Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 12 Temmuz 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Geleceğin şarapları

Dünyanın şarap başkenti Bordo, Vinexpo günlerinde "biyodinamik" şarapçıların gövde gösterisine de sahne oldu. Tamamen doğayla barışık üretilen bu şaraplar, arkalarındaki felsefe ve zengin nüanslı tatlarıyla 21'inci yüzyıla damgasını vuracak gibi görünüyor

myalcin@turk.net

Birkaç yüz şarap profesyoneli 21 Hazıran Salı günü Bordo'daki Mercure Cite Mondiale otelinin balo salonunda buluştu. 70 şarap üreticisinin şaraplarını tanıttığı bu buluşmanın adı, "Apelasyonların Yeniden Doğuşu"ydu. "Biyodinamik" şarap üreticileri ilk kez iki yıl önce yine Vinexpo günlerinde bir hangarda başlattıkları hareketlerinin ikinci büyük buluşmasını gerçekleştiriyorlardı. Hem de iki yıl önceye nazaran çok daha geniş bir katılımla...
Biyodinamik şarapçılık da ne mi? Organik şarapçılığın birkaç adım daha ötesi... Doğayla tamamen barışık bir süreç içinde, doğadan gelen otantik lezzetleri olabildiğince yansıtan şaraplar üretmek. Kendilerinin çok sevdiği bir deyimle, "bağdaki hayat enerjisini" şarapla ortaya koyabilmek.
Biyodinamik şarapçılık Fransa'dan başlayarak yaklaşık 20 yıldır ağır ağır tüm dünyaya yayılan bir akım. Bazı şarap yazarlarının "sessiz devrim" diye niteleyecek kadar önemsedikleri bir gelişme. Lideri ise Columbia Üniversitesi'nde bankacılık okuyup MBA yapan ve ardından Morgan Guaranty Bank'ın Kanada, Amerika ve İngiltere birimlerinde üst düzey görevlerde bulunan Nicolas Joly. 1977'de işini bırakıp Fransa'nın kuzeyindeki Loire Vadisi'ndeki aile bağına dönmüş. Ve "ihtilali" burada geçirdiği birkaç yıldan sonra başlatmış... "Konvansiyonel" olarak nitelediği bağcılığın tarım ilaçları ve bitki öldürücülerle doğayı mahvettiğini, şarapları da tekdüzeleştirdiğini fark etmiş ve bu arada 1924'te ölen Alman fizik profesörü Rudolf Steiner'in "biyodinamik tarım" öğretisini keşfetmiş. Steiner'in kuramının bağlara uyarlanmasıyla, biyodinamik bağcılık ve şarapçılığın da ilk adımları atılmış.
Joly "Bir gram toprakta 1 milyon mikroorganizma var. Böcekleri öldürmek ya da bağ hastalıklarıyla savaşmak için kullanılan tarım ilaçları bunları yok ediyor. Oysa bunların bile şarabımızın lezzetine bir katkısı var" diye söze başlıyor. Ardından, "Tarım ilaçlarıyla belki hastalıkları engelliyoruz ama asmanın bağışıklığını azaltıyor, yeni hastalıklara davetiye çıkarıyoruz. Oysa bitki çayları, tütün tozu gibi doğal maddelerle de bu hastalıklarla mücadele mümkün" diyor. Joly biyodinamik felsefede çok gerektiğinde doğal gübre kullanıldığını, bağlara traktör sokulmayıp atlarla sürülerek toprağın havalandırıldığını da ekliyor. Ayın hareketleri de biyodinamik bağcılıkta budama ve aşılama gibi işlemlerin zamanını belirliyor.
Joly'nin en çok ateş püskürdüğü ise "konvansiyonel" şarapçılıkta şaraplara aromatik maya ve enzimlerle çeşitli kokular kazandırılması. Tamamen yasal olan bu müdahaleler, şaraplarda belli aromaları öne çıkarıyor: "Bu yıl, Beaujolais bölgesinde frenküzümü ve ahududu kokusu moda. Bunu mu istiyoruz? Nerede bağımızın özgünlüğü, şarabımızın bağdan gelen kendine özgü tadı?" Joly biyodinamik şarapçıların şarabı üzümün kabuğunda bulunan yabani mayalarla mayalandırdıklarını, kültür mayası kullanmadıklarını ekliyor.


Tatları çok güzel
Heyecanlı konferansı terk ediyor ve salona geçerek şarapları tatmaya koyuluyorum. Salondaki ortam, asla "yeşil" ya da "organik" şarabı çağrıştıran bir ortam değil. Üreticilerin çok azı blucinli, sakallı. Etiketler, broşürler geri dönüşümlü saman kağıda filan basılmamış, hepsi gıcır gıcır, kuşe baskılı. Zira bu, "marjinal" bir topluluk değil. 70 üreticinin büyük bölümü Fransız. Alsace, Loire havzası ve Burgonya bölgesi ağırlıkta. Bağ hastalıklarına açık nemli bir iklimi olan ve "otantik" olmaktan çok "ticari" şaraplar yapılan Bordo bölgesi, akımın en az yayıldığı yer.
Bordo'da bu yıl 13'üncüsü yapılan dünyanın en büyük şarap fuarı Vinexpo, biyodinamik şarapçılar için de önemli bir çıkış ve dikkat çekme fırsatı yarattı. Umarız, bugünkü ağırlıklı gündemleri "Hangi restoranı hangi firma kaça satın aldı, biz kimi ne kadar vererek kendimize bağlayalım, tekelimize alalım?" gibi konular olan Türk şarapçıları da, bu denli önemli bir gelişmeyi fark ederler. Dikkatlerini toplayacak küçük bir de tüyo verelim: Daha şimdiden, iyi bir biyodinamik şarap, bölgesindeki "konvansiyonel" şarabın iki katı fiyatlara satılabiliyor.




PAZAR
"Leyla Zana'yı yazmak istedim, cevap vermedi... Daha iyi oldu"
Playboy modacıdan Playboy'a yeni imaj
İzmirliler bu yaz plaj yerine stada davetli
"Türk hamamındaki sosyal ruhu yakalamaya çalışıyorum"
Taşmektep'te ders zilinin çalmasına az kaldı
80'inci yaşını kutlayan gazete
Hayat çizgin uzun olsun
Yeni Rakı'nın yeni şişesi
Asya manzarasına Asya yemekleri eşlik ediyor
Saros Körfezi'nin incisi: Erikli
"Tercih etmemiz gerektiğinde futbolu değil golfü seçtik"
"Göğsünde ağır bir kelebek"
Deniz kenarında balık keyfi
1960'larda Ankara ve Salim Şengil
Kadınların iktidar kuşatması
Vücut gıdaya tepki verirse
Ne bu şimdi? Duştayken nefesimizi mi tutalım?
Yaz başlangıcında dört kitap
Geleceğin şarapları





Ahmet Turhan Altıner
Ali Rıza Kardüz
İlber Ortaylı
Mine G. Kırıkkanat
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Ülkü Tamer
Mehmet Yalçın

© 2005 Milliyet