Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 14 Temmuz 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Sıcak herkesi bunaltacak

saydam@hacettepe.edu.tr
Önümüzdeki hafta 15 Temmuz'a kadar sıcaklıklar gitgide artacak. Daha sonra 5-10 derecelik bir serinleme bekleniyor


İstanbul Boğazı'na bakınca, Karadeniz'den gelen az tuzlu deniz suyunun Marmara'ya doğru nasıl aktığını karşıdan karşıya geçmeye çalışan deniz taşıtlarının rotasını izleyerek anlayabilirsiniz. Bugünlerde Marmara Denizi ile Karadeniz arasındaki seviye farkı en yüksek ortalama değer olan 60 cm. yüksekliğe yaklaşmış durumda. Yani Boğaz boyunca seyahat eden bir gemi Karadeniz'e doğru 60 cm.'lik bir yokuşu tırmanmak zorunda kalıyor. Boğaz'dan geçerek Marmara'ya ulaşan bu su aslında Marmara Denizi ve Haliç için hayat kaynağı. Kabullenmesi biraz zor gelecek ancak Haliç,
o eski kötü kokulu günlerinde dahi dört metreden daha derin yerlerinde temiz Karadeniz suyu ile dolup taşmakta ve gelen akıntı Haliç'in alt suyunun tamamını üç günde bir yenilemekteydi. Haliç'in tüm derdi halen Unkapanı Köprüsü'nde olduğu gibi eski Galata Köprüsü'nün de dört metre derinlikteki dubaları nedeni ile akıntının önünün kesilmesi ve buraya akan kanalizasyon sularıydı. Yaptığımız araştırmalar sonucunda "Dubalı köprü sistemi kazıklı ayaklı sistemle değişince kuvvetli akıntı bırakın günleri, neredeyse saatler içerisinde Haliç'i temizler" demiştik, öyle de oldu. Haliç'te Galata ve Unkapanı köprüleri arasındaki alan hemen temizleniverdi.
İstanbul Boğazı'nın akıntı sistemleri ile her ne şekilde olursa olsun oynamak sonuçları tahmin edilemeyen şekilde bizi etkileyebilir. Hep bahsediyorum, böyle bir tehlike Boğaz'ın altından geçecek olan tüp geçitin inşası sürecinde kazılacak 20 metrelik çukurlardan dolayı da oluşabilir ve örneğin Haliç'in su bütçesini altüst de edebilir.

Nem sıcağı daha fazla hissettirecek
Hafta sonunda İstanbul'da 30 derecelik sıcak bir hava bekleniyor. Geceleri nem oranının artmasıyla birlikte sıcakları daha fazla hissedeceksiniz. Gündüz vakti ise kuzeyli rüzgarlar ve nemin de azalması ancak sıcaklığın tepe noktaya ulaşması nedeniyle serinleme şansınız pek yok. Haftanın geri kalan bölümünde sıcaklıklar her geçen gün biraz daha artacak ve 12 Temmuz Salı günü gündüz vakti 33-34, gece ise 26-27 derecelerde olacak.
Ankara'da da aynı seviyelerde sıcaklıklar bekleniyor. Marmara bölgesine göre tek fark havadaki nemin azlığı. Hava sıcaklıkları hafta sonunda ve hafta boyunca gündüz vakti 34-35 derecelere kadar ulaşacak. Gece ise Ankaralılar ve iç bölgelerde oturanlar daha şanslı, sıcaklık hiç olmazsa 18-20 derecelere kadar inecek ve kuru bir havada rahat uyuyabilecekler.
Güney bölgelerimizi temsilen Antalya'da beklenen hava sıcaklıkları ise insana "Of of!" dedirtecek cinsten. Hafta sonunda 35 dereceyi de aşacak olan sıcaklıklar her geçen gün biraz daha artacak ve 12-13 Temmuz günlerinde 40 derece sınırına dayanacak, belki de geçebilecek.
15 Temmuz'dan itibaren hava sıcaklıklarında batıdan başlayarak 5-10 derece azalma bekleniyor. Gelecek hafta sonunda da sıcaklıkların mevsim normallerinde olması yani yurt genelinde 25-30 derece seviyelerine gerilemesi öngörülüyor.
Bu hafta sonu ve gelecek hafta yurttta yağış beklentisi yok, ancak modeller 16-17 Temmuz için yağmur gösterse de buna fazla güven olmaz. Hafta sonunda ve hafta içerisinde sert rüzgar beklentisi de pek yok ancak Ege'de yat turizmi için ideal sayılacak gündüz vakti kuzey rüzgarları mevcut. Gündüz vakti nefis bir seyir, gece ise sakin bir koyda demirleme, şahane bir atmosfer, deniz, tarih. Mavi turda daha başka ne istenir ki?








CUMARTESİ
"Fenerbahçe'den teklif alırsam her türlü fedakarlığa hazırım"
Caddeliler yeniden plajlarda denize girecek
"Eğleniyorum işte..."
Türkiye'nin "peynir hazineleri"ni buldu
"Geçen yıl yaşananlardan hayranlarım adına çok utandım"
Bodrum'da müzayede
İndirim günleri
MİNİKLERİN DÜNYASI





Cengiz Eren
İlke Gürsoy
DONATELLA PİATTİ
Sarıkız'ın Anıları
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan

© 2005 Milliyet