Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 14 Temmuz 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Dizilerden alıp tiyatroya veriyor

Gazanfer Özcan, bir sanat Robin Hood'u gibi. 'Diziler olmasa açtık' diyen Özcan, ekranda kazandığını, tiyatroyu yaşatmak için harcıyor

Ali Eyüboğlu

Televizyon karşısında birkaç kuşak onlarla büyüdü. 'Kuruntu Ailesi'nin 80'li yıllarda TRT'de başlayan 400 bölümlük serüveni, özel kanallarda sürdü.
'Hüsnü Kuruntu' tiplemesiyle güldüren Gazanfer Özcan, artık izleyenlerini, 'Avrupa Yakası'nın 'Tahsin'i olarak kahkahaya boğuyor. 74 yaşındaki Özcan, bir yandan da, tüm sorunlara ve zorluklara rağmen, 43 yıl önce eşi Gönül Ülkü'yle kurduğu tiyatronun perdesini indirmemek için savaş veriyor.

Umudu piyangoda
'Avrupa Yakası'nın tatile girmesiyle soluğu Bodrum Club Flipper'daki devre mülkünde alan sanatçıyla, televizyon ve tiyatroyu konuştuk.
Özcan'ın anlattıkları hayli ilginçti. Sahnede 50 yılı geride bırakan Özcan, 'dünyalığı'nın bu devremülk, Silivri'deki kooperatif yazlığı, İstanbul'da yine kooperatiften bir kışlık ve banka kredisiyle alınan bir otomobilden ibaret olduğunu söyledi.

'Tiyatro, sevgidir'
Kısa sürede parayla oynayan günümüz şöhretleri gibi servet sahibi olma ümidini ise hiç mi hiç yitirmeyen Özcan, "Sürekli piyango bileti alıyor, sayısal ve şans topu oynuyorum. Hiç çıkmadı ama ümidim var. Geçen hafta 16 milyon kazanınca havalara uçtum" diye konuştu.

'Devlet bereketi'
Özcan'ın, "Tiyatro birşey kazandırmadı mı?" sorumuza yanıtı da netti:
"Tiyatro ekonomik anlamda hiçbir şey kazandırmadı. Bütün ek işler tiyatro ayakta kalsın diye yapıldı. Dizi ve reklamlardan kazanılan ne varsa oraya harcandı, halen de harcıyoruz. 1998'de baktık olmuyor, kapatalım dedik. Ama bir hafta sonra içimiz cız etti, yeni baştan başladık. Bu bir aşk, alışkanlık. Bir de insan, izleyenlere, hem de işin çok kibarını ve asilini sunduğunda büyük gurur duyuyor... O alkışlar var ya, insana herşeyi unutturuyor."
Özcan, haftada 3 oyun sergiledikleri tiyatronun nasıl zorla ayakta kaldığını da şöyle anlattı:
"Tiyatronun gözle görünmeyen o kadar masrafı var ki... 100 liranın 95'i masraftır. Devlet yardımı ancak 2-3 haftalık ilan parasını karşılıyor. Geçen sene 17 gün hastalandım, maddi anlamda toparlanması 4 - 5 ay sürdü. Diziler olmasa maddi anlamda perişanız. En fazla 2 ay yaşayabiliriz. 'Avrupa Yakası'ndan paramı aldığım duyulur duyulmaz, tiyatroya tahsilata gelirler. Eylül ayında ekrana gelecek bölümlerden alacağım paraların bile gidecekleri yer hazır. Gerçi Gönül de, ben de Şehir Tiyatroları'ndan emekliyiz. SSK'dan 460'şar YTL civarında maaş alıyoruz. Çok bereketli bir para devletinki, mutlaka bir yaraya merhem oluyor."




MAGAZİN
'Yabancı Damat' komşuda zirvede
'Küçük Adam'dan büyük konser
Dizilerden alıp tiyatroya veriyor
Türk vatandaşı olmak istiyor
Tam gaz eğlence







ŞENAY DÜDEK

© 2005 Milliyet