Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 12 Temmuz 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
"Göğsünde ağır bir kelebek"

12 Temmuz 2002'de kaybettiğimiz Ece Ayhan'la ilgili testusa buyur ola bu hafta

Testus Papamus

Kaç gündür bir kelebek dadandı bizim bahçeye... Ömürleri kısa olur bilirim. İki ile 14 gün arasında yaşadıkları söylenir. Aynı kelebek midir? Yoksa bir kelebek ailesinin farklı bireyleri midir? Ama beyaz kanatlı siyah puanlı bir kelebek hep bizim bahçede... Seneler seneler önceydi... Ece Ayhan hayattaydı... Onunla ilgili bir yazı yazmıştım. Kendisini tanımazdım. Yazı yayımlandıktan sonra dergideki odamın kapısından kelebek hızıyla süzülüp geçen bir genç mesajcıyı belli belirsiz algılamıştım: "Ece bey size teşekkür ediyor." Bahçemdeki kelebek kaç gün daha yaşayacak? Temmuzun 12'sinden sonra da beni yine ziyaret eder mi acep? 12 Temmuz 2002'de Ece Ayhan ölmüştü. Ölüm yıldönümünde içimden yine onun hakkında yazmak geliyor... Ölümle ilgili "Zambaklı Padişah" şiirini hatırlıyorum: "Azizim, güzel atlar güzel şiirler gibidirler. Öldükten sonra da tersine yarışırlar, vesselam!" Ece Ayhan'ın modern şiiri beni yaşam ve şiir hakkında düşündürüyor... Diyorum ki, yaşamın kendisi bir yorum değildir belki, kendini yorum yapılmaya buyur edebilir ancak... Yaşamın kendisi müzik değildir belki, müzikleştirilmeye kendini buyur eder bakarsınız... Yaşamın kendisi matematik değil besbelli ama kendini matematikleştirmeye buyur edebilir şair dizelerinde... Yaşamın kendisi şiir değildir, şiir üretilmeye buyur eder kendini özgürce. Bir kat, bir araba, bir mevki, bir iktidar kısırlığında yaşayanların yanında, "göğsünde ağır bir kelebek"le dolaşan duygu ve düşünce yumağı şairin varlığı ne kadar tuhaf değil midir? "İnsancıl okullardan kovgun. Geçer sokaktan bakışsız bir Kedi Kara. Çuvalında yeni ölmüş bir çocuk. Kanatları sığmamış..." Ece Ayhan testusuna buyur ola bu kez de...


1 Pek çok kişinin paylaştığı iddianın tersine Ece Ayhan'ın şiiri çok güzel biçimde deşifre edilebilir. Yukarıdaki şiirin başlığı da olan "bakışsız bir Kedi Kara" ne demek?
a. Yere bakıp yürek yakan cici kız
b. Vizyonu dar bürokrat
c. Bakışlarını gizleyen uğursuz politikacı
d. Kör bir kara kedi

2 Şimdi size Ece Ayhan'ın "Meçhul Öğrenci Anıtı" adlı şiirini hatırlatıyorum: "Devletin ve tabiatın ortak ve yanlış sorusu şuydu: / Maveraünnehir nereye dökülür? / En arka sırada bir parmağın tek ve doğru karşılığı: / Solgun bir halk çocukları ayaklanmasının kalbinedir." Peki, Maveraünnehir nereye dökülür?
a. Batı Şeria'ya
b. İntifada çocuklarının kalbine
c. Ölü Deniz'e
d. Maveraünnehir diye bir nehir yoktur, Arapçada nehrin ötesi demek. Ece Ayhan dalgasını geçiyor

3 Ece Ayhan şairlik dışında hangi mesleği icra etmişti?
a. Mimarlık
b. Tarih öğretmenliği
c. Müzisyenlik
d. Kaymakamlık

4 Devletin kaymakamı olmuş olan Ece Ayhan'ın içinde "Beyoğlu'nda. Sakızağacı Caddesi'nde, devletin hem dışında hem de karşısında olarak" dizesi bulunan "..... Bir Şairin Ölümü" şiirinin başlığındaki noktalı bıraktığım yerde hangi sözcük var?
a. Asker
b. Sivil
c. Gönüllü
d. Toplumcu

