|
 |
|
|
"Tercih etmemiz gerektiğinde futbolu değil golfü seçtik"
Akdeniz Oyunları'ndaki golf müsabakalarında ikincilik kazandık ve bu spor dalında Türkiye ilk defa kürsüye çıktı. "Bayrağı gördüğümüzde tüylerimiz diken diken oldu" diyen Erkek Golf Milli Takımı oyuncuları: "Golf futboldan çok daha cazip. Bu sporu 70 yaşına kadar yapabiliyor ve çok iyi paralar kazanabiliyorsunuz"
ASLI ÇAKIR
aslicak@milliyet.com.tr
Sekiz yıl önce Klassis Golf&Country Club'ın önderliğinde bir proje başlatıldı. Silivri'de yaşayan çocuklar, gençler golf öğrenmeleri, belki de Türkiye'nin ilk profesyonel golfçüleri olmaları için beden eğitimi öğretmenlerinin de tavsiyesiyle seçildi. Proje 60 çocukla başadı. Bir yandan yeni isimler katılırken bir yandan da zamanla golfü bırakanlar oldu. Kalan gençlerden üçü geçtiğimiz günlerde Türkiye'yi ilk defa bu spor dalında kürsüye çıkardı. İspanya'da gerçekleştirilen 15. Akdeniz Oyunları'ndaki golf müsabakalarında Hamza Sayın (19), Gencer Özcan (20) ve Mustafa Hocaoğlu'ndan (19) oluşan Erkek Golf Milli Takımımız toplam 583 vuruşla İspanya'dan bir vuruş fazla oynayarakikinciliği elde etti. Genç sporcularımızın sevinci biraz buruktu çünkü tek vuruşla birinciliği kaçırmışlardı. "İlk üçe gireceğimize dair söz vermiştik" diyen gençler kariyer olarak golfü nasıl seçtiklerini ve bu spor sayesinde yaşadıklarını anlattı.
Golfe başlamaya karar verdiğiniz ilk akşam eve gittiniz ve ailenize söylediniz. Ne dediler, nasıl karşıladılar?
Gencer Özcan: İlk gün eve gittiğimde özellikle annem şaşırdı, "Nereden buldun? Nasıl yapacaksın?" dedi.
11-12 yaşında golfe başlamışsınız. O zamanlar başka bir spor yapıyor muydunuz?
Gencer Ö.: Ben futbol oynuyordum.
Hamza Sayın: Ben de. İkimiz de lisanslı sporcuyduk.
"Golf öyle bir spor ki bir bakanla da aynı turnuvada oynayabiliyorsunuz"
Futbolu bırakıp golfe geçmek nasıl oldu?
Hamza S.: Benim için zor oldu. Çok severek oynuyordum futbolu. Büyük takım hayali kuruyordum. Önce birlikte sürdürdüm. Bir süre sonra seçmek zorunda kalınca golf ağır bastı.
Herkesin bildiği, sevdiği, bir yandan da bire bir mücadelenin olduğu, hareketli, yüksek adrenalinli bir sporu bırakıp golfe geçiyorsunuz. Nedenleriniz neydi?
Hamza S.: Futbolda birisi arkadan kasti bir faul yapıp sizi sakatlayabiliyor. Golfte ise sakatlanma riskiniz çok az. Bir de saygı nlık var golfte. Mesela bir bakan, bir bürokrat golf oynuyorsa,bir turnuvada onlarla birlikte oynayabiliyorsunuz.
Gencer Ö.: Ayrıca golfü 70 yaşına kadar oynayabiliyorsunuz, bu işten para kazanabiliyorsunuz. Futbolda ise 30-40 yaşında spor hayatınız sona eriyor.
Mustafa Hocaoğlu: Bizim yetiştirilme amacımız sportif golfün Türkiye'de yayılmasıydı. Yurtdışına Türk sporcuların gitmesiydi. Biz artık golf oynayarak bir kariyer yapmayı düşünüyoruz.
Gencer Ö.: Golfte kazandığınız paralar da gerçekten yüklü.
Şu anda para kazanıyor musunuz?
Gencer Ö.: Şu anda değil. Amatör statüsündeyiz.
Mustafa H.: Ama üniversitede federasyonun bursuyla okuyoruz.Hepimiz Marmara Üniversitesi'nde, spor akademisindeyiz. Golf İhtisas Bölümü'nde. Bizim için açıldı bu bölüm.
Ama para kazanacaksınız profesyonel olunca. Ne zaman profesyonel olacaksınız?
Mustafa H.: Üç-dört sene içinde. Ama Türkiye'de profesyonel olarak golf oynayamıyorsunuz. Yurtdışında turnuvalara katılabiliriz.
"Bir müsabakada 9 kilometre yürüyoruz,2 kilo kaybettiğimiz oluyor"
Bu sporu yapabilmek için nelere dikkat etmeniz, hangi kas gruplarını çalıştırmanız gerekir? Formda olmanız gerekiyor mu? Ya da golf neler kazandırıyor? Mesela yüzücülerin geniş omuzları olur. Güreşçiler güçlüdür.
Gencer Ö.: Tabii formda olmak lazım.
