
|
|
|
 |
|
|
EDİTÖRDEN
Saçlardaki kırlar üzerine bir yazı
MURAT SABUNCU
msabuncu@milliyet.com.tr
1999 yılında 6 Temmuz'u 7 Temmuz'a bağlayan geceyarısı telefonum çaldı. Bir gazeteci olarak geç saatlerde gelen telefonlara alışık, ama bir o kadar da olağanüstü bir durum olduğunun bilinciyle telefonu açtım. Milliyet'in o dönemki gece sorumlusu Hikmet Şenol dönemin Hazine'den sorumlu Devlet Bakanı Hikmet Uluğbay'ın intihar girişiminde bulunduğunu söylüyordu. Yarım saatte gazetedeydim. Hem habere bakmış hem de Uluğbay'ı 'işlerinde başarısız olunca intihar girişiminde bulunan Japonlara' benzeten bir analiz yazmıştım. Aynı günlerde Ankara'da NTV'de görev yapan arkadaşım Ahmet Erhan Çelik de önce ekonomi bakanı olarak daha sonra da hastane günlerinde Uluğbay'ı yakından izlemişti. O geceyi ben gazetede, o hastane kapısında tamamladık.
Tam 6 yıl sonra Uluğbay'ın intihar girişiminde bulunduğu gün onunla yeniden konuşmak ve bu konuşmayı gazeteye koymak da bize kısmet oldu. Tabii o günden bugüne çok şey değişti... Türkiye ekonomisi kâbus dolu günlerinden sıyrıldı, geleceğe biraz daha ümitle bakıyor... Uluğbay, o günkü psikolojiyi atlattı, kitap yazdı. 'Yaptıklarım rasyonel değildi' diyor... Korkular azalıyor, ümitler yeşeriyor...Yalnız Hikmet Uluğbay'ın Ahmet'e söylediği bir cümle içimi burkuyor: "Saçlarınıza kırlar düşmüş". Ahmet telefonda görüşmeyi naklederken istemeden ben de kendi saçlarıma bakıyorum. Benimkiler de bir hayli kırlaşmış. Bu kadar iyi bir söyleşiden özellikle 'saçlarımdaki kırlarla' ilgili kısımdan etkilenmemden dolayı utanıyorum. Sonra aslında benim, Ahmet'in, belki sizin, ailenizde pek çok kişinin 'kırlarında' 2001 krizine giden süreçte yaşanan sıkıntıların büyük payı olduğunu düşünüyorum. Bugünkü hükümetin ekonomi konusunda saçlarımızdaki kırlara yeni kırlar ekleme potansiyelini düşünüyorum. Cari açık rakamlarına bakıyorum, dış ticaret açığını kontrol ediyorum, sanayi üretimindeki yavaşlamayı izliyorum, dünyadaki petrol fiyatlarına, terör saldırılarına bakıyorum, sonra bir kez daha aynaya... Şimdilik sadece şakaklarımda kırlar var... Umarım...Bu hafta 'saçları'ndaki kırlar oluşması için daha çok uzun yıllar geçmesi gereken arkadaşım Esra Akın'ın güzel bir Versace söyleşisini kapak yaptık. Esra, onunla Milano'daki mütevazı ofisinde görüştü. Kasımda yıllar sonra Türkiye'de yeniden dükkânlar açacağını öğrendi... Bir de öldürülen kardeşini hiç unutamadığını...
İyi haftalar..
|
|
|

|
|