|
 |
|
|
Halkı korkutuyorlar!
Tartışmaların merkezinin başörtüsü, laiklik, YÖK ve Kuran kursları değil, özgürlük olduğunu söyleyen Arınç, "Siyasi sorumluluğu olmayanlar gerilim yaratıyor" dedi
ANKARA Milliyet
TBMM Başkanı Bülent Arınç, türban ve izinsiz Kuran kurslarına ilişkin düzenlemeye ilişkin sert tutumu nedeniyle Cumhurbaşkanı Sezer'e, TBMM'ye anayasal sınırları anımsatan Anayasa Mahkemesi'ne ve katsayı konusunda hükümetle ters düşen YÖK'e yüklendi.
TBMM'nin 22. Dönem 3. Yasama Yılı'nı düzenlediği basın toplantısında değerlendiren Arınç, Genel Kurul'da 125 birleşim ve 479 oturum yapılarak, toplam 696 saat 9 dakikalık çalışma gerçekleştirildiğini, 166 kanunu çıkarıldığını bildirdi. Arınç, özetle şunları kaydetti:
Hiçbir siyasi sorumluluğu olmayan, sandığa gidip halkın hesabından geçmeyen kesimlerin sesi daha çok çıkıyor. Bazı kişi ve kurumlar kendilerini, siyasetçinin, yani halka hesap veren, bedel ödeyenlerin yerine koyup ülkenin kaderi üzerinde etkin olmak istiyor. Kendilerini, nereden esinlendiği belli olmayan bir vehimle, öylesine önemli konuma oturtuyorlar ki, halk iradesinin tek temsil yeri olan TBMM'nin yasama hakkına bile söz söyleme cesaretini gösteriyorlar. Ülkenin kaderi için son sözü Meclis söyler. Hesap verecek siyaset kurumunun, hiçbir siyasi sorumluluğu olmayan kurumlarca bloke edilmesi kabul edilebilir durum değildir. Daha da şaşırtıcı olan, 'Meclis bu kanunu çıkaramaz, değiştiremez' diyerek, halkın iradesine meydan okuyan, TBMM'nin meşruiyetini tartışmaya kalkanların bile ortaya çıkmasıdır. Demokrasinin kırmızı çizgisi millet iradesidir. Bunun aşılmasına izin veremeyiz. Tartışmaların merkezi başörtüsü, laiklik, YÖK, imam hatipler, Kuran kursları değil özgürlüktür. Türkiye'nin sorunu özgürlüklerin sınırını kimin belirleyeceğidir. Gerilimin nedeni budur. Bunu TBMM belirler. Ama siyasi sorumluluğu olmayanlar, inisiyatiflerini kaybetmemek için gerilim yaratıyor, halkı korkutuyor. Bazı siyasi partilerimiz de buna alet oluyor. YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç, TBMM'nin yasama yetkisi konusunda sanki telaş içinde. Meclis kararlarının yargı denetiminde olduğunu söylüyor.
Türkiye'de yargısal denetime tabi olmayanlar da var. Mesela Cumhurbaşkanı'nın tek başına yaptığı tasarrufların yargısal denetime tabi olduğunu söyleyebilir misiniz? YAŞ, HSYK kararları yargısal denetime tabi değil. Sadece TBMM'yi söylemek çok ince eleştiri.
'Cumhurbaşkanı'nı kastetmedim' dedi
Arınç, türban ve imam hatipler konusunda inisiyatifi alıp almayacağı sorusunu, "TBMM, halkın taleplerini dikkate alarak her zaman yasal düzenleme yapabilir. Ne zaman ve ne şekilde yapacağına Meclis karar verecek" diye yanıtladı. İcraatları açısından denetime tabi olmamasının demokrasi açısından yanlış olduğunu, Meclis Başkanlığımı denetime açmak istiyorum. Umarım, birilerine yol göstermiş olurum. Yeni yasama yılında Meclis gündemine getireceğim" dedi.
Nasıl bir denetime tabi tutulacağı konusundaki soruları yanıtsız bırakan Arınç, "Cumhurbaşkanını kim denetleyecek?" sorusuna, "Medya patronlarını kim denetleyecek? Belki de onları kastettim. Cumhurbaşkanı'nı kastettiğimi nereden çıkarıyorsun?" yanıtını verdi.
|
|
|

|