Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 10 Temmuz 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Küçücük bir pıhtı yerle bir ederse

Satır Arası / Deniz Sipahi

Bazen küçük ama çok küçük bir pıhtı sizin hayatınızın bütün akışını değiştirir.
O koca vücut, küçücük pıhtı karşısında çaresiz kalır. Bazen kalbe, oradan beyne, akciğere veya diğer bir organa gider.
Tıkanan veya kanayan damarın beslediği bölgeye oksijen ulaşamaz.
Her şey durur bir an için... Derin bir sessizlik olur.
Sanki zaman durmuştur, fotoğraflar donmuş... Bir filmin tam ortasındayken DVD'nin düğmesine basmak gibi...
Ve sonrasında o küçük pıhtının bile inanamayacağı bir hasar...
Deprem gibi, fırtına gibi...
İnsan vücudunun içindeki bu tsunamiyi durdurabilecek bir şey yok mudur?
Olmalı... Bir çaresi olmalı...
* * *

Pıhtının atması emboli demek...
Emboliyi önlemek için doktorların uzun bir tavsiye listesi var. Az yiyeceksin, az içeceksin; her şeyi kararında yapacaksın.
Aile öykünü bileceksin, ona göre hareket edeceksin.
Canını sıkmayacaksın, seni sinirlendirseler bile hiçbir şey yokmuş gibi davranacaksın.
Kolay mı...
Ama doktorlar yapın diyorlar.
Yapabilenler şanslılar.
Bu durum belirli bir hacme kadar zarar vermiyor, ama bazen öylesine güçlü bir darbe geliyor ki küçücük pıhtı o koca vücudu birkaç saniyede yerle bir edebiliyor.
Beynin sol yarısı vücudun sağ tarafını, sağ yarısı ise vücudun sol tarafını kontrol ediyor.
Konuşma merkezi insanların büyük bir kısmında beynin sol yarısına yerleşiyor.
Pıhtı özellikle beyin bölgesine gidiyorsa vücut üzerindeki kontrolü ortadan kaldırıyor.
Beyin talimatı vermedikçe de hiçbir şey olmuyor. Yüremek isteseniz yürüyemezsiniz, dokunmak isteseniz dokunamazsınız, konuşmak istersiniz konuşamazsınız...
* * *

Yarım kalan filmin devamını seyretmek için düğmeye basmak gerekir.
Basıp yeniden başlatmak...
Film kaldığı yerden devam eder mi etmez mi, bilinmez. İşte o zaman bütün planlarınız alt üst olur; beklentiler, düşünceler, hayaller...
Gelecek planları; projeler, stratejiler...
Ertelenir; ta ki, o küçük pıhtının vücuda verdiği büyük hasar tamir edilinceye kadar...
Uzun bir maraton başlar, hasta kadar yakınlarının da sabrını ölçecek kadar uzun bir süreç...
Geri dönüş yüzde yüz mü olur, yoksa o eski dostu bir daha bulabilir misiniz bilinmez.
Ama vazgeçmezsiniz, vazgeçemezsiniz.
İnatla mücadele edersiniz, etmek zorundasınız. Çünkü çoğu zaman her şeye sıfırdan başlamak zorunda kalırsınız.
* * *

Hayata yeni gelmiş bir bebek gibi...
Yeniden başlamak...
Belki bir sinyal alsanız; o geri dönüş kısalacak, hızlı bir gelişim olacak.
Ama o ilk sinyal ne zaman gelecek...
Beklersiniz, dikkat kesilirsiniz; her hareketi takibe alırsınız.
İpucu gözlerden gelir.
Çok yakından tanıdığınız o gözler size beklediğiniz mesajı verir.
"İyiyim, yakında düzeleceğim..."
Umudunuz artar, içiniz ferahlar.
Filmin yarım kaldığı yerden devam edeceğini anlarsınız.
Daha alınacak çok yol vardır ama ikinci hayat başlamıştır.
* * *

İkinci hayat çok farklı olacaktır.
Geçmişte "hayır" diyemeyen o dudaklar, bu sefer "yetişebilirsem" diyecektir.
Bir oradan bir buraya koşan o ayaklar, bu sefer "biraz dinlenmeliyim" diyecektir.
Sabahlara kadar bilgisayar başında yorulan o beyin, bu sefer "geri kalanı yarın yaparım" diyecektir. İnsanın bunları öğrenmesi için illa da o küçük pıhtının vücuda zarar vermesi mi gerekir?
Bir koşuşturmacadır gidiyor.
Önümüze arkamıza bakmıyoruz; kendimize, dostlarımıza yeterince vakit ayırmıyoruz.
Oysa yaptıklarımızdan çok yapamadıklarımıza bir baksak, nerelerde hata yaptığımızı daha net göreceğiz.
* * *

Bu yazı bir dosta...
Kardeşim kadar yakın bir dosta...
Dedim ya, gözleriyle ilk sinyali verdi.
Elimi sımsıkı tuttu, sonra ilk adımını attı.
O da, ben de ikinci hayatın çok farklı olacağını biliyoruz.



dsipahi@milliyet.com.tr




EGE
Emeklilik hakkında her şey
Küçücük bir pıhtı yerle bir ederse
Uzun yaşamak





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Deniz Sipahi
İsmail Sivri

© 2005 Milliyet