Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 13 Temmuz 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ethem Sancak'ın Vanlılara verdiği ders

"İnsan doğduğu şehre hayır olsun diye yatırım değil, okul - hastane yapar. Yatırım hayır için yapılmaz, çünkü kazanç getirmeyen iş yaşamaz"


Dün de yazmıştım. Hafta sonunu Van'da geçirdik. Garanti Bankası'nın Anadolu Sohbetleri dizisi çerçevesinde ekonomiden turizme, kültür mirasından sınır ticaretine, hatta AB sürecinde hızla atılması gereken adımlara kadar Van'ı her yönüyle enine - boyuna masaya yatırdık. Toplantının soru - cevap bölümünde ise Vanlı işadamlarının bakış açısını anlayabilme imkanı bulduk.
20 yıl öncesine kadar Türkiye'nin 1 numaralı hayvancılık deposu olan Van'da bugün tarım ve hayvancılık gibi zahmetli işler terk edilip, sınır ticareti gibi riskli ve kolay kazançlı işler tercih ediliyorsa, herhalde bu durumun baş sorumlusu Vanlı işadamları değil. Zira Ankara rotayı nereye çevirirse, işadamı o yöne doğru hareket eder. Kaldı ki rahmetli Özal'ın Türkiye'de hayvancılığın kökünü kuruttuğu da hepimizin malumu.
Van'da para var, ama yatırıma dönüşmüyor. Vanlı işadamı hala yatırımı devletten ya da "başkalarından" bekliyor. Bu kemikleşmiş bakış açısı aslında sadece Van'a özgü de değil, Anadolu'da birçok il için geçerli. Ve paradigma değiştirilemediği sürece ne Van'ın, ne de diğer illerin bir hamle yapması mümkün görünmüyor.

Madem parası bol...
Toplantı sonrasında Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karlıdere'ye, "Vanlı işadamlarından gelen sorulardan hangisi sizde en fazla iz bıraktı?" diye sordum; İlk aklına gelen, toplantının konuşmacılarından işadamı Ethem Sancak'a "Madem ki Van ile bağınız var. Neden başka yerlerde yatırım yapıyor da Van'a çivi çakmıyorsunuz?" sorusu oldu. Tuhaftır, onca soru içinde ben de aynı soruya takılmıştım.
İlaç dağıtımında sıfırdan başlayıp 2,5 milyar dolarlık ciroya ulaşan işadamı Ethem Sancak, son yıllarda hayvancılığa sevdalandığını ve Koç, Ata, Yaşar gibi büyük gruplarla ortak olarak Türkiye'nin değişik bölgelerinde büyük çiftlikler kurmakta olduğunu anlattıktan sonra gelmişti bu soru. Üstelik Sancak, yarı Siirtli, yarı Vanlı olduğunu da söylemişti...

Okul yapar, iş yapmaz
Eh, hem bu kadar parası var, hem yarı sülalesi Vanlı, hem hayvancılıkta Erzurum'dan Acıpayam ve Konya'ya büyük yatırımlardan söz ediyor. Üstelik 20 - 25 yıl öncesine kadar Türkiye'deki hayvancılığın % 44'ünün Van'da yapıldığını da biliyor...
Ethem Sancak, soruyu soranın gözünde neredeyse doğduğu yerlere ihanet içinde! Dahası toplantıda Sancak'ın konuşmasını dinleyen diğer bazı Vanlıların hislerine tercüman olduğuna da kuşku yok!
Sancak'ın bu soruya verdiği yanıt ise çok gerçekçi ve öğreticiydi. Umarım Vanlı işadamları da üzerinde düşünmüşlerdir:
"Hiçbir işadamı, kazanç getirmeyecek bir işe para bağlamaz. Hiçbir yatırım hayır için yapılmaz, çünkü kazanç sağlamayan iş yaşamaz. İnsanlar doğdukları şehre hayır için para akıtacaksa okul yapar, hastane yapar. Nitekim ben Siirt'e 5 trilyonluk hayır işi yaptım. Bu sabah buraya gelmeden önce karar verdim. Van'ın Bahçesaray ilçesine kız yurdu yapacağım."

Garanti'ye teşekkür
Ardından da şu öneride bulundu: "Bizim model belli. Ya besi ya da süt inekçiliğinin yapılacağı 5 bin başlık işletmeler kuruyoruz. Van'da bu büyüklükte bir arazi bulun. Bu yöreden 2 - 3 işadamı da yatırıma katılmaya hazır olduğunu söylesin. O zaman ben de sermaye koyarım."
Sancak'ın hayvan çiftlikleriyle ilgili modelinin ayrıntılarını yarın anlatacağım.
Garanti Bankası, 3 yıl önce başladığı Anadolu Sohbetleri dizisinde bugüne kadar 23 ilde 25 benzeri toplantı düzenleyerek 8500 küçük ve orta boy girişimciye ulaşmış. Baştan beri Dünya Gazetesi gibi yıllardır Anadolu'da işadamlarıyla toplantılar düzenleyen deneyimli bir kurumdan da teknik estek alıyorlar. Garanti Anadolu Sohbetleri'nin bundan sonraki durağı Mardin. Sizin bulunduğunuz ile de gelirse sakın kaçırmayın. Bu sözüm sadece işadamlarına değil, üniversite mensupları ve sivil toplum örgütlerinin yetkililerine de...

mtamer@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Şehir ve inanç
ALEVİLİK, şehirleşme sürecinde nasıl bir deği...
Çetin ALTAN
'Kurnazlık'tan 'akıl' dönemine geçiş depremi
Aşırı soğuklar gibi, aşırı sıcaklar da; gövde...
Melih AŞIK
Arjantin sohbeti
Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'in 2 gün...
Fikret BİLA
Demirel: Erdoğan by-pass kanunu çıkarmalı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Amerika'dan dö...
Hasan CEMAL
Türk'ün malını gâvura satmak!
Sonda söylenecek olan bazen başta söylenir. G...
Güneri CIVAOĞLU
Laiklik kartı
TIME dergisi şöyle yazıyor: "El Kaide her yer...
Can DÜNDAR
DUVARLARI YIKTI
Monako'ya masallardaki prensi görmeye geldik....
Abbas GÜÇLÜ
Şimdi de süper bilgisayar kavgası
Dünyanın en iyi 500 üniversitesi arasına nede...
Hurşit GÜNEŞ
Tüketim geçen yılkinin çok gerisinde
Dünkü yazımızda büyümenin geçen yıla göre düş...
Nail GÜRELİ
Yaz keko, yaz!
Ver kâğıdı Halo! Yılların utancını yazalım. ...
Sami KOHEN
Terörün "mantığı"...
LONDRA'daki terör eylemi, terörizm üzerinde d...
Mehmet Y. YILMAZ
Ekonomik sorunlara polisiye çözüm mü?
Geçen hafta sonunu Arnavutluk'ta geçirdim. Or...
Hasan PULUR
Türk milletvekilleri Batı Trakya'da
CHP Grup Başkan Vekili Haluk Koç'u dinlerken,...
Meral TAMER
Ethem Sancak'ın Vanlılara verdiği ders
Dün de yazmıştım. Hafta sonunu Van'da geçirdi...
Ece TEMELKURAN
Biz, tanrılarız aslında
"Hülya karnını içeri çekiyor. Gülben de paçal...
Güngör URAS
Yabancının fabrika kuranını bekliyoruz
Yabancıların "sabit sermaye yatırımı" yapmala...
M. Ali BİRAND
3 Ekim'i Blair mahvedebilir
Türkiye ile müzakerelerin başlayacağı 3 ekim ...

© 2005 Milliyet