Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 10 Temmuz 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Postmolla dersi


İran'ın yeni Cumhurbaşkanı Ahmedinecad'ın seçiminde, Türkiye'ye "ciddi dersler" var.
Böyle giderse, AKP'ye hiç oy vermemiş ve vermeyecek olanlar bile R.T. Erdoğan'ı ve arkadaşlarını mumla ararlar.
Ve... AKP'ye oy vermiş olanlar ile o çizgidekiler de bir bakarlar ki, içlerinden bir Ahmedinecad çıkmış...
Kendilerini saf dışı edivermiş.
.......................
Ahmedinecad'a bakalım...
Yoksul bir demirci ustasının oğlu. Zorlukla okumuş. Tahran'da mühendislik eğitimi alırken, mollaların denetimindeki siyasi İslam örgütlerine katılmış. Önceleri aktif eylemci, sonraları eylem plancısı beyinlerden biri olarak bütün kökten dinci oluşumlarda yer alıyor.
Şah'ın devrilmesinden ve Humeyni'nin gelişinden sonra, Tahran'daki ABD Büyükelçiliği'nin basılması ve içerideki Amerikalıların 442 gün süreyle rehin tutulması sürecinde Ahmedinecad, eylemi planlayan beyinlerden biri... O süreçte Sovyetler Birliği'nin Tahran Büyükelçiliği'nin sık sık basılması eylemlerini de planlamış.
.........................
İslam devriminin yerleşmesi ve muhalif unsurların temizlenmesi sürecinde de genç Ahmedinecad, "sivil komutanlar" arasında... Humeyni rejimi hâlâ kendi düzenli silahlı kuvvetlerine güvenemiyor.
O nedenle kollarında kurdeleler olan "Sivil Devrim Muhafızları" kurulmuş. İç güvenliğin ve sisteme toplumsal uyumun denetimini onlar sağlıyor.
Son Şah Rıza Pehlevi'nin oğluna göre, "eski rejime bağlı olanlardan binlercesi, o dönemde bu gibi örgütler savaşında beyinlerine birer kurşun sıkılarak öldürülüyor."
.........................
Yani Ahmedinecad, İslam devriminin çocuğu... Siyasal İslamın en derin inançlılarından biri. O ve onun arkadaşlarına göre "devrim" sulandırılmaktaydı.
"Ekonomideki büyük başarısızlığın, örneğin, yüzde 20 işsizlik ve çalışma çağındaki her 3 kişiden birinin yoksulluk sınırında olmasının nedeni, bu çürümedir. İran, devrim günlerine yeniden dönmelidir."
.........................
Ahmedinecad'ın başka özelliklerine de dikkat çekmek isterim...
Sırtında ucuzluk pazarından alınmış izlenimi veren ve adeta üstünden dökülen, aşınmış bir takım elbise... Yakası açık bir beyaz gömlek, "V yaka" gri bir süveter...
Mütevazı bir evde oturuyor. Tek arabası eski bir Renault... Hiçbir lüksü yok.
Sabah, güneş doğmadan işe başlıyor. Gece geç saatlere kadar çalışıyor.
Kapısı sürekli açık. Dileyen girip derdini anlatıyor. Tahran Belediye Başkanlığı'nda başarı sağlamış. Kariyerinde, 6 ayda 7 bin 500 deprem evi yapıp depremzedelere teslim etmek gibi pırıltılar var. Toplum onu 3 özelliğiyle yüceltiyor; "Dürüstlüğü", "verdiği sözü kesinlikle yerine getirmesi" ve "yoksullardan yana olması..."
..........................
Humeyni ile birlikte İran'daki Şah Rejimi'ni deviren ve Mollalar Rejimi'ni kuran köktenci nesil, artık sorumluluk mevkilerini, kilit noktalarını ele geçirmekte. Satranç tahtasında "oynanan taşlar" olmaktan "satrancı oynayanlar statüsüne" geçmekteler.
Onların eğitimleri, dünyaya bakışları, cemaatleri, tepkileri çok daha katı.
..........................
Zaten Ahmedinecad da, kendisinden demokrasi yolunda adımlar isteyenlere, şöyle cevap veriyor: "Böyle bir açılıma neden yok. Biz demokrasi vaat etmedik ki! Biz sadece İslami demokrasi verebiliriz. Bizim arkasında olduğumuz yoksul kesimin acılarını gidermek için sadece İran'daki burjuvanın istekleri olan Batı türü demokratik hak ve hürriyetler çare değildir."
..........................
Şah, Mollalar'ı okşadı... Mollalar tarafından devrildi. Mollalar, Devrim Muhafızları'nı ve benzerlerini yarattılar...
Ve... Molla olmayan Devrim Muhafızı Ahmedinecad da Mollaları solladı... Cumhurbaşkanı seçildi.
...........................
Türkiye'nin ders alması gereken bir sosyo-politik laboratuvar deneyi gibidir bu.
Rüzgâr ekersen fırtına biçersin.
Bugün ülkeyi yönetenler, kendilerinin de söyledikleri gibi değişmiş olabilirler, ama tabanları "değişmeyen ve değişmeyeceklerden" oluşuyorsa, cami avlularında, sokak aralarında, tekkelerde Kuran kursları gün gelir -ağzımdan yel alsın- bu toprakların da Ahmedinecad'larını üretir. Bizim Türkiye'nin postmodernlerine de postmolladan ders var.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
O lâlâ, lâlâlâlâ o...
Eski zamanlarda yazları, topraktan küçük bir ...
Melih AŞIK
RTÜK çeviriyor
RTÜK internet sitesinde (www.rtuk.org.tr) yan...
Fikret BİLA
Ecevit'in bağışına Sezer formülü
Suudi Arabistan'da büyük büyük dedesinden kal...
Hasan CEMAL
Dağdan ovaya!
Palandöken Dağları'ndan Erzurum Ovası'na güne...
Güneri CIVAOĞLU
Postmolla dersi
İran'ın yeni Cumhurbaşkanı Ahmedinecad'ın seç...
Can DÜNDAR
Can pazarında kuyruğa girmek
Londra, kendisiyle ne kadar gururlansa haklı....
Abbas GÜÇLÜ
ÖSS için B planınız var mı?
Üniversite sınav sonuçları önümüzdeki hafta a...
Mehmet Y. YILMAZ
Sisam, Kuşadası: Tarlanın ağaçları, kentin insanları...
Gazetedeki arkadaşlarımdan biri, tatil için b...
Hasan PULUR
Kıssadan hisse...
NÂZIM Hikmet "Akrep gibisin be kardeşim!" dem...
Derya SAZAK
Sağlıklı bir öneri
Çernobil kazasının Karadeniz başta olmak üzer...
Meral TAMER
Kadın istihdamında nal toplamak
Sürpriz değil tabii. Ama insan yine de ülkele...
Tamer HEPER
Durum içler acısı
Gazetede haberi görmüşsünüzdür. Görmeyenler i...
Güngör URAS
Haşhaş üretimi devam ediyor
Yasak geldi, masak geldi ama, biz hâlâ haşhaş...

© 2005 Milliyet