
|
|
|
 |
|
|
Karadeniz'in çevresindeki 12 ülkeyi birleştiren örgüt
On üç yıl önce, Türkiye'nin öncülük ettiği bir girişimle kurulan Karadeniz Ekonomik İşbirliği (KEİ) Örgütü, Karadeniz çevresindeki 12 ülkenin işbirliğini sağladı. Balkanlar'ı, Karadeniz havzasını ve Kafkaslar'ı kapsayan bir coğrafyada halkları birbirinden farklı kültürlere sahip 12 ülkenin ekonomik işbirliği yoluyla bölgenin barışına, istikrarına, güven ve refahına katkıda bulunmak amacıyla kurulan KEİ, son dönemde Avrupa Birliği ile işbirliği konularında da önemli adımlar atıyor
ÖZLEM BAY
Kuruluşuna Türkiye'nin öncülük ettiği Karadeniz Ekonomik İşbirliği (KEİ) 13 yaşında. Genel Sekreter Vekili Tugay Uluçevik, örgüt Dışişleri Bakanları Konseyi'nin her yılın 25 Haziran gününü, KEİ üyesi devletlerde 'KEİ Günü' olarak kutlanmasını kararlaştırdığını belirtiyor.
KEİ projesinin, 1980'li yılların sonunda, Avrupa'nın doğusunda esmeye başlayan ve Balkanlar'ı, Karadeniz havzasını ve Kafkaslar'ı etkisine alan hızlı değişim rüzgârlarının ve Avrupa'daki bütünleşme sürecinin meydana getirdiği uygun bir iklim içinde ortaya çıktığını belirten Uluçevik, Türkiye'nin bu iklimin yarattığı elverişli koşullarda KEİ projesini oluşturduğunu anlatıyor.
Örgüte, Türkiye, Arnavutluk, Azerbaycan, Bulgaristan, Ermenistan, Gürcistan, Moldovya, Romanya, Rusya Federasyonu, Ukrayna, Yunanistan ve Sırbistan - Karadağ olmak üzere 12 ülkenin üye olduğunu ifade eden Uluçevik, amaçlarını şöyle anlatıyor:
"Balkanlar'ı, Karadeniz havzasını ve Kafkaslar'ı kapsayan bir coğrafyada halkları birbirinden farklı kültürlere sahip 12 devlet, bölgede mevcut farklılıkları, sorunları ve hatta çatışma durumlarını ön plana çıkarmama basiretini göstererek, ekonomik işbirliği yoluyla bölgenin barışına, istikrarına, güven ve refahına katkıda bulunmak..."
'KEİ bölgesi stratejik'
KEİ bölgesinin Avrupa ile Asya, Orta Asya ile Ortadoğu transit yollarının geçtiği stratejik bir konumda olduğunu kaydeden Uluçevik, "KEİ bölgesi, yaklaşık 20 milyon kilometrekare genişliğindeki bir alanda 350 milyonluk bir pazarı temsil ediyor. 200 milyar varil petrol rezerviyle Körfez bölgesinden sonra dünyanın ikinci büyük petrol ve doğalgaz kaynaklarına, zengin maden ve diğer yeraltı servetlerine sahip." diyor.
KEİ'nin amaçlarını gerçekleştirmek üzere AB ile işbirliğine yönelik önemli adımlar attığını, AB'nin de 'Komşuluk Politikası' çerçevesinde KEİ ile yakın bir işbirliği istediğini vurgulayan Uluçevik, bu konunun örgütün önceliklerinden biri olduğunu söylüyor.
AB'de gerçekleşen son genişlemenin KEİ bölgesini AB ile sınırdaş yaptığını belirten Uluçevik, bu gelişmenin KEİ'nin önemini artırdığını anlatıyor:
"KEİ üyelerinin arasında siyasi uyuşmazlıklar da var. Bazılarının arasında diplomatik ilişki de yok. Ama hepsi bu örgütte aynı masada yan yana oturuyor. KEİ üyelerinin yüzü AB'ye dönük. Yunanistan üye. Romanya ve Bulgaristan 2007'de üye olacak. Türkiye ise AB ile en eski bağı olan bir ülke. Karadeniz'in kıyısında üç büyük ülke var: Türkiye, Bulgaristan ve Romanya. Bunların sahillerini topladığınız zaman Karadeniz'in büyük bir bölümü AB toprağı olacak. Gürcistan'ın yüzü AB'ye dönük, Ermenistan statüye sahip, Rusya'nın komşuluk ilişkisi çerçevesi içinde statüsü var ve bunu daha da geliştirmekte. Onun için bizim teşkilatımız AB ile resmi ve çerçevesi belli bir ilişki kurmak peşinde."
'Bölgeye ilgi arttı'
KEİ üyesi devletler KEİ ile AB arasında ortak çıkarları gözeten eyleme dönük anlamlı bir diyalog kurulması yönünde gayret gösteriyor. Uluçevik, KEİ'nin 1 Kasım 2004 - 30 Nisan 2005 tarihleri arasında dönem başkanlığını yürütmüş olan Yunanistan'ın girişimiyle KEİ Yüksek Düzeyli Memurlar Komitesi'nin 11 Nisan 2005'te, Brüksel'de AB üyesi ülkelerin ve AB Komisyonu'nun temsilcileriyle bir toplantı gerçekleştirdiğini belirtiyor. KEİ, Bakanlar Konseyi'nin 23 Nisan 2005'te yaptığı son toplantısında KEİ - AB ilişkileri üzerinde bir çalışma yapılması için 'Ad Hoc Uzmanlar Grubu' kurulmasını kararlaştırdığını söyleyen Uluçevik, "Dünyadaki yeni dengeler, KEİ
bölgesinin içinde ve dışında meydana gelen gelişmeler, Bakü - Ceyhan Boru Hattı projesinin gerçekleşmesi, KEİ bölgesinin
Orta Asya ve Ortadoğu'ya doğru bir köprü oluşturması gibi faktörlerle bölge dışı güçlerin KEİ ile giderek daha yakından ilgindikleri
görülüyor" diyor.
|
|
|

|
|