|
 |
|
|
Kriz yönetimine tam not
DIŞ HABERLER SERVİSİ
Londra'daki terör saldırılarının ardından başta Başbakan Tony Blair olmak üzere İngiliz yetkililer, böyle bir ortamda yaptıkları bilinçli yönlendirmeler ve halkı paniğe sevk etmeyecek titiz açıklamalarla kriz yönetimi ve medya ile sağlıklı ilişki kurulması konusunda ne denli hazırlıklı olduklarını ortaya koydular.
Televizyon ekranlarını yerinde ve dozunda kullanan gerek belediye yetkilileri, gerekse de güvenlik şefleri, özellikle halka doğru bilgi aktarılmasına özen gösterdi. Sürpriz saldırıların şoka soktuğu Londra halkına eldeki sağlıklı veriler oranında bilgi aktarıldı, örneğin kayıplar konusunda tahmini sayılar verilmedi. Böyle olunca da Türkiye'de benzer bir durumda rastlandığı gibi resmi ağızlardan açıklanan ölü ve yaralı sayısı zaman ilerledikçe azalmadı, aksine saldırının boyutuna göre kabul edilebilir bir rakama çıktı.
İngiliz yetkililer, reyting baskısı altındaki medyanın halkın moralini bozacak sorumsuz bir tutum içine girmesine de izin vermedi. İngiliz televizyonlarının yayınlarında ekrana bir tek ölü veya yaralı görüntüsü gelmedi.
Oldukça temkinli davranan yetkililer, patlamaların terör saldırısı olduğunu bile AB Komisyonu'nun Adalet ve Güvenlik Komiseri İtalyan Franco Frattini'nin ardından yaptı. Frattini, Londra'nın terör saldırısına hedef olduğunu İngilizlerden önce telaffuz etti.
Yetkililer, halka çağrılarında olağanüstü kriz ortamına uygun taleplerde bulundular. Halktan acil yardım telefonlarının hayati bir tehlike olmadıkça meşgul edilmemesi, ulaşımın felç olması yüzünden de sokağa çıkmamaları veya bulundukları yerde kalmaları istendi. Metroda sıkışanların kısa sürede boşaltılması, yaralılara acil tıbbi müdahale ve güvenlik kordonu oluşturulmasında da iyi sınav veren İngiliz yetkililer, böyle bir duruma uzun süredir hazırlıklı olduklarını kanıtladılar.
|
|
|

|