Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 08 Temmuz 2005 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Döviz açığı ve IMF haberleri 'iyi haber' değil


Yılın ilk 5 ayındaki döviz açığımızın 11.1 milyar dolar olduğu anlaşıldı. Böyle giderse 2005 yılı döviz açığımız 18-20 milyar dolara ulaşacak.
IMF, sosyal güvenlik reformu ile ilgili düzenlemelerin TBMM'den geçmemesi karşısında, Türkiye ile ilişkileri dondurdu. Temmuz ayında 800 milyon dolarlık bir kredi dilimini serbest bırakacaktı. Bu da olmayacak...
Bunlar neden iyi haberler değil?
(1) Biz döviz açığımızı, yabancılardan döviz kredisi alarak kapatıyoruz. Yabancıların Türkiye'de hisse senedi ve bono satın almak için getirdikleri dövizlerle kapatıyoruz.
Döviz açığımız büyük olmasına rağmen, bu sayede döviz kıtlığı hissetmiyoruz. Bu sayede döviz ucuz satılabiliyor.
(2) Türkiye'ye döviz kredisi veren yabancılar ve de Türkiye'ye döviz getirerek hisse senedi ve bono satın alan yabancılar IMF'nin Türkiye'nin arkasında olmasına güveniyor.
IMF'nin Türkiye ile ilişkilerini ertelemesi/dondurması Türkiye'ye döviz kredisi veren yabancıları, Türkiye'ye hisse senedi ve bono satın almak için döviz getiren yabancıları korkutur.
(3) "Türkiye'ye 2005 yılının ilk 5 ayında 12.1 milyar dolar döviz girdi... Geçen yıl döviz açığı nasıl kapatıldı ise bu yıl da kapatılır. Bu nedenle IMF'nin temmuz ayında 800 milyon dolarlık kredi dilimini serbest bırakmaması, bu kredi işleminin gecikmesi bizim için önemli değil" diyemeyiz.
IMF'nin temmuz ayında serbest bırakacağı 800 milyon dolarlık kredi dilimi, IMF'nin Türk ekonomisine "güveninin" sembolü olacaktı.
Bu iki olumsuz haber ekonomiyi nasıl etkiler? (1) İnşallah "hiç" etkilemez. (2) İnşallah "az" etkiler!
Ama bir ekonomi "inşallah ve maşallah" ile ayakta kalamaz. İstikrara kavuşamaz. Büyüyemez.
Bu tabloda biri "güncel", biri "temel" iki sakat nokta vardır.
(1) Güncel sakat nokta şudur: Hükümetin söz verdiği halde, sosyal güvenlik reformu ile ilgili yasal düzenlemeyi gerçekleştirmemiştir. Hükümet TBMM'yi toplantıya çağırır. Yasal düzenleme tamamlanır. IMF ile ilişkiler bir süre sonra tekrar başlar. IMF, 800 milyon dolarlık kredi dilimini serbest bırakır. Ama bunlar, "ana sorun"u ortadan kaldırmaz.

Neden ithalat
(2) Temel sakat nokta şudur: Türkiye döviz açığı vermektedir. Döviz açığı giderek büyümektedir. "Ana sorun" budur. Türkiye döviz açığı vermeyecek bir ekonomik yapıya kavuşabilse, IMF'ye "muhtaç olmaktan da kurtulur".
Ne yazık ki, döviz açığını kapatmak bir yana giderek büyütüyoruz. Yılın ilk 5 ayında, ihracat geliri 5.1 milyar dolar artarken ithalat gideri 8.1 milyar dolar arttı. Geçen yıl ithalatın büyüklüğünden yakınıyorduk. Bu yıl ithalat artışı devam ediyor. İhracatçılar ne kadar çabalasa, ithalat artışı onların önünde koşuyor.
Döviz açığı (1) İthalat harcamasının kısılması, ihracatın ve de diğer döviz gelirlerinin (turizm, taşımacılık, müteahhitlik gibi döviz gelirlerinin) artırılması ile kapatılabilir. (2) Bu olmazsa, döviz fiyatı artar. İthalat pahalanır, ihracat cazip hale gelir. İthalat ile ihracat arasındaki açık azalır. Bunun sonucunda döviz sorunu hafifler.
Döviz açığını nasıl kapatabiliriz? (1) İhracatı daha fazla artırma şansımız yok. İthalat harcaması ucuz döviz nedeniyle azalmıyor. Tersine artıyor. (2) Bu durumda döviz açığını sadece döviz fiyatının artışı kapatabilir. (Veya kapatamaz da, daha da büyümesini önleyebilir.)

Döviz gelir-gideri (ocak-mayıs milyon $)
20052004FarkDeğişim (%)
GELİR40.27433.2976.97721.0
GİDER51.39041.7149.67623.2
FARK-11.116-8.417-2.69932.1
GÖSTERGELER (%)
Döviz gel./döviz gid.78.479.8
İthalat/döv. gel.105.2102.7
Faiz öd./döv. gel.8.49.1
İhracat/döv. gel.75.776.1
Faiz öd./ihracat11.112.0
İhracat/ithalat71.974.1


guras@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Anadolu notları
SERHAT şehri Erzurum'dayım... Doğan Grubu'nun...
Çetin ALTAN
Doğrusu, salak bir yanı da var şu insanlığın...
"Yer" küresi üstündeki kıtalarla adalar; her ...
Melih AŞIK
Londra'da dehşet
İkiz Kuleler'in bombalanmasından bu yana 3.5...
Hasan CEMAL
Suhulet, siyaset!
Düşünüyorum 1950'lileri, 1960'ları, 1970'leri...
Güneri CIVAOĞLU
Akrebin intiharı
Başbakan Erdoğan veya Dışişleri Bakanı Gül, b...
Abbas GÜÇLÜ
Türbana vakıf çözümü!
Başbakan Erdoğan, nedense, çok önemli konular...
Hurşit GÜNEŞ
Borç yiğidin kamçısıdır
Sanıyorum 1997 yılıydı. Yakın bir dostum, bir...
Sami KOHEN
Bitmeyen savaş
LONDRA'daki dünkü terörist eylem ABD'deki 11 ...
Faik ÖZTRAK
Artan cari açık ve olay riski
Bu yılın mayıs ayında cari işlemler dengesi 2...
Hasan PULUR
Meğer sırada neler varmış?!!
DOĞRUSU, bunu beklemiyorduk, daha doğrusu bil...
Meral TAMER
İş dünyası, tulumbaya su bekliyor
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun MÜSİAD ...
Ece TEMELKURAN
Yapay şelale hadisesi
Az gelişmiş bir ülke olarak bizim memleketin ...
Güngör URAS
Döviz açığı ve IMF haberleri 'iyi haber' değil
Yılın ilk 5 ayındaki döviz açığımızın 11.1 mi...
M. Ali BİRAND
Nasıl müzakere ettiler? -4-
Yunanistan'ın Başmüzakerecisi Byron Theodorop...

© 2005 Milliyet