Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 12 Temmuz 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
10 yıl geçti cenazeler bitmedi

Avrupa'nın II. Dünya Savaşı'ndan sonra gördüğü en büyük toplu kıyım olan Srebrenitsa Katliamı'nın 10. yılında, kimlikleri yeni teşhis edilen 610 Boşnak'ın cenazesi toprağa verilirken yine keder ve gözyaşı vardı

DIŞ HABERLER SERVİSİ

Avrupa'nın II. Dünya Savaşı'nın ardından gördüğü en büyük toplu kıyım olan Srebrenitsa Katliamı'nın 10. yıldönümü, 50 bine yakın Boşnak ve Avrupa'nın dört bir yanından kasabaya gelen devlet adamının katılımıyla anıldı. Srebrenitsa'da Potokari Mezarlığı'ndaki törene katılan Sırbistan Karadağ Devlet Başkanı Boris Tadiç, katliamı yerinde anan ilk Sırp yetkili olarak kayıtlara geçti.

Gül de oradaydı
Eski Yugoslavya için Savaş Suçları Mahkemesi'nin Başsavcısı Carla del Ponte ise katliamın baş sorumlularından dönemin Bosna Sırp Cumhuriyeti Devlet Başkanı Radovan Karadziç ile General Ratko Mladiç'in hâlâ yakalanamamış olmasını protesto etmek amacıyla töreni boykot etti. Törende, Türkiye'yi Dışişleri Bakanı Abdullah Gül temsil etti.
Gözyaşının hâkim olduğu törende, kimlikleri yeni teşhis edilen, katliam kurbanı 610 Boşnak'ın cenazesi toprağa verildi.
Yeşil çuhaya sarılı tabutlar arasında dolaşan, tabutlara dokunan beyaz başörtülü kadınlar, Srebrenitsa'da 1995 Temmuz'unda yaşanan vahşeti fazla söze gerek bırakmadan tasvir ediyordu. Tabutlar, daha sonra tek tek isimler anons edilerek defnedildi.

'Acımız sürüyor'
Kayınpederini toprağa vermek için törende bulunan Hayriye Mujic (36), "Acımız sürüyor, her yıl buraya birisini gömmek için geliyoruz. Bu beni hasta ediyor" dedi.
Sırbistan'da azımsanmayacak bir kesim Srebrenitsa'da katliam olduğuna inanmıyor. Tadiç, yaptığı açıklamada katliamın sorumlularından Mladiç'in birkaç gün içinde yakalanacağını umduğunu söylemişti.
ABD'li eski diplomat Richard Holbrooke, törende yaptığı konuşmada, "Srebrenitsa, hiçbir zaman olmamalıydı. Srebrenitsa, NATO ve BM barışı koruma gücü askerlerinin başarısızlığıdır" dedi. Savaşı bitiren Dayton Antlaşması'nın (21 Kasım 1995) mimarı sayılan Holbrooke, "Karadziç ile Mladiç yakalanmadan görev tamamlanmayacaktır" diye konuştu. Törene katılan İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw da, bu katliamın, 10 yıl önce bu katliamı önleyemeyen uluslararası toplumun "utancı" olduğunu belirtti.

Bush'tan mesaj
Amerika'nın katliamının baş sorumluları Karadziç ile Mladiç'in yargı önüne çıkarılması konusunda kararlı olduğunu belirten ABD Başkanı George Bush da yayımladığı mesajında, acı çeken Bosna - Hersek halkının yanlarında olduklarını söyledi.

Katliamın öyküsü

1992'de İç Savaş'ın patlak verdiği Bosna'da, Srebrenitsa 36 bin kişilik nüfusunun yüzde 75'i Müslüman olan bir kasabaydı. 1993'te Birleşmiş Milletler'in, güvenli bölge ilan ettiği kasabaya BM Koruma Gücü UNPROFOR askerleri konuşlandırıldı. Ancak kasabaya hâlâ sınırlı sayıda gıda ve ilaç yardımı ulaştırılabiliyordu.
1995 Mart'ında Bosna Sırp Cumhuriyeti Devlet Başkanı Radovan Karadziç, Srebrenitsa'nın dünyayla tüm iletişiminin kesilmesini ve yardım konvoylarının kasabaya ulaşmasının engellenmesini emretti. Karadziç, 9 Temmuz'da kentin ele geçirilmesi emrini verdi. Emir üzerine Sırp güçleri, Hollandalı UNPROFOR askerlerinin gözetleme kulelerine saldırdı, 30 askeri rehin aldı.
Sırplar, 10 Temmuz'da Srebrenitsa'yı top ateşine tuttu. 11 Temmuz'da NATO uçakları kasaba dışındaki Sırp tanklarını vurdu. Ancak Sırplar Hollandalı askerleri öldürme tehdidinde bulununca, hava saldırısı durdu.
Akşam saatlerinde de Sırp General Ratko Mladiç kasabaya girdi. Sırp askerleri kadın ve çocukları otobüslerle Müslüman bölgelerine gönderdi. 13 Temmuz'da kasabada tutulan 16 - 70 yaş arasındaki erkekler öldürülerek toplu mezarlara gömüldü.

