Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 12 Temmuz 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bu yıl büyüme ne olacak?


Sanıyorum bu yılın ekonomi dünyasını ilgilendiren en önemli konu, büyümenin yüzde olarak ne düzeyde gerçekleşeceği. Bu birçok bakımdan önemli. Birincisi, sürdürülebilir büyümenin ne düzeyde olduğu anlaşılacak. İkincisi, enflasyon düşerken tekrar ekonominin büyümesi önemli. Nihayet, borç dinamikleri bakımından, yani borcun milli gelire oranının düşmesi bakımından bu çok önemli.
Hemen hemen tüm ekonomistler bu yıl büyümenin geçen yıla oranla düşeceğinde hemfikir. Ancak öngörülen yüzde 5 oranının da aşılacağı kanısındalar. İşte biz bu görüşe katılmıyoruz. Bize göre yüzde 5'in aşılması oldukça zor görünüyor. Ve bunu hem üretim tarafından, hem de tüketim tarafından gözlüyoruz.
Aylık sanayi üretim endeksine baktığımızda mart-mayıs döneminde yani son üç ayda geçen yılın aynı aylarına göre ortalama yüzde 3.5'lik bir büyüme gözleniyor. Oysa geçen yıl aynı dönemde aylık ortalama büyüme yüzde 15'miş. Kısacası, büyümede ciddi bir vites küçülmesi gözleniyor. Bu küçülmenin elbette nedenleri var. Temel olarak tekstil, hazır giyim ve deri sanayiinde daralma gözleniyor. Bunun ardında da hem Çin faktörü var, hem kur, hem de genel olarak bu sektörlerin rekabet gücünün azalması.





Tekstildeki küçülme son beş ayda ortalama yüzde 12.5, hazır giyimde yüzde 9.5, deri sanayiinde ise yüzde 25.5. Bunlar gerçekten inanılmaz rakamlar. Üstelik istihdamda yeterince artış sağlanamamasını da gösteriyor. Elbette bazı sektörler büyüme gösteriyor. Örneğin, plastik-kauçuk yüzde 19, metal ve metal olmayan eşya beş ayda ortalama yüzde 12 ve yüzde 35 büyümüş. Ancak bunların hiçbiri emek yoğun değil. Ve ithalat gerekleri de yüksek. Kısacası, sanayideki büyüme oluşumu dış dengedeki ve istihdamdaki gelişmeleri de açıklıyor.
Malum büyümenin üç güdüsü var. Bunlardan biri tüketim, diğeri ihracat, diğeri de yatırım. İhracatta son aylarda performans düşüşü gözlediğimizi geçen hafta yazdık. Yatırımları ölçmekte ya da gözlemekte en önemli etmen olan yatırım malları ithalatı da bu duraklamayı destekliyor. Geçen yılki patlama kesinlikle ortadan kalkmış durumda. Dolayısıyla tüketim eğilimine ve tüketim performansına bakmak gerek. Yarınki yazımızda bunu değerlendireceğiz. Ancak peşinen belirtelim; tüketim eğilimi de geçen yıla göre durgunluk içinde.

hgunes@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
PKK ve Kürt hareketi
GEÇEN perşembe günü, eski HADEP'in Genel Sekr...
Melih AŞIK
Öteki Trakya
Türkiye'den ilk kez bir parlamento heyeti geç...
Fikret BİLA
Çiçek'in yargıdaki gerginliğe bakışı
Yüksek yargı organlarından bir süredir kamuoy...
Hasan CEMAL
Erdoğan, Şener, Yıldırım!
Bir günlüğüne Erzurum'daydık geçen hafta. Doğ...
Güneri CIVAOĞLU
Çağdaşlık safarisi
Yabancı gazeteci gözüyle Türkler ve Türkiye g...
Can DÜNDAR
Skandallar sarayının modern prensi taç giyiyor
Dünyanın en küçük 2. ülkesi Monako'nun yeni P...
Abbas GÜÇLÜ
Okuma yazmada yeni yöntem
Okuma yazma oranımız, onca kampanyaya rağmen ...
Hurşit GÜNEŞ
Bu yıl büyüme ne olacak?
Sanıyorum bu yılın ekonomi dünyasını ilgilend...
Sami KOHEN
Srebrenitsa dersleri...
ON yıl öncesine kadar Srebrenitsa'nın adını d...
Mehmet Y. YILMAZ
21. yüzyılın başında Arap kadınları...
Suudi Arabistanlı genç bir kadın, Ürdün'de gö...
Derya SAZAK
Yeni ortaçağ
İspanya ve İngiltere'den sonra terörün hedefi...
Meral TAMER
1 kilo toz, 1 otoboz, 1 depo benzin 1 aylık gelir
Pazar sabahı saat 11 suları. Sıcak yaz gününü...
Güngör URAS
Yabancı sermayede 'sap ile samanı' birbirine karıştırıyoruz
Biz sap ile samanı birbirine karıştırdığımız ...
M. Ali BİRAND
Lüksemburg, rahat nefes aldırttı...
Türk basını pek önem vermedi, ancak Lüksembug...

© 2005 Milliyet