Hamza S.: Biz sahaya çıktığımızda yaklaşık 4,5 saat sürüyor bir müsabakamız. Sahanın yaklaşık uzunluğu da 6 bin 200-6 bin 500 metre. Ayrı yürüyüşlerimiz de oluyor. 9 kilometre yürümüş oluyoruz. Günde iki kilo
falan kaybımız olabiliyor. Bunu yedi gün boyunca oynadı
ğınızı düşünürseniz... Kas grubu olarak da bize yalnı
zca kol kası gerekiyor. Ayrıca biz yüzücüler gibi geniş
omuzlu olsak, dönüş açımız engellenir, esnekliğimiz
bozulur. Sırt kaslarımızın fazla olması yine bir
dezavantaj mesela.
Antrenmanlarınız nasıl geçiyor? Ağır mı?
Gencer Ö.: Biz önce haftada bir antrenmanla başladık. Yaz döneminde ağırlaştı. Sabah 06.30 gibi geliyorduk ve akşam 08.00 servisiyle dönüyorduk. Bazen gece 23.30'a kadar kaldığımız oluyordu. Okul döneminde hafta içi öğlen 15.00'ten sonra geliyorduk. Hafta sonları hep buradaydık. Tabii uykumuza çok dikkat ediyoruz.
"İspanya'da bize 'Siz nereden çıktınız?' dediler"
İspanya'dan bahsedin biraz.
Mustafa H.: Dört gün önceden gittik oraya. Daha hiçbir ülkenin golf takımı gelmemişti. İki gün sonra diğer takımlar geldi. İlk gün sahadan geldiğimizde kötü oynadığımızı düşünüyorduk ama öğrendik ki ikinciyiz. İkinci gün Hamza'yla aynı grupta oynadık. Yanımızda da bir Fransız vardı. Bir ara bize "Her sene İspanya, İtalya, Fransa golfte kendi aramızda madalyaları paylaşırız. Siz nereden çıktınız?" dedi. Biz de "Biz sekiz senedir oynuyoruz. İleride daha da iyi olacağız. Bizi hep göreceksiniz" dedik.
Gencer Ö.: Bu arada golfte en genç takım bizdik.
Kürsüye çıkmak nasıl bir duygu? Bayrağı görmek...
Gencer Ö.: Biz birinciliği kaybettiğimiz için biraz buruktuk ama çok da gururluyduk çünkü o kürsüye ilk defa çıkıyoruz. Türk bayrağını o direkte görmek bizim için şerefti.
Mustafa H.: Benim tüylerim diken diken oldu.
Hamza S.: İnsanın ağlayası geliyor tabii.Sahada savaşıyorsun; kendin için, ailen için, ülken için...
Mustafa H.: Bir de bir konuda ilk olmak başka bir duygu.
"Her şeyimiz hep tam oldu. Davetler için elbiselerimiz, son model golf sopalarımız..."
Golf çevresi nasıl bir çevre size göre?
Gencer Ö.: Türkiye'de golf çevresi özellikle iyi bir çevre. Türkiye'nin kalburüstü insanları ile tanışıyorsunuz. Mesela Kaya abi (Çilingiroğlu) bizi çok destekliyor.
Tabii bu çevreyle birlikte görgünüz artıyor. Bir yandan belki de birçok davete, yemeğe katılmanız gerekiyor.
Gencer Ö.: Bu konularda sağ olsun başkanımız bize çok yardımcı oluyor. Eğer özel bir yemeğe katılacaksak, kıyafetlerimizi bile ayarlıyor.
Bunlar önemli çünkü golf pahalı bir spor. Kıyafetiyle, sopasıyla, topuyla, çevresiyle...
Gencer Ö.: Her ortama göre her şeyimiz tamdı. Sahada da... Mesela son üç-dört yıldır hep en son model sopalarla oynuyoruz. Hamza S.: Bu arada bazen bizi yanlış tanıtıyorlar biliyor musunuz? İşte, "Civar köylerden geldiler", "Babasının 100 milyon maaşı var"...
Gencer Ö.: Sanki buraya yamanmışız gibi.
Hamza S.: Caddy'likten (top toplayıcılık) yükseldiler diyorlar. Caddy'likle hiç ilgimiz olmadı.
Zavallı çocuklar...
Hamza S.: Aynen öyle işte. Ezik sanki.Herkesin kendine göre belli bütçesi var. Öyle saçma şeyler yazılınca benim tansiyonum nasıl yükseliyorsa benim babam da çok sinirleniyor. Ayrıca biz çok pahalı kolejlerde okuduğumuz için mi bu başarıları elde ediyoruz yoksa çok iyi sporcu olduğumuz için mi?
"Haftalarca yurtdışında olacağız, sürekli müsabaka, antrenman. İleride bu hayata katlanacak birilerini bulursak evlenmek isteriz"
Zorlu bir iş. Sürekli yurtdışında olacaksınız. Profesyonel golf oyuncusu olma dışında başka ne hayalleriniz var? Bir karınız, çocuklarınız olsun da istiyor musunuz?
Gencer Ö.: Öyle bir program başlıyor ki 8 hafta, bazen 10-12 hafta sürüyor. Evine hiç uğramıyorsun. Turnuvaların çoğu yurtdışında oluyor. Dolayısıyla burada bir problem çıkıyor.
Mustafa H.: Haftalık takvim genelde şöyle oluyor. Pazartesi tatil. Salı, çarşamba antrenman. Perşembe, cuma, cumartesi, pazar turnuva.
Gencer Ö.: Sonra akşam tekrar yolculuk. Buna katlanacak birilerini bulabilirsek evlenmeyi düşünüyoruz.
|
|
|

|