Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 12 Temmuz 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Erdoğan, Şener, Yıldırım!


Bir günlüğüne Erzurum'daydık geçen hafta. Doğan Yayın Holding'in Anadolu'daki Avrupa Toplantıları çerçevesinde bu kez Erzurum Buluşması gerçekleştirildi.
Vali'yle, Büyükşehir Belediye Başkanı'yla, Emniyet Müdürü'yle sohbet ederken yine aynı sorun ön plandaydı:
İşsizlik!
Aş ve iş sorunu yani.
Nasıl çözülecekti?
Çarelerden biri elbette ticaretti. Ermenistan'la sınır kapısının açılması, Erzurum'u ticari açıdan canlandıracak önemli bir gelişme olarak görülüyordu.
Biri şöyle dedi:
"Ermenistan'la sınır kapısı açılır, ticaret başlarsa, Erzurum çok rahatlar. Çünkü Orta Asya'yla ticaret hızlanır. İran, Türkiye'nin Orta Asya'ya açılan kapısı olarak görünüyor. Ama İran bu ticareti fazlasıyla yavaşlatıyor. TIR'larımızın, kamyonlarımızın geçişini zorlaştırıyor, hep geciktiriyor. Ermenistan kapısı açılsa, bundan Erzurum özellikle yararlanacak."
Erzurum Defterdarı da şöyle dedi:
"Ben yıllarca Iğdır'da da görev yaptım. Ermenistan sınır kapısının açılmasında çok gecikildi. 15 yıl önce açılmalıydı bu kapı... O zaman açılmış olsa, bu soykırım vesaire davaları buralara kadar gelmeyebilirdi. Erzurum'a da ticari bakımdan faydası olurdu."
Daha sonra Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ı dinledim. Türkiye'nin kalkınmasında 'yabancı sermaye'nin önemli rolünü anlattı. Bu açıdan Türk Telekom'un özelleştirilmesinin altını çizdi. Türkiye'ye yabancı sermayenin, dış kaynak akışının hızlanması için üç noktanın vazgeçilmezliğini vurguladı:
Siyasal istikrar...
Ekonomik istikrar...
Hukuki istikrar...
Erzurum'da devletin yüksek bürokratları, bölgede aş ve iş sorununu çözmek için Ermenistan'la ilişkilerin normalleştirilmesinden, ticaretin geliştirilmesinden söz ederken, Ulaştırma Bakanı da Türkiye bağlamında yabancı sermayenin, dış yatırımların önemine dikkat çekiyordu.
Her ikisi de belli bir sorumluluk duygusunu yansıtan, Türkiye'yi gerçekten düşünen tavırlardı.
Peki ya Abdüllatif Şener'e ne demeli?
Devlet Bakanı, Başbakan Yardımcısı Şener dün gazetemizin manşetindeydi. Yabancı sermayeye yasal sınırlar getirilmesini savunuyordu Milliyet'e demecinde, (Ahmet Erhan Çelik'in haberi, s. 7).
Ne yapmak istiyor?..
Üyesi olduğu hükümetin Avrupa Birliği yolunda yürüdüğünü herhalde biliyor Sayın Şener. Yine Başbakanı Tayyip Erdoğan'ın Türkiye'ye yabancı sermaye yatırımlarını çekmek için nasıl çalıştığının da farkında olmalı.
Peki o zaman?..
Bu durumda böyle bir hükümetin bir üyesi olarak nasıl oluyor da, yabancı sermayeye sınırlama isteyebiliyor?..
Belki de Erbakan Hoca'nın ruhu kendisini uzaktan da olsa etkilemeye devam ediyor. Hoca'nın devletçi, üçüncü dünyacı ve AB'ye karşı görüşleri belki de zaman zaman Abdüllatif Şener'de hâlâ nüksedebiliyor.
Bir başka ihtimal:
Bugün de böyle düşünüyor olabilir Başbakan Yardımcısı Şener... Eğer öyleyse, geçen hafta Erzurum'da dinlediğim Binali Yıldırım'dan çok farklı bir kafa yapısı...
Akla başka ihtimaller de gelmiyor değil. Acaba Abdüllatif Şener'in bu çıkışı, AKP içinde bir kavganın, Tayyip Erdoğan'a da ileride kafa tutabilecek parti içi mücadelenin bir sinyali de sayılabilir mi, bilemiyorum.

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
PKK ve Kürt hareketi
GEÇEN perşembe günü, eski HADEP'in Genel Sekr...
Melih AŞIK
Öteki Trakya
Türkiye'den ilk kez bir parlamento heyeti geç...
Fikret BİLA
Çiçek'in yargıdaki gerginliğe bakışı
Yüksek yargı organlarından bir süredir kamuoy...
Hasan CEMAL
Erdoğan, Şener, Yıldırım!
Bir günlüğüne Erzurum'daydık geçen hafta. Doğ...
Güneri CIVAOĞLU
Çağdaşlık safarisi
Yabancı gazeteci gözüyle Türkler ve Türkiye g...
Can DÜNDAR
Skandallar sarayının modern prensi taç giyiyor
Dünyanın en küçük 2. ülkesi Monako'nun yeni P...
Abbas GÜÇLÜ
Okuma yazmada yeni yöntem
Okuma yazma oranımız, onca kampanyaya rağmen ...
Hurşit GÜNEŞ
Bu yıl büyüme ne olacak?
Sanıyorum bu yılın ekonomi dünyasını ilgilend...
Sami KOHEN
Srebrenitsa dersleri...
ON yıl öncesine kadar Srebrenitsa'nın adını d...
Mehmet Y. YILMAZ
21. yüzyılın başında Arap kadınları...
Suudi Arabistanlı genç bir kadın, Ürdün'de gö...
Derya SAZAK
Yeni ortaçağ
İspanya ve İngiltere'den sonra terörün hedefi...
Meral TAMER
1 kilo toz, 1 otoboz, 1 depo benzin 1 aylık gelir
Pazar sabahı saat 11 suları. Sıcak yaz gününü...
Güngör URAS
Yabancı sermayede 'sap ile samanı' birbirine karıştırıyoruz
Biz sap ile samanı birbirine karıştırdığımız ...
M. Ali BİRAND
Lüksemburg, rahat nefes aldırttı...
Türk basını pek önem vermedi, ancak Lüksembug...

© 2005 Milliyet