5Aşağıdakilerden hangisi Ece Ayhan'ın kendi şiirini tarif ettiği "Mor Külhani" şiirinde bulunmaktadır, kestirebilecek misiniz?
a. "Şiirimiz karadır abiler"
b. "Şiirimiz kentten içeridir abiler"
c. "Şiirimiz her işi yapar abiler"
d. Hepsi

6 Ece Ayhan'ın şiirini diğer şairler genellikle aşağıdakilerden hangi harekete yakıştırırlar?
a. Garip
b. Birinci Yeni
c. İkinci Yeni
d. Postmodern

7 Edebiyat eleştirmeni Konur Ertop'a göre aşağıdakilerden hangisi Ece Ayhan'ın şiirini tanımlar?
a. İronik bakış
b. Müdanasız tavır
c. Yerleşik düşüncelerle hesaplaşan
d. Kendi kendisiyle hesaplaşan

8 Ece Ayhan'ın ilk şiir kitabı hangisiydi? Aşağıdakiler arasında kestirebilecek misiniz?
a. Bütün Yort Savullar
b. Çanakkaleli Melahat'a İki El Mektup ya da Özel Bir Fuhuş Tarihi
c. Ortodoksluklar
d. Kınar Hanım'ın Denizleri

9 Şairin esas adı hangisi? Hangisi doğru?
a. Ece Ayhan Çağlar
b. Ece Ayhan Külhani
c. Ece Ayhan Çapalıkarşı
d. Ece Ayhan Kınar

10 Ece Ayhan şiirlerinde tarihin yanı sıra Türkçe sözcük kullanmaya da özen gösterirdi. "Ağınmak, albastı, arda, bürümcük, eprimek, erselik, esrik, ilenç, kostak, kösnü, nite, sapkı, sayrılık, tını, üzgü" bunlardan birkaçı... "Ece Ayhan Sözlüğü" başlığı altında Ender Erenel bu sözcükleri derlemiş. Ece Ayhan'ın ne denli modern olduğu anlaşılmıyor mu? Bana kalırsa Türk Dil Kurumu yayını "Türkçe Sözlük" Ece Ayhan'ın kullandığı temel kaynaklardanmış...
Bu sözcüklerden birini alalım. Ece Ayhan'ın "Ve tümünün ortasında çırçıplak kalan kostak delikanlı" dizesinde "kostak"ın anlamı nedir?
a. Zarif
b. Kabadayı
c. Güzel giyinmiş
d. Hepsi

11 Ece Ayhan'ın şiirlerinde kullandığı "Yort Savul" sözü ne demek?
a. Yargılayan yargılanır
b. Tanrı seni korusun
c. Padişahlar yoldan geçerken ona yol açanların halka
söylediği söz: "Açılın kaçılın"
d. Padişahım çok yaşa n

Yanıtlar: 1) d, 2) d, 3) d, 4) b, 5) d, 6) c, 7) d, 8) d, 9) a, 10) d, 11) c.

PAZAR
"Leyla Zana'yı yazmak istedim, cevap vermedi... Daha iyi oldu"
Playboy modacıdan Playboy'a yeni imaj
İzmirliler bu yaz plaj yerine stada davetli
"Türk hamamındaki sosyal ruhu yakalamaya çalışıyorum"
Taşmektep'te ders zilinin çalmasına az kaldı
80'inci yaşını kutlayan gazete
Hayat çizgin uzun olsun
Yeni Rakı'nın yeni şişesi
Asya manzarasına Asya yemekleri eşlik ediyor
Saros Körfezi'nin incisi: Erikli
"Tercih etmemiz gerektiğinde futbolu değil golfü seçtik"
"Göğsünde ağır bir kelebek"
Deniz kenarında balık keyfi
1960'larda Ankara ve Salim Şengil
Kadınların iktidar kuşatması
Vücut gıdaya tepki verirse
Ne bu şimdi? Duştayken nefesimizi mi tutalım?
Yaz başlangıcında dört kitap
Geleceğin şarapları





Ahmet Turhan Altıner
Ali Rıza Kardüz
İlber Ortaylı
Mine G. Kırıkkanat
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Ülkü Tamer
Mehmet Yalçın

© 2005 Milliyet