Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 08 Temmuz 2005 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Artan cari açık ve olay riski


Bu yılın mayıs ayında cari işlemler dengesi 2.4 milyar dolar açık verdi. Böylece son 12 aylık dönemde gerçekleşen cari işlemler dengesi açığı 18.2 milyar dolara ulaştı.
Oysa hükümetin hazırladığı 2005 yılında cari açığın 10.6 milyar dolar olması öngörülmüştü. Bu yılın mayıs ayında IMF ile yapılan yeni stand-by çerçevesinde ise cari açık 15.4 milyar dolara yükseltilmişti. Cari açığın yıllık tutarının henüz yılın beşinci ayının sonunda 18.2 milyar dolara ulaşması bu tahminin de tutmayacağını ortaya koyuyor.
Kaldı ki euro / dolar paritesindeki gerileme ve petrol fiyatlarındaki artışlar gibi önümüzdeki dönemde cari açık üzerinde baskı oluşturacak, bizim hâkimiyetimiz dışında gelişmeler de mevcuttur. Yılın ilk üç ayında 12 aylık cari açıktaki artış 1milyar doların biraz altında gerçekleşmiş. Ancak nisan ve mayıs aylarında açıktaki artışın hızlanarak sadece iki ayda 1.7 milyar dolara yaklaştığını görüyoruz.

18.2 milyar dolar olur
En iyimser tahminle kalan son yedi ayda açık geçen yılın seviyesinde kalırsa, 2005'te cari açık 18.2 milyar dolar olur. Mayıs ayında IMF 2005 yılında gayri safi milli hasılanın (GSMH) 349 milyar dolar olacağını açıkladı. Bu durumda cari açığın GSMH'ye oranı yüzde 5.2 oluyor.
Son bir yılda cari açıktaki 6.6 milyar dolarlık artışı nasıl finanse etmişiz? Ülkeye giren özel kesim fonlarında 9 milyar dolar artış olmuş. Bunun 7.1 milyar doları borç artışı. Yabancıların hisse senedi alımları ise 1.4 milyar dolar artmış. Bu durumda özel kesim fonlarındaki artışın 8.5 milyar doları hızla kaçma kabiliyetine sahip fonlardan oluşuyor. Doğrudan yabancı sermaye yatırımlarındaki artış ise 0.5 milyar dolar seviyesinde kalmış. Net borç verme ve diğer kalemindeki artışın 1.8 milyar doları ise, kaynağını bilemediğimiz finansman kalemlerinin oluşturduğu, net hata noksan kaleminden geliyor. Bu durum cari açıktaki 6.6 milyar dolarlık artışa karşılık ülkeye 10.3 milyar dolarlık hareket kabiliyeti yüksek kalemlerden finansman girişi olduğunu gösteriyor. Rezerv artışlarındaki hızlanma ise, söz konusu finansman kalemlerindeki artışı dengelemekten çok uzak. Banka rezervlerindeki artış hızlanırken resmi rezervlerdeki artış hız kesmiş.
Sonuçta hem cari açıktaki artış, hem de bunun hareket kabiliyeti yüksek fonlarla finansmanı ekonominin olay riskleri karşısındaki kırılganlığını artırıyor.

Artış ve finansman biçimi
AB ile ilişkilerde çıkabilecek sorunlar, IMF ile yapılan anlaşmanın yürümemesi, jeopolitik gelişmeler, iç politik sorunlar olay riskinin gerçekleşmesine yol açabilecek gelişmelerdir. İktidarın için cari açıktaki artışa ve bunun finansman biçimine seyirci kalması bu olayların gerçekleşme olasılığını oldukça düşük gördüğünü gösteriyor.
Oysa AB cephesindeki gidiş, hükümet, yargı ve YÖK gibi güçler arasındaki ilişkilerin sertleşmesi ve son olarak IMF'nin birinci gözden geçirmeyi ertelemesi yanında buna dair açıklamayı Başkan Yardımcısı Krueger'in ağzından yapması, risklerin gerçekleşme olasılığını artırmaktadır.

Mazeret geçerli olmaz
Hükümetin son gelişme konusunda, muhalefetin Meclis'in çalışmasını engellemesi ve IMF'nin bu duruma anlayış göstermemesi gibi mazeretlere sığınması geçerli olmayacaktır. Gözden geçirmenin ertelenmesine ilişkin Hazine'den yapılan niyet mektubunu andıran beş sayfalık açıklama da riski azaltmaz. Hükümet, 2003'ün başından beri yaptığı uygulamalarla bozduğu sosyal güvenlik dengelerini düzeltecek reformları gerçekleştirmekte büyük bir gönülsüzlük içindedir.
Hükümetin diğer uygulamaları da, sermaye hareketlerinin cazibesine kapılarak, geniş bir oyun alanına sahip olduğunu düşündüğünü gösteriyor. Önümüzdeki dönemde bu değerlendirmelerin ne kadar gerçekçi olduğunu göreceğiz.




foztrak@yahoo.com








Taha AKYOL
Anadolu notları
SERHAT şehri Erzurum'dayım... Doğan Grubu'nun...
Çetin ALTAN
Doğrusu, salak bir yanı da var şu insanlığın...
"Yer" küresi üstündeki kıtalarla adalar; her ...
Melih AŞIK
Londra'da dehşet
İkiz Kuleler'in bombalanmasından bu yana 3.5...
Hasan CEMAL
Suhulet, siyaset!
Düşünüyorum 1950'lileri, 1960'ları, 1970'leri...
Güneri CIVAOĞLU
Akrebin intiharı
Başbakan Erdoğan veya Dışişleri Bakanı Gül, b...
Abbas GÜÇLÜ
Türbana vakıf çözümü!
Başbakan Erdoğan, nedense, çok önemli konular...
Hurşit GÜNEŞ
Borç yiğidin kamçısıdır
Sanıyorum 1997 yılıydı. Yakın bir dostum, bir...
Sami KOHEN
Bitmeyen savaş
LONDRA'daki dünkü terörist eylem ABD'deki 11 ...
Faik ÖZTRAK
Artan cari açık ve olay riski
Bu yılın mayıs ayında cari işlemler dengesi 2...
Hasan PULUR
Meğer sırada neler varmış?!!
DOĞRUSU, bunu beklemiyorduk, daha doğrusu bil...
Meral TAMER
İş dünyası, tulumbaya su bekliyor
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun MÜSİAD ...
Ece TEMELKURAN
Yapay şelale hadisesi
Az gelişmiş bir ülke olarak bizim memleketin ...
Güngör URAS
Döviz açığı ve IMF haberleri 'iyi haber' değil
Yılın ilk 5 ayındaki döviz açığımızın 11.1 mi...
M. Ali BİRAND
Nasıl müzakere ettiler? -4-
Yunanistan'ın Başmüzakerecisi Byron Theodorop...

© 2005 Milliyet