Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 13 Temmuz 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Demirel: Erdoğan by-pass kanunu çıkarmalı


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Amerika'dan dönüş yolunda meslektaşlarımıza Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in atamalarla ilgili tutumundan şikâyetçi olmuş.
Ertuğrul Özkök, Ergun Babahan ve Ekrem Dumanlı'ya şöyle söylemiş:
"Ama bazı atamalar Çankaya'dan hiç sebepsiz geri dönüyor. Artık uzlaşma aramaktan vazgeçiyorum. Kararnamemi gönderip kapıya çıkacağım ve bunu açıklayacağım."
Bu sözlerden anlaşılıyor ki, atamalar konusu Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasında önemli anlaşmazlık alanlarından biri.
Anayasa'ya göre yürütme organını birlikte oluşturan bu iki kurumun uyumlu çalışması çok önemli.
Başbakan'ın kararnameleri Çankaya'ya gönderip kamuoyuna açıklama yöntemini seçmesi, bir çatışmanın da habercisi gibi görünüyor...

Demirel'in by-pass önerisi
Gerek başbakanlığı, gerek cumhurbaşkanlığı döneminde zaman zaman bu çatışmaları yaşayan 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, çözümü, "by-pass yasası"nda görüyor. 12 yıllık başbakanlığı ve 7 yıllık cumhurbaşkanlığı süresince edindiği deneyime dayanarak, Demirel'in Başbakan Erdoğan'a tavsiyesi şöyle:
"Anayasa'ya göre cumhurbaşkanı da yürütmenin içinde. Görevi var ancak sorumluluğu yok. Dolayısıyla bu alanda sık yaşanılan durum, Cumhurbaşkanı'nın, 'Ben noter miyim?' diyerek itiraz etmesi. Başbakan'ın ise Ben seçilmiş biri olarak sorumluluk taşıyorum, milli iradeye dayanıyorum' demesidir. Türkiye, bu iki yaklaşım arasında bir denge bulmak zorundadır ki, işler yürüsün. Yoksa tıkanır. Ben bu sorunu çözmek için by-pass kanunu hazırlatmıştım ancak çıkmadı. Başbakan'ın ve hükümetin yapması gereken, by-pass kanununu çıkararak, bu işlemleri tasnife tabi tutması ve Cumhurbaşkanı'na gidecek olanlarla olmayanları ayırmasıdır."

Temsili görevler
Demirel, temsili nitelik taşıyan bazı görevlerde cumhurbaşkanının onayının aranması gerektiğini de vurgulayarak, şöyle devam etti:
"Büyükelçilik, valilik gibi temsili niteliği ağır basan görevlerde cumhurbaşkanının onayı gerekli olur. Ama bir daire başkanı, bir şube müdürü için icrai yönü ağır basan görevlerde bu gerekmeyebilir. Bu konuda bir inceleme yapılır. Bu görevler tasnif edilir ve kanunla düzenlenmiş olur. Böylece cumhurbaşkanı-başbakan arasında uyum sağlanması kolaylaşmış olur. Ben başbakanken de bu kanunu çıkarmak istedim. Cumhurbaşkanı olduğum zaman da, mevcut hükümete, 'Bu kanunu çıkarın, beni by-pass edin' dedim. Ama olmadı. Şimdi, Başbakan Erdoğan'ın Meclis'te yeterli çoğunluğu var. Bu kanunu çıkararak, bu sorunu çözebilir."

Siyasi iradeye müdahale
Demirel, Erdoğan'ın son yakınmasını değerlendirirken, siyasi iradenin esas olması gerektiğini savundu:
"Şimdi Cumhurbaşkanı olarak ben kararnameleri onaylarsam, sen buraları, yandaşlarınla doldurursun diyemezsin. Nihayet hükümet, siyasi iradeyi temsil ediyor. Bir tercih kullanıyor. Çünkü, hesap verecek olan da odur. Dolayısıyla bu tercihlerinin sorumluluğu yine onun üzerinedir. Bunun hesabını halka verecek olan odur. Eğer siz, siyasi iradeyi ve onun tercihini sen yanlış yaparsın diye dikkate almazsanız, bu, siyasi iradeye müdahale olur. Bu da uygun olmaz. Bu işin çözümü bu işlemleri kanunla düzenlemektir."

Erdoğan'ın adaylığı
Başbakan Erdoğan'ın ABD dönüş yolunda cumhurbaşkanlığına aday olmayacağı izlenimi veren, "Tavsiyelere uyarız. Oraya herkesin tanıdığı birini göndeririz. Bazı hedeflerimi ikinci dönemimde gerçekleştireceğim" yönündeki sözlerini ise Demirel, şöyle değerlendirdi:
"İşte Ertuğrul Özkök de yazmış. (Demirel'in dediği gibi siyasette bir yıl değil, bir hafta bile uzun süredir) O söz doğru. Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar köprünün altından daha çok sular akar. Dur bakalım."

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Şehir ve inanç
ALEVİLİK, şehirleşme sürecinde nasıl bir deği...
Çetin ALTAN
'Kurnazlık'tan 'akıl' dönemine geçiş depremi
Aşırı soğuklar gibi, aşırı sıcaklar da; gövde...
Melih AŞIK
Arjantin sohbeti
Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'in 2 gün...
Fikret BİLA
Demirel: Erdoğan by-pass kanunu çıkarmalı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Amerika'dan dö...
Hasan CEMAL
Türk'ün malını gâvura satmak!
Sonda söylenecek olan bazen başta söylenir. G...
Güneri CIVAOĞLU
Laiklik kartı
TIME dergisi şöyle yazıyor: "El Kaide her yer...
Can DÜNDAR
DUVARLARI YIKTI
Monako'ya masallardaki prensi görmeye geldik....
Abbas GÜÇLÜ
Şimdi de süper bilgisayar kavgası
Dünyanın en iyi 500 üniversitesi arasına nede...
Hurşit GÜNEŞ
Tüketim geçen yılkinin çok gerisinde
Dünkü yazımızda büyümenin geçen yıla göre düş...
Nail GÜRELİ
Yaz keko, yaz!
Ver kâğıdı Halo! Yılların utancını yazalım. ...
Sami KOHEN
Terörün "mantığı"...
LONDRA'daki terör eylemi, terörizm üzerinde d...
Mehmet Y. YILMAZ
Ekonomik sorunlara polisiye çözüm mü?
Geçen hafta sonunu Arnavutluk'ta geçirdim. Or...
Hasan PULUR
Türk milletvekilleri Batı Trakya'da
CHP Grup Başkan Vekili Haluk Koç'u dinlerken,...
Meral TAMER
Ethem Sancak'ın Vanlılara verdiği ders
Dün de yazmıştım. Hafta sonunu Van'da geçirdi...
Ece TEMELKURAN
Biz, tanrılarız aslında
"Hülya karnını içeri çekiyor. Gülben de paçal...
Güngör URAS
Yabancının fabrika kuranını bekliyoruz
Yabancıların "sabit sermaye yatırımı" yapmala...
M. Ali BİRAND
3 Ekim'i Blair mahvedebilir
Türkiye ile müzakerelerin başlayacağı 3 ekim ...

© 2005 Milliyet