Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 12 Temmuz 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Öteki Trakya


Türkiye'den ilk kez bir parlamento heyeti geçenlerde Batı Trakya'yı ziyaret etti. Heyet üyesi Onur Öymen'in gezi izlenimlerini aktaralım:
- Batı Trakya'da Türklerin devam ettiği 120 okul var. Türkiye'den sadece 15 öğretmenin gelmesine izin veriyorlar. Geri kalan öğretmenler 2 yıllık uydurma yüksek okullarda yetişiyor.
- Açıkça ırkçılık yapıyorlar, Türk asıllı çocuklara mecburi eğitim 6, Yunanlılara 9 yıl...
- Okullarda 40 - 50 yıllık kitaplar okunuyor. Kitaplarda "İnsanoğlu günün birinde mutlaka aya gidecek" şeklinde satırlara rastlanıyor.
- Yunan cunta yönetimi sırasında Türk vakıflarına kayyum atamışlar. Aradan 40 yıl geçmiş Türk vakıflarını hala kayyumlar, yani Yunanlıların seçtiği kişilerce yönetiliyor.
- Türklerin dini yöneticilerini seçme hakkı yok... Yunan hükümetinin tayin ettiği müftüler görev yapıyor..
- İskeçe saat kulesinin üzerindeki kitabe, kulenin Osmanlı eseri olduğunu hatırlattığı için kaldırılmış.
- Camilerin onarımına izin vermiyorlar...
- Selanik'in en büyük meydanlarından birine Pontus soykırım anıtı yapılıyor...
Hazin olan... AB tarafından sürekli insan hakları sorgusuna çekilen Türk hükümetinin, bir gün olsun Batı Trakya'yı gündeme getirmemesi... Avrupa'dan gelen heyetlere, "Gidin bir de Batı Trakya'ya göz atın" diyememesi...

Meclis Başkanı Arınç, hafızlar ve mevlithanlara, "Siz bizim manevi komutanımızsınız" demiş.
Maddi komutan da Amerikalılar olsa gerek...
Haldun Ertem

Dekolte aldı başını!
Başbakan Erdoğan, ABD gezisi sırasında Ertuğrul Özkök'e diyor ki:
- Bakın Türkiye'de dekolte aldı başını gidiyor. Karın kısmı açık pantalonlarla üniversiteye bile gidiliyor. Biz bunları düzenlemek için yasa çıkartıyor muyuz?
Bu sözler "siz - biz" ayrımcılığı taşıyor. Erdoğan kendisini türbanlı kesimin başbakanı gibi takdim ediyor. Dekolte giyinen hanımları kendilerinden saymıyor. Atatürk Havalimanı ya da Denizli'de camekandan mayolu fotoğraflları zorla indirtenlere neden kızıyoruz? Onlar da aynı duyguları paylaşıyor.

Mantıklı düşünüp mantıksız davranmak insan yapısının özelliğidir.
Anatole France

Kanserle savaş
Üç değerli ismi, spor yorumcusu Kenan Onuk, yazar - araştırmacı Jak Deleon ve Karadenizli sanatçı Kazım Koyuncu'yu birbiri peşinden o menhus hastalık sonucu yitirdik.
Kimi Çernobil diyor, kimi başka neden arıyor... Tıp Kurumu Başkanı, Onkolog Ali Rıza Üçer, Türkiye'de olağanüstü bir kanser patlaması yaşandığına ilişkin bilgi ve belge yok diyor. Ekliyor: Unutmayalım, sigaranın (önlenebilir) kanserojen etkisi Çernobil'in yüzlerce katıdır.

Ne istiyorlar?
"Biz ayrı devlet peşinde değiliz, sadece Kürt kimliğinin tanınmasını ve kültürel hakların verilmesini istiyoruz" diyorlardı. Son yıllarda bu istekler peyderpey karşılandı. Ama PKK bütün bu ilerlemelere rağmen terörü yeniden başlattı. Acaba şimdi ne istiyorlar?
Soruya eski DEP Başkanı Feridun Yazar'ın yanıtı:
- Ne istediklerini geçenlerde açıkladılar; demokratik cumhuriyet, yerel yönetimlerin daha güçlendirilmesi ve eğitim hakkı.
- Siz bundan ne anladınız peki?
- Bana göre çok da net olmayan, ucu açık istemler. Bir de daha somut istemleri var; örneğin Apo'ya uygulanan tecridin kaldırılması, genel af, İnfaz Yasası'nın değiştirilmesi gibi... Ancak bu istekleri kabul ettirmenin yolunun terör olmaması gerekir.
- Siz devletin yerinde olsanız ne yapardınız?
- Ben devletin yerinde olsam önce Kürt kimliğinin tanınmasını Anayasal güvence altına alırdım. Okullarda ana dilde eğitimi kabul ederdim. Bir de Apo'yu da kapsayan genel af çıkartır, kendisine, buyur geç partinin başına, mücadeleni sadece siyasi platformda ver, derdim.
- Olmaz ya, diyelim bütün bu dedikleriniz yapıldı. Terörün biteceğinin garantisi var mı?
- Tabii ki yok. Ama o zaman da bütün bu isteklerin bahane olduğu ortaya çıkmış... Dolayısıyla en azından bahane ellerinden alınmış olur.
PKK'nın istekleri "bağımsızlık" almadan bitecek gibi görünmüyor. Türkiye'ye de tek seçenek bırakıyorlar: Savaşmak...

m.asik@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
PKK ve Kürt hareketi
GEÇEN perşembe günü, eski HADEP'in Genel Sekr...
Melih AŞIK
Öteki Trakya
Türkiye'den ilk kez bir parlamento heyeti geç...
Fikret BİLA
Çiçek'in yargıdaki gerginliğe bakışı
Yüksek yargı organlarından bir süredir kamuoy...
Hasan CEMAL
Erdoğan, Şener, Yıldırım!
Bir günlüğüne Erzurum'daydık geçen hafta. Doğ...
Güneri CIVAOĞLU
Çağdaşlık safarisi
Yabancı gazeteci gözüyle Türkler ve Türkiye g...
Can DÜNDAR
Skandallar sarayının modern prensi taç giyiyor
Dünyanın en küçük 2. ülkesi Monako'nun yeni P...
Abbas GÜÇLÜ
Okuma yazmada yeni yöntem
Okuma yazma oranımız, onca kampanyaya rağmen ...
Hurşit GÜNEŞ
Bu yıl büyüme ne olacak?
Sanıyorum bu yılın ekonomi dünyasını ilgilend...
Sami KOHEN
Srebrenitsa dersleri...
ON yıl öncesine kadar Srebrenitsa'nın adını d...
Mehmet Y. YILMAZ
21. yüzyılın başında Arap kadınları...
Suudi Arabistanlı genç bir kadın, Ürdün'de gö...
Derya SAZAK
Yeni ortaçağ
İspanya ve İngiltere'den sonra terörün hedefi...
Meral TAMER
1 kilo toz, 1 otoboz, 1 depo benzin 1 aylık gelir
Pazar sabahı saat 11 suları. Sıcak yaz gününü...
Güngör URAS
Yabancı sermayede 'sap ile samanı' birbirine karıştırıyoruz
Biz sap ile samanı birbirine karıştırdığımız ...
M. Ali BİRAND
Lüksemburg, rahat nefes aldırttı...
Türk basını pek önem vermedi, ancak Lüksembug...

© 2005 Milliyet