Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 12 Temmuz 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Çiçek'in yargıdaki gerginliğe bakışı


Yüksek yargı organlarından bir süredir kamuoyuna yansıtılan "Yargı siyasallaştırılıyor" eleştirileri üzerine Adalet Bakanı Cemil Çiçek, teknik incelemeler yaptırdı. Eleştirilerin kaynağını saptamaya ve sorgulamaya çalıştı.
Adalet Bakanı Çiçek'in vardığı kanı, eleştirilerin asıl kaynağını mesleki endişelerden çok genel siyasi çabalar oluşturuyor.
Çiçek, yargının meslek mensuplarına ilişkin mali ve sosyal olanakları yetersiz bulan yaklaşımlarına katılıyor. Yargı mensuplarının vicdanıyla hareket eden, hukukun ve rejimin güvencesi meslek mensupları olarak mali ve sosyal olanaklarının yeterli düzeyde olmasına inanıyor.
Çiçek, yargıdaki gerginliğe ilişkin sohbetimizde bu ve benzeri sorunların aşılabilmesi için yargı teşkilatı ile birlikte ortak çaba gösterdiğinin bilindiğini kaydediyor.

Kadrolaşma ve siyasallaşma
Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in yargı kurumlarından gelen, "kadrolaşma ve siyasallaşma" eleştirisine bakışı ise farklı. Çiçek, bu eleştirileri, "genel, siyasi çaba", "siyasi tutum alma" gayretleri olarak değerlendiriyor. Ülkedeki genel siyasi faaliyetlerin bir devamı olarak algılıyor.
Çiçek'i bu yargıya ulaştıran nedene gelince...
Şöyle özetliyor:
"Yargı teşkilatına 4 bin kadro tahsis edilmesini, 'kadrolaşma ve siyasallaşma' olarak değerlendirmenin dayanakları yok. Şunu söylemeliyim ki; yargı teşkilatı bugün kadrolarını bile doldurabilmiş değil. 9 bin küsur kadronun ancak 8 bin küsuru dolu. Hâlâ hâkim-savcı açığı var. Hal böyle iken, alınan yeni kadroları, kadrolaşma ve siyasallaşma amacıyla kullanılacak bir imkân gibi değerlendirmek mantıksız. Türkiye'nin hâkim ve savcı açığı var. Bu ihtiyaç 4 bin değil, belki 14 bin kadroyla bile karşılanamaz. İkinci olarak vurgulamak istediğim husus, teşkilatımızın her yıl yaptığı iki sınavla en fazla 400-500 meslek mensubu alabilmesidir. Dolayısıyla teşkilat için tahsis edilen kadrolar, ileriye dönük bir projeksiyondur."

ÖSYM'ye güven yok mu?
Çiçek, kadro ve kadrolaşmaya dönük eleştirileri böyle yanıtladıktan sonra, mesleğe giriş sınavlarına da dikkat çekti.
Çiçek, bugün Türkiye'de ÖSYM'ye, "Kayırma yapıyor" eleştirisi yöneltmenin mümkün olmadığını anımsatarak, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Bugün ÖSYM'nin düzenlediği sınavlardaki objektiflik genel kabul görmüş durumdadır. Bu kurumun yaptığı sınavla hâkim ve savcı adayları belirlendiğine göre, siyasallaşma, kadrolaşma, kayırmacılık eleştirisi yapmak haksızlıktır. Sınavın bu kurum tarafından yapılması sınava girenler kadar bizler için de güvencedir. Daha önce birkaç kez vurguladığım gibi sözlü sınavı yapan heyet ise zaten esas olarak hâkimlerden oluşmaktadır. Bu mekanizma içinde her yıl mesleğe 500 hâkim ve savcı alsanız bile ancak emekli olanların boşluğunu doldurabilirsiniz. Bu tabloyu siyasallaşma olarak görüp göstermek haksızlıktır."

Bugünkü kura töreni
Bugün meslek içi eğitimlerini bitiren genç idari yargıçlar, kura çekecekler. 48 idari yargıcın görev yerleri kura ile belirlenecek.
Adalet Bakanı Cemil Çiçek ve yüksek yargı organlarının temsilcileri kura töreninde bir araya gelecekler. Törende bir konuşma yapacak olan Çiçek'in yüksek yargının yansıttığı kaygılarla ilgili düşüncelerini ve dayanaklarını açıklaması yüksek bir olasılık...

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
PKK ve Kürt hareketi
GEÇEN perşembe günü, eski HADEP'in Genel Sekr...
Melih AŞIK
Öteki Trakya
Türkiye'den ilk kez bir parlamento heyeti geç...
Fikret BİLA
Çiçek'in yargıdaki gerginliğe bakışı
Yüksek yargı organlarından bir süredir kamuoy...
Hasan CEMAL
Erdoğan, Şener, Yıldırım!
Bir günlüğüne Erzurum'daydık geçen hafta. Doğ...
Güneri CIVAOĞLU
Çağdaşlık safarisi
Yabancı gazeteci gözüyle Türkler ve Türkiye g...
Can DÜNDAR
Skandallar sarayının modern prensi taç giyiyor
Dünyanın en küçük 2. ülkesi Monako'nun yeni P...
Abbas GÜÇLÜ
Okuma yazmada yeni yöntem
Okuma yazma oranımız, onca kampanyaya rağmen ...
Hurşit GÜNEŞ
Bu yıl büyüme ne olacak?
Sanıyorum bu yılın ekonomi dünyasını ilgilend...
Sami KOHEN
Srebrenitsa dersleri...
ON yıl öncesine kadar Srebrenitsa'nın adını d...
Mehmet Y. YILMAZ
21. yüzyılın başında Arap kadınları...
Suudi Arabistanlı genç bir kadın, Ürdün'de gö...
Derya SAZAK
Yeni ortaçağ
İspanya ve İngiltere'den sonra terörün hedefi...
Meral TAMER
1 kilo toz, 1 otoboz, 1 depo benzin 1 aylık gelir
Pazar sabahı saat 11 suları. Sıcak yaz gününü...
Güngör URAS
Yabancı sermayede 'sap ile samanı' birbirine karıştırıyoruz
Biz sap ile samanı birbirine karıştırdığımız ...
M. Ali BİRAND
Lüksemburg, rahat nefes aldırttı...
Türk basını pek önem vermedi, ancak Lüksembug...

© 2005 Milliyet