mahkemesi'ne göndererek iptal davası açmak ve referandum gibi yasama erkinin olası yanlışlarını kırabilecek ciddi yetkilere sahiptir.
Veya... Tek başına hükümet kuracak çoğunluğa sahip partilerin iktidar gücünde -taşma- durumunu saptarsa, kararnameleri imzalamamak, sistemi denetleyebilecek özerk kurumlara tayinler yapmak da Cumhurbaşkanı'nın bazen yükselen iktidar tsunamisi önünde yükseltebileceği duvarlardır.
...........................
Bunlar daha 18-19 yaşındaki hukuk fakülteleri 1. sınıf öğrencilerinin bile sahip oldukları temel bilgilerdir.
Ülkeyi yönetmek iddiasında ve statüsünde olanların bu en temel ve en yalın hukuk gerçeğinden habersizliği her dönemde kaderimiz mi?
"Millet bizi seçti, çoğunluk bizim, o halde istediğimizi yapmak, milletin bize verdiği yetkidir" söylemi, yukarıda sıraladığım "kuvvetler ayrılığı" ilkesinden habersizliğin siyaset aynalarına yansımış cehalet görüntüleridir.
Hitler de, seçimler kazanarak, güvenoyları alarak iktidar olmuştur.
Sonra da... Demokrasinin temelini oluşturan kuvvetler ayrılığı kutsal ilkesinin, yürütmeyi dengeleyen diğer erklerini ve de özerk kurumlarını gene "milletin bize verdiği yetki" söylemiyle yok etmiştir.
Ulusunun ve insanlığın dramını böyle bir yol haritasında yürüyerek yazmıştır.
..........................
Bir söylemi yarısıyla okursanız başka, diğer yarısıyla birlikte okursanız başka anlam çıkar.
Açayım:
"Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" söylemi, tek başına, milletin seçtiklerinin her şeyi yapabilecek sınırsız güce sahip oldukları gibi yorumlanabilir.
Oysa...
O söylemin bir de devamı vardır:
"Egemenlik millet adına yetkili kurumlar tarafından kullanılır..."
Anlam değişti mi?
O kurumlardan en önemlisi ve kesinlikle iktidar çoğunluğunun etki alanı dışında kalması gereken "yargı erkidir."
Hatta modern hukukun öngördüğü "özerk kurumlardır."
Sözgelişi... Merkez Bankası.
...........................
"Canım ben Meclis'im, çoğunluk bende. Yasa çıkarırım, önümdeki bu engelleri kaldırırım. Sözüm ona denge ağırlıklarını da kuşa çeviririm" sakat zihniyettir.
Yapamazsınız... Anayasa engeldir. Karşınıza Anayasa Mahkemesi çıkar.
Yapamazsınız... Karşınıza Anayasa'nın değiştirilmesi mümkün olamayan maddeleri çıkar.
Yapamazsınız... Karşınızda yargı erkini, özerk kurumları, kanaat önderlerini, üniversiteleri, medyayı bulursunuz.
Yapamazsınız... Karşınızda AB'yi ve tüm çağdaş ulusları ve kurumları bulursunuz.
Yapamazsınız... Karşınızda Türkiye insanının büyük çoğunluğunu bulursunuz.
..........................
Yapamazsınız... Ayağınıza dolaşır.
.......................................................................................
Not: Dünkü yazımda yer alan İngilizce "İstanbul Kent Rehberi"nin yapımı, son seçimlerden önceki yönetim döneminde gerçekleşmiştir.
Belediye Başkanı Sayın Kadir Topbaş telefonla aradı ve bu açıklamayı yaptı.
Ben de zaten bunu biliyordum. Broşürü yapanları suçlamıştım. Gerçeğin bir kez daha altını çiziyorum.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Bir Lufthansa hikâyesi
ALMAN havayolları Lufthansa, geçen mayıs ayın...
Çetin ALTAN
Belgrad Ormanları ve havai fişekleri...
İstanbul tatilcileri, uçak pistleriyle, THY'd...
Melih AŞIK
Büyük buluşma!
24 Temmuz Pazar günü, İsviçre'nin Lozan kenti...
Hasan CEMAL
Uzaktan kumandalı!
Yola mayın döşeniyor, asker şehit oluyor. Yol...
Yılmaz ÇETİNER
Hurda taksilerin yerine yeni taksi
Yoldan bir taksi çevirdim. Hava sıcak mı sıca...
Güneri CIVAOĞLU
Yapamazsınız
Anayasa, hukuk fakültelerinin 1. sınıf dersid...
Hurşit GÜNEŞ
G-8 fakirleri unuttu
Geçen hafta sanatçı Bob Geldof, dünyanın 8 bü...
Doğan HEPER
Üniversiteler batıyor...
ÜNİVERSİTELERDE iki sorun var:
Semih İDİZ
Orta Asya ülkeleri Moskova ve Pekin'e yöneliyor
Orta Asya'nın 'stratejik hinterlandımızda' ön...
Sami KOHEN
Blair'in şanslı yılı...
BU yıl Jacques Chirac'ın şansı hiç yaver gitm...
Hasan PULUR
Bir ilan ve bir çuval ceviz...
ACABA o ilanı oraya, o köşeye, ilan veren mi ...
Derya SAZAK
Çernobil'i araştırmak (2)
Karadeniz'de kanserden ölümlerde Çernobil'e b...
Meral TAMER
AKP hükümetinin sürat merakı çok tehlikeli
Adı Erzincan'la özdeşleşmiş ünlü vali Recep Y...
Yaman TÖRÜNER
Batık patronlar ve yargı
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) ile yap...
Güngör URAS
Batıran suçlu batırtan da suçlu
Milliyet Ekonomi'de dün yayımlanan batan bank...
M. Ali BİRAND
Nasıl müzakere ettiler? - 3
Çek Cumhuriyeti'ni AB'ye taşıyan Pavel Telick...

© 2005 Milliyet