|
 |
|
|
Hazır mimarlar buradayken:
Yapay şelale hadisesi
Az gelişmiş bir ülke olarak bizim memleketin estetiği bir ihtiyaç olarak görmemesi bir dereceye kadar anlaşılır. Adam aç sonuçta, neyin estetiği?! Ama "aşmış" bir derece var ki oradan sonrasını anlamak mümkün değil. Kilim desenli apartmanlar, Ankara'nın göbeğinde çaydanlık heykelleri, Malatya'da kayısı heykeli, tenekeden minareler, neonlu ışıklarla yapılmış palmiye ağaçları...
Bunlar nereden baksan açlıkla, gelir dengesizliğiyle, şunla bunla açıklanamaz. Yoksulluğun bile bir estetiği vardır. Bu, o bile değil, başka bir şey.
Beyaz alçıyla boyanan Vita yağı tenekelerine sardunyalar dikip, gecekondularında müthiş güzel, alçakgönüllü ikindi bahçeleri yaratan incelikli kadınların oluşturduğu "yoksulluğun estetiğinin" bile çok gerisinde bu saçma sapan beceriksizler.
Çünkü, korkarım bu işin içinde maalesef yoksulluk değil, para var. Şehirleri, ne köylü ne kentli, en kötü anlamıyla taşralı bir estetik ablukasına alanların elinde, korkarım mebzul miktarda para mevcut.
Azla yetinen şehir
Şimdi efendim, Ankara'yı sevmeyen çoktur. Ben seven azınlık arasındayım. Azla yetinen bir şehirdir Ankara. Modernizmin, "Biz bir ülke kuracağız arkadaş" iddiasının açık hava müzesi gibidir. İyi-kötü bu memleketin ideolojik maceralarının izlerini taşır. Sokak adlarını alt alta yazsan şiir olur, öyle tatlıdır. Kendi içinde de bir komedisi vardır Ankara'nın, herkes sürekli kravat taktığını sansa da.
Misal, saraylar şehridir aslında. Dondurma sarayı, ayakkabı sarayı, falan sarayı, filan sarayı. Muhtemelen İstanbul'un saray bolluğuna bir selam çakmak ister o komik dükkânlar.
Neyse, mesele bu değil. Mesele şu, memleketimizi alçak basıncı etkisi altına alan "taşralaştırma" operasyonunun da başkenti oldu Ankara nicedir.
Melih Gökçek, neredeyse kişisel bir hınç ve hırsla Ankara'yı kâh demlik heykelleriyle, kâh durmadan yaptığı kavşaklı yollları ve üst geçitleriyle başka bir şehre dönüştürmeye çalışıyor. Fakat bu engellenemez çalışmaları arasında benim en ilgimi çeken şey yapay şelale hadisesi! Arkadaş, yapay şelale diye bir şey olur mu? Olursa da niye olsun yani? Olmasın. Maltepe'nin orta yerine kahverengi alçıpandan şelale görünümlü bir kazulet dikilmesin! Fakat Gökçek yemedi içmedi onu oraya dikti. Birkaç yıl önce Ankara'da o şelaleyi gördüğümde saldırganların bayrağının şehrin böğrüne çoktan dikildiğini düşünmüştüm. Fakat sonra...
AKP'nin şelaleleri
Fakat sonra azizim, memleketi gezdikçe AKP'nin belediye başkanlığını kazandığı bütün şehirlerin aynı dertten mustarip olduğunu, yapay şelale hadisesinin memleketimizi ele geçirdiğini anlamaya başladım. Bu yapay şelale sorunsalı sadece Ankaralıların maruz kaldığı bir bela değil yani, bütün AKP'li belediyeler Edirne'den Ardahan'a kadar, ant içmişler gibi yapay şelale olayına girmişler.
Bu arada muhabir olsam bu yapay şelale meselesini araştırırdım. Bu şelaleleri hangi şirket yapıyor? Belediyeler bunları kime yaptırıyor? Bakın yazıyorum buraya: Bu işin içinde bir iş olabilir. Buradan, manşetlik haber çıkabilir. O kadar söylüyorum! Çıkmayadabilir ama çıkadabilir. Neyse...
"Bir dert yapay şelale mi kaldı?" diyebilirsiniz. Ama şehirlerin, giderek memleketin vandal bir estetikle kuşatılmasının sonuçları çok kanlı olabilir. İnsan baktığı şeye benzer zamanla. Çocuklarımız bu şehirlerde büyüyerek yavanlaşır, biz yavanlaşırız. Umutsuz betonlar ve alçıpan şelalerle kuşatıldıkça nefessiz kalır, giderek kafasızlaşırız. Kafasızlaştıkça daha çok ele geçirilip en sonunda hiç kalmayız. Yani azizim, yapay şelaler insanın canına okuyabilir!
ecetem@hotmail.com
|
|
|


 | Taha AKYOL | | Anadolu notları SERHAT şehri Erzurum'dayım... Doğan Grubu'nun... | |  | Çetin ALTAN | | Doğrusu, salak bir yanı da var şu insanlığın... "Yer" küresi üstündeki kıtalarla adalar; her ... | |  | Melih AŞIK | | Londra'da dehşet İkiz Kuleler'in bombalanmasından bu yana 3.5... | |  | Hasan CEMAL | | Suhulet, siyaset! Düşünüyorum 1950'lileri, 1960'ları, 1970'leri... | |  | Güneri CIVAOĞLU | | Akrebin intiharı Başbakan Erdoğan veya Dışişleri Bakanı Gül, b... | |  | Abbas GÜÇLÜ | | Türbana vakıf çözümü! Başbakan Erdoğan, nedense, çok önemli konular... | |  | Hurşit GÜNEŞ | | Borç yiğidin kamçısıdır Sanıyorum 1997 yılıydı. Yakın bir dostum, bir... | |  | Sami KOHEN | | Bitmeyen savaş LONDRA'daki dünkü terörist eylem ABD'deki 11 ... | |  | Faik ÖZTRAK | | Artan cari açık ve olay riski Bu yılın mayıs ayında cari işlemler dengesi 2... | |  | Hasan PULUR | | Meğer sırada neler varmış?!! DOĞRUSU, bunu beklemiyorduk, daha doğrusu bil... | |  | Meral TAMER | | İş dünyası, tulumbaya su bekliyor TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun MÜSİAD ... | |  | Ece TEMELKURAN | | Yapay şelale hadisesi Az gelişmiş bir ülke olarak bizim memleketin ... | |  | Güngör URAS | | Döviz açığı ve IMF haberleri 'iyi haber' değil Yılın ilk 5 ayındaki döviz açığımızın 11.1 mi... | |  |  | M. Ali BİRAND | | Nasıl müzakere ettiler? -4- Yunanistan'ın Başmüzakerecisi Byron Theodorop... | |
|
|