Sayılarla katliam

  • Kurbanların gerçek sayısı bilinmiyor. BM'nin tahmini, 7 - 8 bin arasında olduğu şeklinde.
  • 42 toplu mezar bulundu. Uzmanlar, 22 toplu mezar daha olduğunu tahmin ediyor.
  • Kurbanların ancak 2070'inin kimliği tespit edilebildi. 7 binden fazla ceset torbasında ceset parçaları kimlik tespiti için bekletiliyor.
  • BM'nin eski Yugoslavya Savaş Suçları Mahkemesi'nde açılan davada şimdiye kadar katliamla ilgili olarak 19 kişi suçlandı. Bunlardan 6'sı hakkında mahkûmiyet kararı verildi.
  • Soykırımla suçlanan, savaş sırasında Bosnalı Sırpların lideri Radovan Karadziç ve Genelkurmay Başkanı Ratko Mladiç dahil 3 kişi halen aranıyor.


  • 'Katliam olur diye uyarmıştım'

    Dönemin BM Daimi Temsilcisi Batu, Srebrenitsa'nın 'güvenlikli bölgeler' kapsamından çıkarılmasına muhalefet şerhi koyarken bu uyarıyı yaptı, ancak dikkate alınmadı

    BARKIN ŞIK Ankara
    11 Temmuz 1995'te Sırpların Müslüman Bosnalılara karşı giriştiği Srebrenitsa Katliamı'ndan yalnızca birkaç gün önce, Birleşmiş Milletler'in New York'taki binasında bir Türk diplomatın tarihi bir uyarıda bulunduğu ortaya çıktı. CHP Hatay Milletvekili ve dönemin BM Daimi Temsilcisi Emekli Büyükelçi İnal Batu, Srebrenitsa'nın "güvenlikli bölgeler" kapsamından çıkarılmasına muhalefet şerhi koyarken "Katliam olur" uyarısı yaptı. Ancak bu dikkate alınmadı ve birkaç gün sonra Sırplar katliama başladı.
    Batu, BM Bosna Hersek Komitesi'nde tam 10 yıl önce gerçekleşen ve ilk defa açıkladığı uyarıyla ilgili şunları kaydetti:
    "Komiteye, o dönem Barış Güçlerinden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Kofi Annan bir rapor sundu. Raporda, Srebrenitsa ve birkaç bölgenin daha 'güvenlikli bölgeler' kapsamından çıkarılması isteniyordu. Tek başıma muhalefet ettim ve kötü bir kehanette bulundum. 'Katliam olur, bunu yapmayın' dedim. Dinlemediler. Srebrenitsa ekonomik, stratejik nedenlerle güvenlikli bölgeler arasından çıkarıldı. Adeta Sırplara, 'gelin, oradaki insanları öldürün' denildi. Bir tek Türkiye'nin muhalefet ettiği ve hiç zabıt tutulmayan bir toplantıydı.
    O sırada yanımda bulunan yardımcım, şimdi Tel Aviv Büyükelçisi olan Feridun Sinirlioğlu'dur. O da bunlara tanıktır. Muhalefet ettim ama güvenlikli bölgeler kapsamından çıkardılar. Birkaç gün sonra da hepimizin bildiği, dünya savaşından sonraki en büyük katliam başladı."




    GÜNCEL
    10 yıl geçti cenazeler bitmedi
    Şarap fabrikasına elektrik günahmış!
    Genç yaşta ölümü herkesi ağlattı
    Hayat dehşet verici
    2 bin kişi izleniyor
    'Çatışmayın, bombalayın'
    Cücesiz Pamuk Prenses: Tori
    'Mekânı cennet ruhu şad olsun'
    Kürt grupları Kuzey Irak'a vize istiyor
    '117 gün daha dayanamadın mı Alper Çavuşum?'
    Doktorluğa ilk adım
    Kalp cerrahlarına 'demeç' uyarısı
    Alıkonulan Türk gemisi satılıyor
    Şüpheli poşet uzmanı bekledi
    Duruşmaya alınmadılar
    Eşkıya yol kesip asker kaçırdı
    'El Kaide neyse PKK da odur'
    PKK'nın C-4'leri imha edildi
    Bugün Steps Ahead


    © 2005 Milliyet